logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
YouTube
logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
YouTube
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
Genel

Kategori: Genel

turhan-guldas-kisisel-gelisim-zamanin-kontrolu-elimizde
Genel
Nisan 6, 2026by turhanguldas

Zamanın Kontrolü Elinizde

Zamanın Kontrolü Elinizde

Zamanı kontrol edebilmek için önce kendinizi kontrol etmeniz gerekiyor. Zamanı kontrol etmek için zamanınızı iyi değerlendirmenin yanı sıra olabilecek muhtemel aksiliklere karşı da kendini kontrol edebilen bir yapınız olmalıdır.

Her şeyi siz kontrol edemezsiniz. Örneğin, siz bir işi yetiştirmek için gece gündüz çalışırken, çok değer verdiğiniz bir arkadaşınızın size ihtiyacı olur ve hayır diyemezsiniz. ‘Bana fark etmez’ modunda olduğunuzda ne arkadaşınıza sırtınızı dönersiniz ne de işinizi geciktirirsiniz. Hemen diğer planlarınıza göz atarsınız ve önemsiz olan planlarınızı iptal eder ve işinizi o zamana kaydırıp arkadaşınıza destek olabilirsiniz. Yani zaman yaratabilirsiniz. Daha az uyursunuz ya da çok sevdiğiniz dizinizin yeni bölümünü daha sonra izlersiniz. ‘Bana fark etmez’ modunda olduğunuzda planlarınızı bozan başka işler için illaki zaman yaratabilirsiniz. Zamanın kontrolü böylelikle sizin elinizde olur. Sadece olumlu ve berrak bir zihinle düşünmeniz yeterlidir.

Panik olduğunuz zaman, kontrolünüzü de kaybedersiniz. Arkadaşınıza surat asarsınız ya da iş yetişmeyecek diye evham yaparak vaktinizi iyi değerlendiremezsiniz. Soğukkanlı olamadığınız için plansız olayları da kabul edemezsiniz.

“Kontrolüm dışında gelişebilecek durumlara karşı da her zaman hazırlıklıyım, bana fark etmez.”

“Zamanı kontrol etmek benim elimdedir.”

“Ben istediğim her şey için vakit yaratabiliyorum.”

Özgüveni yüksek insan gün içinde yapacaklarını bilir, zamanını iyi değerlendirir. Yapmak istediğiniz şeyleri öncelik sırasına göre belirlemeniz zamanı iyi değerlendirmeniz için çok iyi bir yöntemdir. Zamanınızı iyi değerlendirdiğiniz zaman, yapacağınız işlere de gerekli önemi verecek kadar vaktiniz olur. İşi yetiştirmek kadar, etkili ve değerli işler yapabilmek de önemlidir.

Zamanı iyi değerlendirmek, her anını efektif geçirmektir. Boş yere zaman öldürmemektir. Geniş vakitlerde dar şeyler yapmamaktır. ‘Bana fark etmez’ modundaki insan zamanın değerini bilir ve zamanını anlamlı işler yapabileceği şekilde değerlendirir. Gelişigüzel işler yapmaz.

“Zamanımın değerini biliyorum ve asla boşa zaman geçirmiyorum. Bu yüzden her işim için özen gösterebiliyorum.”

“Her işim özenlidir, özen göstermek için zamanımı iyi değerlendiriyorum.”

BOŞ BARDAK

Bence zamanımızı çalan en önemli faktörlerden biri de ‘boş bardak’ diye tabir ettiğim insanlardır. Dikkat ederseniz çevrenizde vaktinizi ve enerjinizi çalan çok boş insan olduğunu görürsünüz. Arkadaşınızın biri boş gezenin boş kalfası. Sizi arıyor, boş konularla sizi meşgul ediyor. Siz ‘bana fark etmez’ modunda değilseniz ona uyup zamanınızı birlikte boşa harcarsınız.

Siz ‘bana fark etmez’ modunda olduğunuzda zaten zamanınızın değerini bildiğiniz için sizi boş yere oyalamak isteyen ‘boş bardak’ların da farkında olursunuz. Kimsenin boş yere sizin vaktinizi çalmasına izin vermezsiniz. Kendiniz de ‘boş bardak’ olmazsınız. Herkesin zamanına saygı duyup kimseyi boş yere meşgul etmezsiniz.

“Ben zamanın değerini biliyorum ve zamanımı değecek insanlarla geçiriyorum.”

“Ben arkadaşlıklarımı dolu dolu yaşıyorum.”

“Çevremde faydalı ve dolu insanlar vardır.”

 

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-mantranin-gücü
Genel
Mart 30, 2026by turhanguldas

Mantranın Psikolojik Etkileri

Mantranın Psikolojik Etkileri

Bugünkü yazıda “Bugün Daha Mükemmel Bizi Yaratıyoruz” mantrasının insanlar üzerindeki psikolojik etkilerinden söz edeceğim. Bu mantranın zihnimizde ve psikolojimizde nasıl bir koruma kalkanı oluşturduğunu anlamak oldukça önemlidir.

Öncelikle mantranın ilk kelimesine bakalım: “Bugün.”

İnsanların psikolojisini bozan en önemli şeylerden biri geçmişte yaşanan olaylardır. Geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler çoğu zaman zihnimizde takıntı haline gelir ve insanlar bu düşünceleri zihninden atmakta zorlanır. Bunun yanında bir de gelecek kaygısı vardır. Günümüzde birçok insan yarın ne olacağını bilemediği için sürekli bir endişe içinde yaşamaktadır.

Mantranın içinde sürekli “bugün” kelimesini kullanmamızın nedeni tam da budur. “Bugün Daha Mükemmel Bizi Yaratıyoruz” dediğimiz zaman zihnimizi bugüne getiririz. Bu yaklaşım hem geçmişte yaşanan olaylara takılıp kalmamızı engeller hem de gelecekle ilgili gereksiz kaygıları azaltır.

Çünkü aslında iyi bir yarının temeli bugündür. Bugün iyi olduğunda yarın da iyi olur. Bu nedenle mantradaki “bugün” kelimesi insanı geçmişin yükünden ve geleceğin kaygısından koruyan güçlü bir zihinsel mekanizma oluşturur.

Daha Mükemmel Bir Versiyona Doğru

Mantranın ikinci önemli kısmı ise “daha mükemmel” ifadesidir.

Burada amaç, insanın her gün psikolojik olarak daha güçlü, daha dirençli ve daha özgüvenli bir versiyonuna doğru ilerlemesidir. “Daha mükemmel” demek, bugünün şartlarına daha iyi uyum sağlayabilen bir kişi olmak anlamına gelir.

Hayat sürekli değişiyor. Zaman zaman hastalıklar ortaya çıkabilir, ekonomik problemler yaşanabilir, sosyal koşullar değişebilir. Bu tür durumlarda önemli olan, insanın değişen şartlara hızlı şekilde adapte olabilmesidir.

“Daha mükemmel bizi yaratıyoruz” dediğimizde aslında şu niyeti ortaya koymuş oluruz:
Bugünün şartlarına uyum sağlayabilen, sorunlara daha hızlı çözüm bulabilen ve zorluklar karşısında güçlü kalabilen bir versiyonumuzu ortaya çıkarıyoruz.

Fiziksel Boyutu

Bu mantranın yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda fiziksel bir boyutu da vardır.

İnsan vücudunda yaklaşık 100 trilyon hücre bulunur. Bu hücrelerin her biri sürekli bir yenilenme süreci içindedir. İnsan bedeni belirli bir süre içinde kendini büyük ölçüde yenileyebilen canlı bir sistemdir.

Mantrayı yazarken aslında yalnızca zihnimize değil, vücudumuzdaki bütün hücrelere de bir mesaj göndeririz. “Bugün daha mükemmel bizi yaratıyoruz” dediğimizde, bu mesaj bilinçaltına ulaşır ve oradan bütün bedene yayılır.

Bu nedenle mantranın içinde geçen “biz” kelimesi son derece önemlidir. Çünkü “biz” dediğimizde yalnızca zihnimizi değil, kalbimizi, ruhumuzu ve bedenimizi de kapsayan bir bütünlükten söz ederiz.

 

İçimizdeki Büyük Ordu

Bunu şöyle düşünebiliriz: Vücudumuzda bulunan trilyonlarca hücrenin her biri bizim için çalışır. Adeta büyük bir ordu gibi bizi korur. Mantra yazarken bu büyük orduyu harekete geçirdiğimizi düşünebiliriz. Zihnimizde oluşan olumlu düşünceler bedenimizin her hücresine ulaşır. Böylece hem zihinsel hem de fiziksel olarak bir koruma kalkanı oluşur.

Bu koruma kalkanı sayesinde insan kendini daha güçlü hisseder. Zorluklar karşısında daha dirençli olur. Çünkü artık yalnızca zihinsel olarak değil, bedensel olarak da kendini destekleyen bir sistem kurmuş olur.

Birlik ve Bütünlük Hissi

Mantrada kullanılan “biz” kelimesi aynı zamanda birlik duygusunu da temsil eder. Bu kelimeyle birlikte beynimiz, kalbimiz, ruhumuz ve bedenimiz arasında bir iletişim oluşur. Her hücreye adeta şu mesajı veririz: “Biz bir bütünüz. Birlikte çalışıyoruz. Birlikte güçlüyüz.”

Kalbimizin ve beynimizin yaydığı titreşimler sayesinde bu iletişim bütün bedenimizde hissedilir. Böylece insan hem zihinsel hem de duygusal olarak daha dengeli bir hale gelir.

Psikolojik Bir Koruma Kalkanı

Bu nedenle düzenli olarak mantra yazan kişiler zamanla kendilerini daha güçlü hissetmeye başlarlar. Zihinsel olarak daha sakin, daha dengeli ve daha dirençli bir hale gelirler. Mantra aslında insanın kendi içinde bir psikolojik koruma kalkanı oluşturmasına yardımcı olur.

Çünkü insanın içinde onu destekleyen çok büyük bir güç vardır. Bu güç hem zihninde hem kalbinde hem de bedenindeki her hücrede bulunur. Ve bu güç her gün şu cümleyle yeniden hatırlatılır: “Bugün daha mükemmel bizi yaratıyoruz.”

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-hayatin-degisimi
Genel
Mart 23, 2026by turhanguldas

Hayatınızı Değiştirecek Sır

Hayatınızı Değiştirecek Sır

Hayatınızda büyük bir değişim yaratmak için bazen düşündüğünüz kadar karmaşık yöntemlere ihtiyaç yoktur. Aslında yalnızca küçük ama düzenli bir uygulama bile hayatınızda güçlü bir dönüşüm başlatabilir. Size bu yazıda hayatınızı değiştirebilecek çok basit bir yöntemden söz edeceğim.

Üstelik bunun için hiçbir şey satın almanıza gerek yok. Özel bir eğitim almanız da gerekmiyor. Sadece her gün ayıracağınız kısa bir zaman dilimi yeterli. Günde yaklaşık 15 dakika ayırarak istediğiniz kişiliğe ulaşmanız, istediğiniz hayatı yaşamanız, istediğiniz çevreyi ve ilişkileri yaratmanız mümkün olabilir. Bunun için kullanacağımız yöntem ise kişisel gelişim alanında çok önemli bir araç olan mantra ve afirmasyon çalışmalarıdır.

Yeni Programlar Yazın

Mantra ve afirmasyonlar, bilinçaltındaki eski programları değiştirmeye ve yeni programlar yazmaya yardımcı olur. Bilinçaltına düzenli olarak gönderilen mesajlar zamanla düşünce yapımızı ve davranışlarımızı dönüştürmeye başlar.

Bu yazıda paylaşacağım mantra son derece basittir. Yapmanız gereken şey, sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez bir A4 kağıda bu mantrayı yazmaktır. Kağıdın arkalı önlü olacak şekilde doldurulması yeterlidir.

Yazmanız gereken cümle ise şudur:

“Bugün Daha Mükemmel Bizi Yaratıyoruz.”

Bu cümleyi kağıda tekrar tekrar yazmanız yeterlidir. Sabah bir sayfa, akşam bir sayfa. Bu uygulamayı düzenli olarak yaptığınızda hayatınızdaki değişimleri gözlemlemeye başlayabilirsiniz. Hatta çoğu zaman siz fark etmeden önce çevrenizdeki insanlar bu değişimi fark eder. İnsanlar size “Sana ne oldu?” diye sormaya başlayabilir.

Hayatınızı Sizden Başka Kimse Değiştiremez

Bu uygulamanın amacı, kişinin kendi ideal versiyonunu yaratmasına yardımcı olmaktır. İnsan, bilinçaltına verdiği mesajlar doğrultusunda kendi gerçekliğini inşa etmeye başlar. Bu nedenle düzenli tekrar edilen bir mantra, kişinin düşünce sistemini ve davranışlarını zaman içinde dönüştürebilir.

Burada önemli olan nokta şudur: Kimse sizin hayatınızı değiştiremez. Bu değişimi ancak siz gerçekleştirebilirsiniz. Çünkü hayatınızda neyin değişmesi gerektiğini en iyi siz bilirsiniz.

Bu yöntem aslında çok basittir. Bir sayfayı arkalı önlü doldurmak yaklaşık 15 dakika sürer. Günde iki kez uyguladığınızda toplamda 20–30 dakikalık bir zaman ayırmış olursunuz. Bunun dışında yapmanız gereken başka bir şey yoktur.

Bu çalışmayı uygulayan birçok kişi hayatında önemli değişimler yaşadığını fark etmektedir. Bu nedenle bu yöntemi paylaşmak ve daha fazla kişinin denemesini sağlamak istiyorum. Çünkü bilgi paylaşıldıkça büyür. Deneyin, uygulayın ve hayatınızdaki değişimleri gözlemleyin.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-hamilelikte-mutluluk
Genel
Mart 16, 2026by turhanguldas

Hamilelik Öncesi Mutlu İlişki

Hamilelik Öncesi Mutlu İlişki

Siz önce mutlu bir ilişkiye sahip olacaksınız ki mutluluğunuzun meyvesi olarak çocuğunuz dünyaya gelsin. Stres ve kaygı üreme fonksiyonlarını bozar. Sadece kadınlarda değil erkeklerde de birtakım fonksiyonel bozukluklara sebebiyet verir. İlişkinizde ya da bireysel olarak kendinizde gözlemlediğiniz stres yaratan, kaygı bozukluklarına yol açan durumları fark etmeniz gerekir. Sadece hamilelik öncesi dönem için değil hamilelikte de annenin psikolojik durumunun bebeği nasıl etkilediğini biliyoruz. Hamilelik sürecinde, bebeğinizin de sağlığı için hamilelik öncesi dönemde psikolojik durumunuzun farkında olup iyileştirmeniz gereken durumlar için harekete geçmeniz önemlidir.

İyi planlanmış hamileliklerde, eşler üreme yeterlilikleriyle ilgili bilgi edinmiş olurlar. Hamilelik öncesi testlerini ve muayenesini yaptırmış bir kadın ve erkek, gebelik için zayıf ve güçlü yönlerinin farkına varabilir. Örneğin, baba adayının sperm sayısı düşükse ve bu yüzden döllenme olmuyorsa, hamilelik öncesi kontrollerde önlemi alınarak gerekli müdahaleler yapılır ve çiftin çocuk sahibi olması sağlanır. Yeterliliklerinizi bilmek ve onlarla yüzleşmek zor olsa da sizi sonuç vermeyecek çabalardan kurtarır ve nafile denemelerle vakit kaybedip strese girmeyerek çözüme odaklanmanızı sağlar.

Destekleyici Çevre

Çocuk sahibi olma isteğinizle ilgili çevrenizdeki insanlardan aldığınız tepkilere dikkat edin. Motive edici ve destekleyici kişilerle vakit geçirin. Bazen insanlar düşüncesiz söylemlerde bulunabilir. “Bu yaşa kadar çocuk sahibi olmadıysan bu saatten sonra hiç yapma”, “Bu zayıflıkla sen çocuk doğuramazsın” gibi hem anne adayını hem de baba adayını rencide eden, utandıran ya da aklını karıştıran insanlar, tavsiye verdiklerini zannetseler de aslında onları hiç ilgilendirmeyen bir konuda yorum yaptıklarını fark edemez. Hamilelik öncesi dönemde bu tarz insanları hayatınızdan eleyin. Sizi destekleyecek, motive edecek insanlarla çocuk isteğinizi paylaşın.

Eşler, çocuk sahibi olmaya çalışırken karşılaştıkları olumsuz sonuçlarda birbirlerine destek olmalıdır. Stres ve kaygı doğurganlık seviyesini düşürür. Çocuk sahibi olmayı çok isteyebilirsiniz ama çocuktan önce eşinize sahip olduğunuzu unutmayın. Çocuğunuzu, sizden bir parçayı dünyaya getirebilmek için eşinize ihtiyacınız var. Bu yüzden eşinizle yapıcı ve sevgi dolu iletişim kurmaya özen gösterin. Hamile kalma sürecinde eşler zaman zaman karamsarlığa kapılıp sürecin getirdiği üzüntüyle birbirlerinden uzaklaşabilirler. Böyle durumlarda uzman desteği almaktan sakın kaçınmayın. Eşlerden herhangi birinde hamile kalmayı zorlaştıran bir durum varsa birbirinizi suçlamayın. Suçluluk duygusunun yarattığı stres, aşılabilecek sağlık sorunlarının bile önüne geçerek, durumu daha imkansız hale getirir. Eşlerin bu süreçte birbirlerine uyumu ve desteği önemlidir. Eşinizle bağınız güçlü olmalıdır. Çocuk, sevginizin meyvesi, ailenizin ışığı olabilir ama eşiniz olmadan sahip olabileceğiniz bir şey değildir. Bu yüzden suçlamadan ve yargılamadan, gerekli çözümler ve tedaviler üzerine yoğunlaşıp eşinize her zaman yanında olacağınızı hissettirmeniz gerekir.

Bilinçaltı ve Profesyonel Destek

Tüm kontrolleri yaptırmanıza ve bütün sonuçların olumlu çıkmasına rağmen hala beklediğiniz gebelik gerçekleşmiyorsa altında yatan psikolojik sebepleri araştırın. Bazen istediğimiz şeyle ilgili, zihnimizde arka planda dirençler oluşturan düşüncelerimiz ve duygularımız olur. Dirençlerimiz, her ne kadar istesek de bizi arzularımıza ulaşmaktan alıkoyar. Bilincinizin derinlerinde, bilinçaltınızda yatan dirençlerinizi fark etmek, korkularınızla yüzleşmek, sorunun kaynağına inmek atılabilecek en doğru adımdır. Belki eşinizle ya da ilişkinizle ilgili gelecek kaygılarınızdan dolayı arzularınıza ket vuruyorsunuzdur. Bunu en iyi siz analiz edebilirsiniz. Kendinize yardım edemediğiniz durumlarda ise profesyonel destek alabilirsiniz.

Hamilelik öncesi dönemde koşullar ne olursa olsun, eşinizle birlikte güven bağı kurarak hareket etmeniz önemlidir. Eşler arasındaki güven, çocuk sahibi olurken bütün süreçleri yapıcı yollarla aşmayı sağlar. İster normal yollarla hamile kalmaya çalışın ister tüp bebek tedavisiyle, her ikisinden de olumlu sonuç alabilmeniz için ilişkinizin sağlam olduğundan emin olun. Çocuk bir amaçtır ama mutluluğunuzun aracı değildir. Siz önce mutlu bir ilişkiye sahip olacaksınız ki mutluluğunuzun meyvesi olarak çocuğunuz dünyaya gelsin.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-hedefinizi-belirleyin (1)
Genel
Mart 9, 2026by turhanguldas

Hedefinizi İyi Belirleyin

Hedefinizi İyi Belirleyin

İnsanın hedefine ulaşabilmesi için hedefi iyi belirlemesi gerekir. Gerçekçi olmayan hedefler sadece hayal kırıklığı yaratır. Gerçekten istenilen şey belirlendikten sonra hedefin adını net bir şekilde koymak gerekir. Kişi ne istediğine, hangi noktaya gelmek istediğine, hedefine karar vermeli­dir. Hedefini bu kriterler doğrultusunda ortaya koyan bi­risi için ilerlemek daha kolay olacaktır. Nasıl ki teknoloji sayesinde navigasyon aletlerimizle yolumuzu daha kolay buluyoruz… Aynı şekilde beynimizin navigasyonuna, he­deflerimizi net bir şekilde belirleyip yazdığımızda, açık ve uyanık bir farkındalıkla beynimizden gelen direktiflere konsantre olup gözümüzü yoldan ayırmadan ilerlersek, rotamıza ulaşabiliriz.

Hedef belirlendikten sonra hayal kurulmalıdır. Başa­rı elde etmek için hayal etmek ve zihinde canlandırmak önemlidir. Hiçbir başarı hayal edilmeden gerçekleşme­miştir. Başarılar tesadüfi ya da sıradan durumlar değildir. Televizyonu icat eden kişi televizyonun işlevlerini gerçek­leştirecek bir cihaz hayal etmiştir. Sonrasında bu işlevlerin nasıl gerçekleşeceği üzerine çalışmaya başlamıştır. Hayal olmadan motivasyon ve ilerleme olmaz. Hayal kurmak başarının ve motivasyonun benzinidir. Hayallerin gerçek­çiliği, enerjisi hedefe giden yolda hız kazanmayı sağlar. Hayaller ne kadar canlı olursa o kadar motive edici olur.

Hayaller İhtiyacımız Olan Enerjiyi Verir

Hayal etmenin de yöntemleri vardır. Bu yöntemler ile hayalleri doğru yönlendirmek mümkündür. Meditasyon yaparken yaratıcı imgelemeler ve hayaller yaratılabilir. Kişi medite halindeyken alfa frekansında ve gevşemiş du­rumdadır. Bu anda hayal kurmaya başlamak gerekir. Ne istiyoruz? Bir araba istiyoruz. Eğer bir araba istiyorsak bu araba ne renk olacak, hangi marka ve modelde olacak. Arabayı hayal ederken ona dokunmak, araba ile gidilecek yolları düşünmek, arabaya binecek yolcuları hayal etmek meditasyon esnasında mümkündür. Bu hayal ne kadar canlı olursa o kadar motive edici olur. Hayaller, kişiye ih­tiyacı olan enerjiyi getirir. Doğru bir şekilde hayal ettiğiniz şeyleri, evren size geri gönderir. Evren hayali kurulmayan bir şeyi vermez. Bu durum insanlık tarihi boyunca hep böyle olmuştur. 

İnsanlar hayallerini ve hedeflerini net bir şekilde belirlemezse evrenin gönderebileceği net bir şey olmaz. Net olmayan bir hedefe ulaşmak da mümkün olmaz.

Hedeflerin ve hayallerin zihinde detaylı olarak be­lirlenmesi, görülmesi ve yaşanması gerekir. Günde iki uzun meditasyon seansı hedefe ulaşmak için gereken enerjiyi sağlar. Sabah uyanınca ve akşam yatmadan önce yapılan meditasyon ile enerji dolmak mümkündür. Gün içerisinde ortaya çıkan boşluklarda meditasyon esnasında kurulan hayalleri yeniden canlandırmak motive edicidir. Kişi yorulduğunda, sıkıldığında ya da pes etmeyi düşündüğünde meditasyon esnasında kurduğu hayallerden küçük fragmanlar izlemelidir. Kişi hedeflerini net bir şekilde belirlemelidir ki evren de net fırsatlar gön­dersin!

Tabii ki burada çok önemli bir ayrıntı var: Sadece hayal ederek hiçbir yere varamayız. Ancak beynimize, kurdu­ğumuz hayallerden nasıl bir sonuç istediğimizi belirterek, onun yol göstermesiyle ve mantraların itici gücüyle hede­fimize ulaşabiliriz. Yani sadece hayal kurmak değil, yap­mak, yapmak, yine yapmak gerekir… Fark budur.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-enverimli-saatler
Genel
Mart 2, 2026by turhanguldas

En Verimli Saatler

En Verimli Saatler

Mantra yazma konusunda en etkili yöntem bilinçaltı programlarını değiştirmekten geçer. Bilinçaltımızla iletişim kurmanın en iyi ve en kestirme yolu da yazmaktır. Sözlü tekrarlama, yazmanın sadece onda biri kadar etki yapar. Mantra için en verimli saatler uykuya dalmadan önceki ve uyandıktan sonraki anlardır.

Bu iki zaman diliminde de beyin, bilinçaltına en rahat ulaşabileceğimiz alfa frekansına yakındır. Düşünce gücünün neler yapabildiğini denemek istiyorsanız, yatmadan önce “Ben yarın sabah 5’te uyanacağım” diye kendinizi hem sözlü hem de yazılı telkin edin ve alarmınızı kurun. Bu telkini uykuya dalana kadar tekrarlamaya devam edin. Saat 5 olmadan ve henüz alarm çalmadan uyanacağınızı görürsünüz. Bunu başarabiliyorsak bu teknik bizi daha büyük amaçlarımıza da ulaştırabilir. İçinizdeki cin ile iletişim kurmayı öğrendiğinizde, her arzunuzu yerine getirir.

Beynimiz Uyumaz

Uyumadan önce mantra yazmanın en avantajlı noktalarından biri, bilincimizin yavaş yavaş devre dışı kalmasına rağmen beynimizin uyumuyor olmasıdır. Yarım saat boyunca “Ben mükemmelim, ben mükemmelim…” diye mantra yazıp uykuya daldığımızda, yazmayı bırakmamıza rağmen beynimizin içinde bu cümleler yankılanmaya devam eder.

Uyuduğumuz için bilinç devre dışı kalır ve bilinçaltı bu düşünceleri daha kolay ve daha yoğun olarak kaydeder. Çünkü bilinç bu saatlerde hiçbir bariyer koyamaz. Biz uyurken zaten beynimiz ve bilinçaltımız çalışmaya devam eder. Beynimiz solunum, sindirim, dolaşım, kısacası yaşamımızı sürdürmek için gereken her şeyi otomatik olarak yapar.

“Her Gün Daha İyiye Gidiyorum”

Bilinçaltımız da gönderdiğimiz o mesajları, resimleri, sözleri çok daha etkili olarak işler ve yeni mantralarımızla eski programları silerek yeni programlar yaratır. Uyandığımızda da kendimizi daha enerjik ve güçlü hissederiz. Ve her gün mükemmel olmak için yol alırız. Eczacı Emile Coué mantra yöntemini hastalarına uygulamıştır. “İlaçlarınızı kullanırken düzenli olarak da mantraları tekrar edin” demiştir. Reçetelerinin altına “Her gün yaşamın her noktasında daha iyiye gidiyorum, tabii ki gidiyorum tabii ki gideceğim…” diye yazmıştır.

Hastaların iyileşme sürecinde mantralar etkili olunca Coué bu yöntemi sisteme dönüştürerek ünlenmiştir. “Her gün, yaşamın her noktasında daha iyiye gidiyorum” dediğimiz zaman bu genel bir mantra olur ve gelişimimize genel bir bütünlükte yardım eder.

Read More
turhan-guldas-Kendinizi Takdir Etmeyi Bilin
Genel
Şubat 23, 2026by turhanguldas

Kendinizi Takdir Etmeyi Bilin

Kendinizi Takdir Etmeyi Bilin

Özgüven, bireyin kendine yönelik olumlu yargılarının olması, kendisini sevmesi, yeterlilik ve değer duygularının sağlıklı olması ve kendisiyle barışık olması demektir. Özgüven eksikliği ise bu durumun tam tersidir. Özgüvenin yüzde 80’lik kısmı 0-5 yaş arası dönemde oluşur. Anne, baba ve çevre sayesinde kişinin özgüveninin temelleri atılır. Bu yüzden, yetişkinlik döneminde benlik yapısının temelini oluşturacak özgüven gelişimine titizlikle yaklaşılması gerekir.

Özgüven kazanmak için yapılması gereken şeylerin başında, kişisel gelişim vardır. Devamlı okumak ve kendini geliştirmek kişinin güvenini arttırır. İnsanlar bilmedikleri şeylerden korkarlar. Korkunun antikoru ise bilmektedir. İnsan bildiği konunun üzerine giderse özgüven kazanır. Bu durum aynı zamanda korkuyu da ortadan kaldırır. Olumlu konuşmalar ile insanın kendini motive etmesi, kendine güven duyması açısından önemlidir. İçsel konuşmalar ile yapılan mantra telkinleri de özgüveni artırır.

Öncelikle Küçük Hedefler Koyun

Başkalarının takdirine gerek duymadan, insan attığı her adımda kendini takdir etmelidir. Küçük hedefler koy­mak ve gerçekleştirdikçe kendini takdir etmek önemlidir.

Özgüven sahibi olmak için mutlaka enerjik olmak ge­rekir. Yüksek enerji insanın kendine olan güvenini yerine getirir. Enerjisi yüksek olan insan, ışıltı saçan insandır. İnsan kendini, kimseden aşağıda görmemelidir. Herke­sin kendine has özellikleri, artıları ve eksileri vardır. Eksik veya zayıf yönlerin üzerinde çalışır, sorunları gidermek için uğraşırken, asla bu yönleriyle ilgili olumsuz yargılara varmamalıdır.

Özgüven sahibi olmak için yapılması gereken bir diğer şey ise şimdide yaşamaktır. Şimdide yaşayan insan, yapması gerekeni şimdi yapar. Dün yaptıklarını ya da yarın yapacaklarını düşünmemek iyi hissettirir.

Hareket Etmek Özgüveni Yükseltir

İnsan yapması gerekeni yaptığı için kendini takdir etmelidir. Yapmak önemlidir, ertelemek ya da kaçmak özgüveni sarsar ama hareket etmek özgüveni yükseltir. Özgüveni kıran en önemli olaylardan birisi de yarın olacakları düşünmektir. Böyle olacak, olaylar bu şekilde gelişecek, ya olmazsa gibi kuruntular ve düşünceler insanı olumsuz ruh haline iter. Dürüst olmak, özgüven sahibi olmanın temelinde yer alır. İnsan başkalarına ve kendine dürüst olmalıdır. Kimseyi, özellikle kendini kandırmamalıdır. İnsan kendine verdiği sözleri yerine getirmelidir. Bu sayede kendisine olan saygısı ve özgüveni artar. 

Özgüven için en önemli faktörlerden birisi de olumlu bakmaktır. Olayların olumlu olacağını düşünmek olumlu olmasını sağlar. Olumlu düşünceler beyninizin olumlu olana hazırlanmasını sağlar. Yarını düşünmek zorludur, yarının güzel olması için şimdinin iyi olmasını sağlamak gerekir. İyi bir gün yaşamak için iyi bir uyanış gerekir. İn­san uyandığında bugün benim için iyi bir gün olacak de­meli ve iyi olmasını sağlamalıdır.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-meditasyon
Genel
Şubat 16, 2026by turhanguldas

Evrene Meditasyon Yaparak Ulaşabiliriz

Evrene Meditasyon Yaparak Ulaşabiliriz

Bilinçaltını anlatırken her zaman özellikle vurguladığım bir konu vardır: Evren ile bilinçaltımız paralel çalışır. Evrene, bilinçaltımız yoluyla ulaşırız. Meditasyon yaparak, bilinçaltımızla konuşabiliriz. Medite hâldeyken bilincimiz, bizi sınırlayamaz. En relaks hâlimizde oluruz. Dingin bir zihinle bilinçaltımızda istediğimiz gibi hareket edebiliriz. Meditasyonda neden ısrar ediyorum? Çünkü beyninizin frekansını evrenin frekansına eşitliyorsunuz. Beyin frekansımız evrenin frekansıyla uyumlu olur ve evrenle de aramızda hiçbir engel olmadan rahatça iletişim kurabiliriz. Dualarınız kabul oluyor ve bilinçaltına vermek istediğiniz mesajları rahat iletebiliyorsunuz, insanlara göndermek istediğiniz mesaj ve enerjiler hedefine ulaşabiliyor, evrene ulaşabiliyor…

Meditasyonu alışkanlığınız hâline getirmelisiniz. Hemen hemen her gün, her fırsatta meditasyon yapmalısınız. Meditasyon, teoriye girmeden, pratik, uygulanabilir sade ve kolay yöntemlerle yapılabilir. Hangi tekniği kullanırsanız kullanın, meditasyonda önemli olan bedeni rahatlatmak ve bilinçaltıyla iletişime geçebilmektir.

Yaratma Gücünüzün Farkında Olun

Bizim içimizde Alaaddin’in sihirli lambasındaki cin gibi bir güç var. Biz ne dilersek o gerçekleşir. Ama nasıl isteyeceğimizi de bilmemiz gerekir. Cini, lambaya vurarak çıkartamayız. Nasıl okşayarak, güzel kelimeler kullanarak çıkartıyorsak evrenle iletişim de aynı şekilde olmalıdır. Evrenle iletişim kurmak için bilinçaltınıza ulaştığınızda her zaman sakin, kendinize karşı iyi ve dürüst olun. Kendinizi sevin, kendinize değer verin. Lambadan cini çıkartmak için nasıl dil dökmek gerekiyorsa içinizdeki gücü çıkartmak için de kendinize olumlu, güzel sözler söyleyin. Kendinizi sevdikçe yaratma gücünüzü en iyi şekilde kullanabilirsiniz.

Yaratma gücünüzün farkına vardıkça istediğiniz bir şeyi yaratmak sizin için sorun olmayacaktır. İstediğiniz şeyi istediğiniz anda hayatınıza çekebildiğinizi düşündüğünüz zaman relaks olursunuz.

Kalbiniz Temiz Olmalı

İstediğiniz şey için çalışın, çabalayın, evrene saygı duyun. Siz dürüstseniz, başkalarının da iyiliği için istiyorsanız, istediğiniz şey size gelir. Sadece kendinizi düşünmeyip aile fertlerinize de katkı sağlayacaksanız, para size gelir. Ailesine, çevresine hayırlı olan insan, her zaman hayırlarla karşılaşır.

Para kazanmak mı istiyorsunuz? Kazanmak istediğiniz parayla iyi bir şeyler yapmak istiyorsanız muhakkak gelecektir. İnsanların iyiliğine, gelişimine katkı sağlayacaksınız gelecektir. Sadece kendinizi düşünmeyip herkesin iyiliği için düşünürseniz gelecektir. Ama egoist bir şekilde ben bu parayı istiyorum, çok istiyorum, sadece kendim için istiyorum diyerek ortaya çıkaracağınız bencil bir enerjiyle hiçbir şey elde edemezsiniz. Bencilce ve sadece kendi çıkarınıza uygun düşünmek evrenle aranızda bir bariyer oluşturur.

Unutmamak lazım, bu noktada dürüst olmak lazım. Kalbiniz temiz olacak, başkaları için de pozitif şeyler düşüneceksiniz. Evrenle iletişimde temiz niyetlerin karşılığını her zaman alırsınız. Evren bizim yalanlarımızı, art niyetli, negatif düşüncelerimizi fark eder, bu karakterimizden dolayı isteklerimizi vermez. Allah’a karşı dürüst olacağız, doğaya, evrene dürüst olacağız. Tabii ki insanlara da… Bu isteğimle kimseye zarar vermeyeceğim, demeliyiz. Tabii ki sadece istemekle de bitmiyor. Gereğini yapmak lazım. Çaba göstermek lazım.

Egoist isteklerden, ‘sadece bana, bana, bana’ diyen tutumlardan uzak durmak çok önemlidir. Bir şey isterken herkesin iyiliğine olacak şekilde istemek dileğinizin kabul olmasını sağlar. Evren size istediğinizi fazlasıyla verir.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-anda-yasamak
Genel
Şubat 9, 2026by turhanguldas

‘An’da Yaşamak

‘An’da Yaşamak

Anın içinde olmak, anda yaşamak aslında şöyle tanımlanabilir: Kendinin farkında olmak, diğer insanların farkında olmak, çevrenin, olayların farkında olmak, her şeyin farkında olmak… Farkında olmanın tek yolu; herkes yürürken, hayat devam ederken, her şey akarken durup analiz etmektir.

Yarını kim yapıyor? Biz yapıyoruz. Ne zaman yapıyoruz? Şimdi yapıyoruz. Seçimlerimiz, düşüncelerimiz, karakterimiz her an geleceğimizi inşa ediyor. O yüzden anda yaşamak, mutluluğun ve başarının anahtarıdır.

Geçmişe takılmış bir insan sürekli yaşadığı negatif şeyleri düşünür. Bu düşünceler de onun ayağında gün geçtikçe bir prangaya dönüşür. Veya sadece gelecekte yaşayan bir insanı düşünelim. Şunu yapacağım, bunu yapacağım diyerek her şeyi erteler. Şimdi gerekli olanları yapmazsan, gerekli yolu almaya çalışmazsan oraya varamazsın ki. Sen şimdi burada olacaksın, yarın için gerekli olan adımları atacaksın ki o yarına varabilesin. Yerinde durarak ilerleyemezsin, yarına varamazsın.

AKLINIZDA DERSLER KALMALI

Başarının, iyi bir yaşam sürmenin, insanlarla daha iyi iletişim kurmanın, mutlu olmanın sırrı anda yaşamaktır. Geçmişte yaşayanlar çoğu zaman mutsuzdur. Çünkü geçmişte yaşadığı olayları özellikle olumsuzları, devamlı kafasında kurup, hayalinde tekrar tekrar canlandırıp bugünü kaçırıyordur. Geçmişteki bir olayı tekrar tekrar zihnimizde canlandırdığımız zaman, beyin sadece olayı hatırlatmakla kalmaz, o andaki duyguları da hissettirir. Hissettiğiniz olumsuz duyguların etkisinde bedene aynı hormonları salgılar. Siz geçmişte korktuğunuz bir olayı hatırladığınız zaman kalp atışınız hızlanır, vücudunuzda adrenalin yükselir. Tekrar tekrar aynı etkileri bedeninize de yaşatmış olursunuz. Hücrelerinize kadar aynı olaylar tekrarlanmış olur. Hem mental olarak hem de fiziken defalarca mutsuz olursunuz. Geçmişte yaşadığınız olumlu bir olayı devamlı hatırlamak bazen iyidir, bazen de değildir. Eskiden çok zengindim ama şimdi değilim ya da eskiden çok mutlu bir ilişkim vardı ama şimdi yalnızım diye düşünmeniz de hiçbir işe yaramayacak ve sizi mutsuz edecektir. Geçmişteki olaylardan ister olumlu olsun ister olumsuz, dersinizi alıp, gerisini öylece bırakmalısınız. Geçmişle ilgili aklınızda sadece aldığınız dersler kalmalı.

‘Bana fark etmez’ modundaki karakter geçmişteki olaylara takılmaz. Ne zaman aklına gelse relaks modda kalır. Kendi içinde tekrar tekrar yaşamadan, hatıraları sakince aklından gönderir. Her zaman aldığı dersleri hatırlar. Geçmişin, bugünü ve yarını zedelemesine, olumsuz etki etmesine izin vermez.

BUGÜNÜ HARCAYANLARDAN OLMAYIN

Geçmişle yaşayanlardan başka bir de gelecek kaygısı ile bugünü harcayanlar var. Gelecekten korkanlar, her an korkarak yaşarlar. Pesimist düşüncelerle bugün yaşananları değerlendiremeden yarın ne olacağını kafaya takarlar. Ya şöyle olursa, ya böyle olursa diye endişelenip bugünlerini mahvederler. Pesimist yapıdaki insan geleceğin belirsiz olduğunu ve hep kötü şeyler getireceğini düşünür. Bu kanısını hayatındaki her şeye projekte eder. Gelecekten asla iyi bir şey beklemez. Bir adım sonrasından kuşku duyar. Şu an ekonomi iyi ama ya ileriki günlerde kötü olursa… Şu an ilişkim iyi ama ya beni aldatırsa ve mutsuz olursam… Arkadaşımla aram çok iyi ama ya bana kazık atarsa… Bu düşünceler özgüvenini de zedeler, bugün yapması gerekenleri de yapamaz en önemlisi de bugün mutlu olamaz. Gelecek kaygısı, kimseyi bugün de mutlu etmez.

Hâlbuki ‘bana fark etmez’ modunda olan bir karakter geleceğin belirsizliğini iyi yönde yorumlar. Gelecekten hep iyi şeyler bekler. Umut doludur. Asla geleceğin getireceği güzel şeylerden kendisini mahrum etmek istemez ve fırsatlara açık olmak için her zaman uyanık ve farkında olur. Dünün yaşanmışlığı, bugünün getirdiği, geleceğin verecekleri onu her zaman heyecanlandırır ve mutlu eder. Geleceğini düşündükçe içinde hep bir neşe olur.

‘Bana fark etmez’ modundaki bir karakter geleceğiyle ilgili bir adım atması gerektiğinde ne pesimist bir tavırla yaklaşır ne de toz pembe gerçek dışı hayaller kurar. Geleceğine karşı her zaman gerçekçi tahminlerde bulunur ve ona göre hedefler koyar. Gelecekten beklentisi de objektif ve gerçekçi olur. Gelecek kaygısı olmaz çünkü kendisine güveni tamdır. “Eğer bir sorun olursa da daha önce nasıl çözdüysem yine çözerim, bana fark etmez” der.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-gunluk-tutmak
Genel
Şubat 2, 2026by turhanguldas

Günlük Tutun, Farkı Görün

Günlük Tutun, Farkı Görün

Kişisel gelişim yöntemleriyle insan kendi kendini teda­vi edebilir, içine attığı zehri azaltabilir, olumlu düşünce­ler ekebilir, hastalıklardan bile kurtulabilir. Hastalıkların yüzde 90’ını beyin üretir. Eğer biz beynimize güzel şeyler ekersek o zaman biz daha sağlıklı bir hayata, kişiliğe ve bedene kavuşuruz. Tabii ki bu yöntemler üç günde sonuç vermez.

İlk günden itibaren yavaş yavaş etkilerini görme­ye başlarız ama tam etki için en az üç-dört hafta geçmesi gerekir. Bu süreç sonunda artık hayatımızda ciddi karar­lar aldığımızı ve bunlarla ilgili ciddi etkiler olduğunu gö­rürüz. Bu gelişimi gözlemlemek için en güzel uygulama “not almak”tır.

YENİ DEFTER, YENİ HAYAT!

Her yeni konuyla ilgili kendinize yeni bir defter açın. Programa başladığınız ilk gün, ilk sayfaya, konuyla ilgi­li şöyle düşünüyorum, bunları yapıyorum, şu kadar saat uyuyorum gibi notlar alın. Diyelim ki bedeninizle ilgili değiştirmek istediğiniz taraflar var. Defterinize, ben … ki­loyum, günde … dakika yürüyorum, haftada … kez spor yapıyorum, aldığım besinlere dikkat ediyorum, ekmek yemiyorum… gibi notlar alın.

Hiçbir şeyi atlamadan, her gün, bütün gelişmeleri detaylı bir şekilde yazarak kendi­nizi takip ederseniz, bir ayın sonunda geldiğiniz noktanın başlangıçtaki noktadan kesinlikle çok ileride olduğunu gö­receksiniz. Çünkü birçok insan başlangıç günlerini unu­tur. Yakın geçmişi bile çok çabuk unutuyoruz. Geçmişi unutmak iyidir, kafaya takmamak iyidir ama gelişimimizi izlemekte fayda vardır. Gelişimi gözlemlemek ve gelinen noktayı anlayabilmek için günlük tutmak çok faydalıdır.

KENDİNİZİN PSİKOLOĞU OLURSUNUZ

Günlük tutmak hayatınızdaki diğer gelişmeleri gör­mek için de önemlidir. Gözlemleriniz sayesinde kendi kendinizin psikoloğu olursunuz. Nasıl ki bir psikolog sorunlarınızı açığa çıkartmak için geçmişinizle ilgili soru­lar sorar ve elde ettiği cevaplarla olumlu telkinlerle fark­lı düşünmenizi sağlar. Günlük tutmak ya da düzenli not almak da aynı etkiyi gösterir. Hatta daha da fazlasını… Çünkü psikolog ile bir saat birlikteyken, kendinizle 24 saat berabersiniz. Muhteşem bir şey!

İşte buradaki sır, kendi kendinizin psikoloğu olmak; kendi içinizdeki blokajları, olumsuz düşünceleri atmak, kendinize doğru ve ideal bir yol çizmektir.

 

Read More
  • 1
  • 2
  • 3
  • …
  • 7
Bu bağlantılardan Dr. Turhan Gülaş hakkında daha fazlasını keşfedin ve bizimle iletişime geçin. Düzenli güncellemeler için hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın.

Hızlı Erişim

Dr. Turhan Güldaş Hakkında
Kişisel Gelişim
TV Media
Basında

Bizi Takip Edin

Instagram
Facebook
YouTube

Copyright © 2025 Dr. Turhan GÜLDAŞ. All Rights Reserved

Yaşam Sihirbazı

back to top
@dr.turhanguldas
18.04.2026 günün mantrası. 18.04.2026 günün mantrası.
17.04.2026 günün mantrası. 17.04.2026 günün mantrası.
Bazı kitaplar okunur, bazıları ise gerçekten bakış Bazı kitaplar okunur, bazıları ise gerçekten bakış açısını değiştirir.

Parayı Sen Yaratırsın, sadece para hakkında değil;
cesaret, düşünce ve harekete geçme üzerine güçlü bir rehber.

Turhan Güldaş, sade ama etkileyici anlatımıyla insanı “Artık yapmalıyım” noktasına getiriyor.
Hayatta bazı şeyleri tekrar tekrar hatırlamak gere Hayatta bazı şeyleri tekrar tekrar hatırlamak gerekir.
Belki bugün bu cümlelerden biri sana iyi gelir.

Kaydetmeyi unutma.
Küçük bir farkındalık her şeyi değiştirebilir. Vi Küçük bir farkındalık her şeyi değiştirebilir.

Videonun sonundaki cümle tam olarak bununla ilgili.
Sonuna kadar izle, ne demek istediğimi anlayacaksın.
Mantra mucizelerinden sadece birkaç tanesi 😊 Mantra mucizelerinden sadece birkaç tanesi 😊
İnsanların %90’ı mutluluğu yanlış sırayla arıyor. İnsanların %90’ı mutluluğu yanlış sırayla arıyor.

Önce hayatın değişmesini bekliyorlar.
Oysa gerçek dönüşüm zihinde başlar.

Zihin değişir → Hayat değişir.

Bunu fark edenlerden misin?

👇 “Fark ettim” yaz.
Canlı yayını kaçıranlar için… 👀 Kaydı bıraktık. En Canlı yayını kaçıranlar için… 👀 Kaydı bıraktık.
En çok hangi kısmı sevdiniz?🎈
Her şeyi planlamaya çalıştıkça anı kaçırıyoruz. Bı Her şeyi planlamaya çalıştıkça anı kaçırıyoruz.
Bırak biraz da hayat seni götürsün.

✨ Her şeyin kontrolü sende olmak zorunda değil.
Bazen bir kitap karşınıza çıkar ve tek bir sayfası Bazen bir kitap karşınıza çıkar ve tek bir sayfası bile uzun zamandır ihtiyacınız olan şeyi söyler…

“Bana Farketmez” tam olarak böyle bir kitap.
Hayatı neden bu kadar ciddiye aldığımızı, başkalarının düşüncelerinin bizi neden bu kadar etkilediğini ve geçmişte yaşadıklarımızın bugünümüzü nasıl şekillendirdiğini düşündüren cümlelerle dolu.

Okurken kendinize şu soruyu soruyorsunuz:
Gerçekten bu kadar yük taşımak zorunda mıyım?

Bazı kitaplar sadece okunur.
Bazıları ise insanın zihninde küçük bir kapı açar.

Bu kitap ikinci türden olabilir…
Herkes görünmeyen bir savaş veriyor. Nazik ol. Çün Herkes görünmeyen bir savaş veriyor.
Nazik ol.
Çünkü herkes bir şeylerle mücadele ediyor.
Geçmişte yaşamak zihni yorar. Gelecekte yaşamak ka Geçmişte yaşamak zihni yorar.
Gelecekte yaşamak kaygı yaratır.

Huzur çoğu zaman başka bir yerde değil,
tam şu anın içinde saklıdır.

Bazen sadece durup nefes almak gerekir.
Ve kendine hatırlatmak:

Mantrayla anda kalabilirsin
Instagram'da takip et