logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
YouTube
logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
YouTube
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
Genel

Kategori: Genel

turhan-guldas-kendini-kesfet
Genel
Kasım 17, 2025by turhanguldas

Yaratma Gücü: Kendi Mükemmelliğini Keşfet

Yaratma Gücü: Kendi Mükemmelliğini Keşfet

Her şey, “yaratmak” kelimesiyle başlar. Bu kelime, aslında bir çağrı gibidir, sadece bir süreç değil, aynı zamanda bizi harekete geçiren, hayatımıza büyük değişimlere yol açacak bir güçtür. “Bugün daha mükemmel bizi yaratıyoruz” demek, içsel bir dönüşüm başlatır; bu, bizi yerimizden fırlatabilir, bizi her an daha iyiye, daha güçlüye yönlendirebilir. Çünkü yaratmak, sadece bir şey ortaya çıkarmak değil, aynı zamanda içsel dünyamızda devrim yaratmaktır.

Her gece, yeni bir günün enerjisini almak ve o güne daha güçlü başlamak için “günün mantrası”nı paylaşıyoruz. Sosyal medyada yayılan bu mantra, gün boyunca odaklanmamıza yardımcı olur. Her yeni gün, bu mantrayı bir hedef haline getirdiğimizde, onu 24 saat boyunca içselleştiririz. Bu mantra, hemen hemen her anımızda zihnimizde ve el yazımızda olmalıdır. Buradaki asıl mesele, düşüncelerinizi kağıda dökme eyleminin kendisidir. Bu, sadece kelimeleri bir araya getirmek değil, kalbinizden geçen her düşünceyi bilinçaltınıza göndermektir.

Her Harf Bir Mesajdır

Sözlerin gücü büyüktür, ancak yazı daha da kalıcıdır. Çünkü yazarken, kelimelerin ötesine geçeriz; duygularımızı, inançlarımızı, hedeflerimizi ve hayallerimizi tekrar ederiz. Her bir harf, bilinçaltımıza güçlü bir mesaj gönderir. Ve biz, bunu yaparken yalnızca zihinsel değil, fiziksel olarak da etki yaratırız. Bedenimizin beş duyusunu devreye sokarak, bu süreci daha güçlü hale getiririz. Dokunma ve görme duyularımızı kullanarak, yazdığımız her kelimeyi daha derinlemesine hissederiz. Bu şekilde, hem zihinsel hem de bedensel olarak telkinlerimizi güçlendiririz.

Peki, neden yazıyoruz? Çünkü bir şeyi sürekli tekrarlamak, onu içselleştirmek ve hayatımıza çekmek için en etkili yöntemlerden biridir. Yazmak, zihnimizdeki düşünceleri gerçekliğe dönüştürür. Zihnimiz, neyi sürekli düşünürse, o şey hayatımıza gelir. Bu nedenle, yazmak sadece bir kelime egzersizi değil, aynı zamanda bir odaklanma sürecidir. Bir yıl boyunca her gün 300-400 kez yazan bir kişi, ilk başta fark etmese de sonunda hayatında büyük değişiklikler görmeye başlar. Değişim, sabır ve süreklilik gerektirir. Bu yüzden, yazdığınız her kelime size bir adım daha yaklaştırır, her gün biraz daha güçlü kılar.

Gücünüzün Farkına Varın

Bu felsefenin temelinde, çok güçlü bir kavram daha vardır: “Bana fark etmez.” Bir sorunun karşısında, “Bana fark etmez” diyebilmek, kendinizi olumsuz etkilere karşı korumanın en iyi yollarından biridir. “Bana fark etmez” demek, tüm dışsal engelleri ve zorlukları reddetmek, onlara takılmadan, sadece kendi yolunuzu çizmek anlamına gelir. Bu yaklaşım, kendinize olan güveninizi artırır ve sizi olumsuzluklardan uzak tutar. Kaderin sizi nereye götüreceğini bilemezsiniz, ama unutmayın ki hayatta her şeyin bir nedeni vardır. Hayat, sizi her zaman en doğru yere yönlendirecektir.

Son olarak, unutmayın: Yaratıyoruz! Eğer hayatınızda bir eksiklik hissediyorsanız, değişim her zaman sizin elinizdedir. Kendi gücünüzün farkına vararak, her an bir adım daha atabilirsiniz. Yeter ki yaratmaya, gelişmeye ve kendinize güvenmeye devam edin. Hayatınızdaki her an, bir fırsattır. Ve her fırsat, size kendinizi yaratmanız için bir şanstır.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog (4)
Genel
Kasım 10, 2025by turhanguldas

Mental Açıdan Enerjik Olmak

Mental Açıdan Enerjik Olmak

Enerjik olmak iki şekilde düşünülmelidir; birincisi mental olarak enerjik olmak, ikincisi de fiziksel olarak enerjik olmak. Mental enerjiyi meditasyon ve mantra telkinleriyle yükseltip geliştirebiliriz. Meditasyon sayesinde biz zihnimizdeki, olumsuz düşünceleri, gün içinde biriken stresi yani çöpleri temizleyebiliriz.

Mantra telkinleriyle de mental enerjimizi gün be gün istediğimiz seviyelere çıkarabiliriz. İnsanlar her zaman aslında kendi içinden düşünür. Kendi beyniyle muhasebe yapar. Konuşur, tartışır, çözer, yorumlar… Bunlar bizim içsel konuşmalarımızdır. Eğer bu içsel konuşmalarımızı kontrol altına alabilirsek ve olumlu olarak kullanabilirsek, enerjimiz yükselir.

Çok Fazla Yemek Enerjinizi Düşürür

Mental olarak enerjimizi yükseltmek istiyorsak beslenme şeklimize de dikkat etmemiz lazım. Çok ağır karbonhidratlar ve şekerli besinler enerji sağlamaz. Bu tip besinler kısa bir süre içinde enerjik hissettirse de aynı hızda enerjimizi düşürür. Şekerli ve kolalı içecekler, fast food tipi besinler mental enerjimizi dengesizleştireceği için besinlerimize dikkat etmeliyiz. Zararlı gıdalardan uzak durmalıyız. Porsiyonlarımızı günlük besin ihtiyacımız kadarıyla sınırlayıp, ihtiyacımızdan fazla yemek yememeliyiz.

Çünkü çok fazla yemekle, karnımızı tıka basa doldurduğumuz zaman, beynimize az kan gider ve enerjimiz düşer. Az kan gitmesi, az oksijen gitmesi demektir. Az oksijenle ihtiyacı olan yakıta sahip olamayan beyin, enerjik olmayacaktır. Bundandır ki yoğun ve yüksek kalorili yiyecekler yedikten sonra, insanda uyuma isteği doğar. Somon balığı her zaman tavsiye ettiğim yiyeceklerin başında gelir. Deniz mahsulleri her zaman çok önemlidir.

Takviye Vitaminler Alın!

Doğal besinleri tüketmeye çalışıp, protein ağırlıklı beslenmeye önem vermeliyiz. Sağlıklı ve dengeli beslenmek için hem meyve ve sebze hem de protein ağırlıklı beslenmeliyiz. Bunların yanı sıra kesinlikle takviye vitaminler almak zorundayız. Çünkü günümüz şartlarında üretilen besinlerden aldığımız vitaminler yeterli değildir. Vücudumuzun ve beynimizin ihtiyacı olan vitaminler, omega 3, 6 ve 9 takviyeleri, multivitaminler, kompleks B vitaminleri v.b. takviye ile alınması gerekir.

Sağlıklı ve yüksek enerjili olmak için kötü alışkanlıklardan uzak durmak gerekir. Sigara ve alkol gibi zararlı maddeler insan vücudunun enerjisini azaltır. Alkol kullandıktan sonraki gün yaşanan ağrılar ve yorgunluklar bunun kanıtıdır. Sigara içen kişilerin sürekli yaşadığı nefes darlığı ve mutsuzluk hali de en önemli kanıtlar arasındadır. Sigara kişinin aldığı besinlerin yüzde 80’lik kısmını yok eder.

Enerji için oksijen ve temiz hava gerekir. Sigara buna engel olur. Zararlı alışkanlıklardan uzak durmak, açık hava-da dolaşmak, kapalı alanları havalandırmak insanın enerjik olmasını sağlar. En az bağımlılıklar kadar insanın enerjisini yok eden bir diğer şey de gereksiz ilaç kullanımıdır. Kulaktan dolma bilgiler ile ilaç kullanmak fiziksel olarak zarar görmemize ve enerjimizi kaybetmemize neden olur.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog (3)
Genel
Kasım 3, 2025by turhanguldas

Yaşamınızda Sihirler Yaratın

Yaşamınızda Sihirler Yaratın

Daha güzel bir yaşam mümkün. Yeter ki yaşamınızın direksiyonuna kendiniz geçin. Değişim ve gelişim isteğinize yönelik en yalın uygulamaları kolaylıkla yapabilir ve siz de yaşamınızda sihirler yaratabilirsiniz.

Sabırla, pes etmeden, kendi iradenizle uyguladığınız yöntemlerin her zaman sonuç alacağını unutmayın. Yaşamınızda sihirler yaratabildiğinizi gördükçe sizin de inancınız daha çok artacak. Motivasyonunuz çevrenizi de etkileyecek düzeyde yükselecek. Tabii ki burada en önemli şeylerden biri devamlılıktır.

Daha Güzel Bir Hayat İçin…

Meditasyon önemlidir, fakat en önemlisi mantra, yani içsel konuşmalardır. İnsanlar her zaman kendi kendilerine konuşurlar. Bu aslında çok iyi bir şeydir, asla kötü bir şey değildir. Ama bu içsel konuşmaları kontrol altına alıp bilinçaltınıza ne yüklediğinizin farkında olduğunuz ve doğru soruları sorduğunuz zaman hayatınızın direksiyonuna geçmiş olursunuz. Böylelikle daha güzel bir hayat yaşarsınız.

Mantrayı, olumlu kelimelerden oluşmuş basit cümlelerle, kendinizin “kısa metraj filmini” hazırlamak diye düşünebilirsiniz. Mantra, kişisel gelişimin ve olumlu düşüncenin olmazsa olmazıdır. Mantralar, düşüncelerimizi değiştirme gücüne sahiptir.  Mantra bizi ilerlememiz için programlayan en önemli araçtır.  Mantranın gücünü fark edebilmek, amaçlarımız doğrultusunda kullanabilmek çok önemlidir.

Gücünüzün Farkına Varın

İçinizdeki gücün farkına varın ve onu mantranın gücüyle çalıştırın. Unutmayın herkeste aynı güç var. Kimse seçilmiş ya da kutsal değil. Kimileri biraz fazla okuyor, kimileri biraz daha fazla araştırıyor…

İşte bunları yapan kişiler evrene dair bazı şifreleri bulup fark yaratıyorlar. Bu güç istediğiniz her şeyi size çekecektir. Hiç kimseden medet ummanıza gerek yok. Sadece size bir şey anlatmaya çalışan beyninizle olumlu ve amaçlarınıza yönelik etkili bir iletişim kurun. Gerisi size evren tarafından gelecektir.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog (2)
Genel
Ekim 27, 2025by turhanguldas

Müziğin Çocuk Gelişimindeki Rolü ve Özgüven

Müziğin Çocuk Gelişimindeki Rolü ve Özgüven

Çocuk gelişiminde müziğin önemi, hamilelik döneminde başlar. Son 10 hafta, klasik müzik çocukların beyin gelişimini artırır ve nöron sayısını çoğaltır. Araştırmalar, müzik dinleyen çocukların yaratıcılıklarının ve duygusal gelişimlerinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Müzik, çocuğun ruhunun gıdasıdır; akıllı ve sağlıklı bireyler yetiştirmek için müzikle kurulan iletişim çok önemlidir.

Müzik ve enstrüman eğitimi, çocuğun özgüvenini geliştiren önemli araçlardır. Mümkünse çocuk bir enstrüman çalmaya yönlendirilmelidir. Gitar veya keman, çocukların hem özgüvenini artırır hem de sosyal becerilerini destekler. Keman, özellikle dikkat ve sabır gerektiren bir enstrümandır. Einstein gibi bilim insanlarının çocuklukta müzikle iç içe büyüdükleri bilinmektedir; bu nedenle müzik, zihinsel ve duygusal gelişim üzerinde derin etkiler bırakır.

Başarı Hissi Pekişir

Herhangi bir enstrümanı öğrenmek, çocuğun koordinasyon, dikkat ve problem çözme becerilerini artırır. Öğrenme süreci zorludur; ama bu süreçte çocuk, küçük başarılarla özgüven kazanır. Özgüven, deneme yanılma yoluyla gelişir. Örneğin, küçük bir çocuk pantolonunu kendi başına giydiğinde veya yemek yediğinde “ben yapabiliyorum” duygusunu yaşar. Aynı şekilde, bir enstrümanı çalabilmek, çocuğun başarı hissini pekiştirir ve özgüvenini güçlendirir.

Önemli olan, çocuğun hevesine göre yönlendirme yapmaktır. Zorlamamak ve müzik eğitimini oyunla karıştırmak, çocuğun sürece ilgisini artırır. Müzik dersleri, oyunla birleştirildiğinde çocuk, öğrenmeyi eğlenceli bir deneyim olarak algılar ve motivasyonu yükselir. Bu yaklaşım, çocuğun hem bireysel hem de sosyal gelişimini destekler.

Kendi Yeteneklerini Keşfeder

Müziğin yaratıcılığa etkisi de büyüktür. Yaratıcı düşünme ve hayal kurma becerileri, çocukların kendilerini ifade etmelerini sağlar. Çocuk, yaptığı her deneyimle kendi yeteneklerini keşfeder ve özgüven kazanır. Özgüvenli bir çocuk, sosyal ilişkilerinde daha başarılıdır, iletişim becerileri gelişmiştir ve kendi kararlarını alma yetisini deneyimlemiş olur.

Müzik ve deneyim yoluyla öğrenme, çocukların hayal gücünü destekler ve bireysel gelişimlerini güçlendirir. Çocuk, hem okulda hem sosyal yaşamda kendine güvenle hareket eder. Deneyim yoluyla kazanılan başarı hissi, özgüveni beslerken, doğru yönlendirme ve sevgiyle desteklenen süreç, çocuğun kişisel gelişimini pekiştirir.

Sonuç olarak, müzik ve enstrüman çalmak, çocukların beyin gelişimini destekler, yaratıcılıklarını artırır ve özgüven kazanmalarına katkı sağlar. Deneyim yoluyla öğrenme, başarı hissi ve motivasyon, çocuğun kendine güvenini besler. Doğru yönlendirme ve destekle, müziğin hayatına dokunduğu çocuklar hem sosyal hem akademik hayatta özgüvenle ilerler ve yaratıcı bireyler olarak gelişir.

Read More
turhan-guldas-durust-olmak
Genel
Ekim 20, 2025by turhanguldas

Her Zaman Dürüst Olun

Her Zaman Dürüst Olun

Çocuk her zaman anne babasını örnek alır. Bunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmamanız gerekir. Eğer biz dürüst değilsek, eğer biz yalan konuşuyorsak, eğer biz insanların arkasından konuşuyorsak, eğer biz hile yapıyorsak çocukların da bizi örnek alıp bunları yapması gayet normal. Dolayısıyla eğer çocuğunuzun başarılı, topluma faydalı bir birey olarak yetişmesini istiyorsanız öncelikle sizin ona iyi örnek olmanız gerekir.

Dürüstlük çocuk yetiştirmede en önemli faktördür. Çocuklara karşı dürüst olun. Eğer çocuğunuza dürüst olmazsanız, söylediklerinizin ve verdiğiniz sözlerin arkasında durmazsanız çocuğunuz size inanmaz. İnançsızlık, size olan güveninin sarsılmasına neden olur. Dahası sizden yalan söylemeyi, sözünde durmamayı, dürüst olmamayı gördükçe kendisine kopyalar. Bu nedenle davranışlarınızda asla çelişmeyin. Şayet siz sigara içiyorsanız, çocuğunuza “sigara içme” diyemezsiniz. Konuşurken argo konuşuyorsanız, çocuklarınız da aynı şekilde davranacaktır.

Tutamayacağınız Sözler Vermeyin

Çocuklar, anne-babanın yansımasıdır. Çocukta ne görüyorsanız, o davranış sizde de vardır. Sağlıklı çocuk gelişimi için önce anne-babanın kendisini yetiştirmesi gerekir.

Çocuğunuzu her zaman doğru konuşmaya yönlendirin. Bunu sağlamak için siz de ilişkilerinizde, sohbet ve konuşmalarınızda dürüst olun. Yalan söylemeyin, hiçbir zaman tutamayacağınız sözler vermeyin.

Çocuğunuzu motive edici ödüller verin. Rüşvet gibi algılamayacağı, motivasyonunu ve hevesini artırıcı teşvikler kullanabilirsiniz. Çocuğunuzu her zaman motive edin, pozitif konuşun, onu yükseltin, yüceltin. Yaptığı hareketi eleştirin, kendisini değil. ‘Sen aptalsın sen salaksın, sen bunu hep yapıyorsun’ diyeceğinize, ‘bence sen bunu, şu nedenle yanlış yaptın, bardağı iyi tutmadığın için kırdın’ deyin. Onun kişiliğine kapasitesine, beyin yapısına bağlamayın… Çünkü çocuklar özellikle ebeveynlerinden duydukları aşağılayıcı ithamlardan olumsuz olarak etkilenir ve sonucunda bilinçaltında travmalar oluşturur.

Ne Yazarsanız, Onu Okursunuz!

Ebeveynler tartışmalarını, kavgalarını çocuklar önünde yapmamaya çok dikkat etmelidirler. Çünkü bu tür tartışmalar çocukların genç dimağlarında çok büyük travmalar yaratır. Kötü söz kullanmak, küfürlü konuşmak, birbirine saygısız davranmak, çocuğun da ileride öyle bir birey olmasına neden olur. Çocuğumuzun ne yapmasını istemiyorsak, bizim de onları yapmamamız gerekir. Sonuçta çocuklar bizi örnek alıyor.

Anne-baba çocuk için örnektir. Çocuk, sizi kopyalar. Çocukta kötü alışkanlıklar varsa sebebi sizsinizdir. Unutmayın çocuklar boş bir sayfa gibidir; siz ne yazarsanız ileride çocuğunuzda da onu okursunuz.

Read More
turhan-guldas-ertelenme-aliskanligindan-kurtulun
Genel
Ekim 13, 2025by turhanguldas

Erteleme Alışkanlığından Kurtulun

Erteleme Alışkanlığından Kurtulun

Ertelemek, korku sonucunda ortaya çıkar. İnsanlar gözlerinde büyüttüğü, yapamayacağından endişe duyduğu, zor olduğunu düşündüğü şeyleri yapmayı sürekli ertelerler. Ertelemekten kurtulmak için karar vermek gereklidir. Bir atasözü der ki; “En kötü karar, kararsızlıktan iyidir.” Bu oldukça haklı bir düşünce biçimidir. İnsan ruhunu, beynini ve kalbini dinleyerek karar vermelidir. Kendi iç sesini duyan insan, kendisi için doğru olana karar verecektir.

Ertelemek insanların enerjisini tüketir. Ertelemek arkanızda dağların birikmesine sebep olur. Bir şeyi ertelemek onu yok etmez. Yapılması ertelenen her şey arka planda varlığını rahatsız edici bir şekilde sürdürmeye devam eder. Ertelemekten vazgeçip, yapmak için bir adım atılmazsa biriken işler kişinin yaşam enerjisinden çalmaya başlar. Cep telefonlarında arka planda gereksiz yere çalışan ama kapatılmayan uygulamalar telefonun bataryasını gereksiz yere tüketir. Bu yüzden telefon üreticileri kullanma talimatlarında bataryayı verimli kullanmak için gereksiz programlarının silinmesini ya da kapatılmasını tavsiye derler. Ertelediğimiz işler de aynı şekilde beyimizin arka planında suçluluk duygusu, korku, endişe gibi olumsuz programları çalıştırarak enerjimizi tüketir.

Kendinize Yalan Söylemeyin

Uzaya giden araçlar kalkış anında yakıtlarının yarısını kullanır. Geriye kalan yakıt 2-3 yıl boyunca aracın hedefini tamamlaması için yeterlidir. Bu durumda başlamanın önemini bir kez daha anlamış oluyoruz. Ertelenen her şey için bu mantığı oturtabilmek önemlidir. Başladım ve bu işin yarısını bitirdim, yarın tekrar başlayacağım ve kalan yarısını da bitireceğim diyerek erteleme alışkanlığından kurtulmak mümkündür. Bu sayede yıllardır biriktiği için sorun haline gelmiş işler bile kısa sürede çözüme kavuşacaktır.

İnsanların erteleme süreçlerinde en çok başvurdukları yöntem kendilerine yalan söylemeleridir. Başlayacağım, yapacağım, şu diziden sonra kalkacağım gibi yalanlar insan ruhuna zarar verir. Kendimize güvenimiz zedelenir, özgüvenimiz azalır. Bunlar insanı başarısızlığa doğru sürükleyen şeylerdir. Yapılması gereken şeyi yapmak, ertelememek, hızlı bir şekilde karar vermek önemlidir. Bunları yaparken planlı olmayı unutmamak gerekir. Yapacağınız şeye karar verin ve yapın. Beklemek kimseye bir şey kazandırmaz.

Bugün ya da yarın yapılması gereken bir işi ertelemek mevcut zamanın kalitesini düşürür. Bugün yapacağınız bir iş sayesinde yarın farklı bir şey yapabilirsiniz. Bugün ertelediğiniz bir iş yarın bir fırsat kaçırmanıza neden olur. “Bugünün işini yarına bırakma” atasözü çok doğrudur, eğer bırakırsan işler birikir. Her yeni gün, daha yoğun bir gün haline gelir ve insanı daha çok boğar.

Seçim Yapmayı Öğrenin

İnsan şimdide yaşamayı, sorunları anında çözmeyi öğrenirse, gelecekte yapması gereken şeyler gözünde büyümez. Bilmediğiniz konular hakkında yardım isteyin. Herkes her şeyi mükemmel seviyede bilmek zorunda değildir. Herkesin kendine özgü yeteneği ve bilgi birikimi vardır. İnternet kavramı ile bilgiye ve insanlara ulaşmak çok daha kolaydır. Her sorunun cevabının olduğu bir yer vardır. Araştırmak ve istekli olmak, gerektiğinde yardım istemek ertelemenin önüne geçer. İnsanlar sevdikleri işi yaparlarsa başarılı olabilirler ancak insanın sevdiği işi bulması da uzun zaman alır. Bu yüzden mevcut işin sevilmesi ve sahiplenilmesi başarıyı artırır. Kişinin başarı potansiyelini yükseltir.

Seçim yapmamak insanı ertelemeye sürükler. Ertelemeyi seçmek ise yapılmış gerçek bir seçim değildir. Hareket ettiğinizde önünüze bir hedef gelir, ertelemeyi seçtiğinizde ise hiçbir şey… Bilgiye ulaşabilirsiniz, kendinizi inandırabilirsiniz, motive olabilirsiniz bunların hepsine sahip olan fark yaratan tek bir şey vardır: Yapmak! İnsanlar bazen sırf enerjileri olmadığı için erteleyebilirler. Bunun temelinde önceden ertelenen ve insanı yoran işler vardır. Bu kişinin uyku düzenine, beslenme düzenine etki eder ve fiziksel olarak da sorun yaşamasına yol açar. Eğer erteleme alışkanlığından kurtulursak, yapacaklarımızı anında “şimdi” yaparsak hem enerjimiz yükselir hem de sağlıklı oluruz.

Read More
turhan-guldas-Asiri-Koruma-Zarar-Verir
Genel
Ekim 6, 2025by turhanguldas

Aşırı Koruma Zarar Verir

Aşırı Koruma Zarar Verir

Kişisel gelişimin temeli çocuklukta atılır. Problemleri, psikolojik problemleri olan insanların geçmişine baktığımızda, bu temel eksikliklerin çoğunun çocuklukta başladığını görürüz. Çocuklukta yaşanan deneyimler, bireyin ileriki yaşamında nasıl bir yol izleyeceğini belirler.

Mutlu olmak için kendimizi başkalarıyla kıyaslamak, özgüven yetersizliği ve aşağılık kompleksi gibi durumların temelini oluşturur. Bu kıyaslama alışkanlığı çocuklukta başlar; özellikle anne babaların çocukları kıyaslaması, ileride yetişkin bireyde özgüven sorunlarına yol açar. Eğer özgüveni yüksek, mutlu ve başarılı bireyler yetiştirmek istiyorsak, önce işin temelini sağlam tutmalıyız; çünkü temel sağlam değilse, üzerine inşa edilen kişilik dengesi sarsılır.

Gerçek Hayata Hazırlayın!

Aileler, çocuğu ne kadar korurlarsa o kadar iyi yetişir diye düşünebilir. Ancak aşırı koruma, çocukları gerçek hayata hazırlamaz. Örneğin, yıllarca akvaryumda yetişmiş bir balığı okyanusa bırakmak onu kısa sürede öldürür. Çocuk da aynı şekilde, korunaklı bir ortamda büyüyorsa, dış dünyaya çıktığında mutsuz olur. Bu nedenle, çocukları gerçek yaşama uygun bireyler olarak yetiştirmek gerekir. Onu birey olarak görmek, kişiliğini, isteklerini, duygularını ve genetik yapısını kabul etmek çok önemlidir.

Çocukları aşırı korumak, onların kendi becerilerini deneme ve hata yapma fırsatlarını sınırlar. Altın kafeste yetiştirilen çocuk, gerçek hayata çıktığında özgüvenini kaybeder. Küçük zorluklarla başa çıkmayı öğrenemeyen bir çocuk, ileride uyum ve sosyal beceri sorunları yaşayabilir. Bu nedenle çocuk, kendi başına yapabildikçe desteklenmeli; basit görevlerde bile “Ben yapabiliyorum” duygusunu deneyimlemesine izin verilmelidir.

Kendini Değerli Hissetmeli

Anne babanın görevi, çocuğun kendinden ayrı bir birey olduğunu fark etmek ve ona bu alanı tanımaktır. Çocuğa yapmadığımız bir şeyi, örneğin eşimize veya arkadaşımıza yapmadığımız bir davranışı, ona da yapmamak gerekir. Sınırsız sevgi ve saygı göstermek, onun kendini güvende hissetmesini sağlar. Çocuk, kendini değerli hissettiğinde ve birey olarak kabul edildiğinde, özgüveni de doğal olarak gelişir.

Sonuç olarak, kişisel gelişimin temeli çocuklukta atılır ve bu temel, aile tutumları, özgüven ve gerçek yaşama hazırlıkla şekillenir. Çocuklukta verilen sevgi, ilgi ve farkındalık, bireyin gelecekteki başarısı ve mutluluğu için en önemli yatırımdır. Sağlam atılan temeller, güçlü ve dengeli bireyler yetiştirir; eksik veya yanlış temeller ise ileride telafisi zor boşluklara dönüşebilir. Çocukluk dönemi, kişisel gelişimin en kritik aşamasıdır ve doğru yönlendirme, onu güvenli, mutlu ve özgüvenli bir birey olarak yetiştirmenin anahtarıdır.

Read More
turhan-guldas-mantra-yazmak
Genel
Eylül 29, 2025by turhanguldas

Mantra Yazmak Kariyerinizi Nasıl Değiştirir?

Mantra Yazmak Kariyerinizi Nasıl Değiştirir?

Mantralar, hayatımızın birçok alanında fark yaratabilecek güçlü bir araçtır. Kariyerden ikili ilişkilere, eğitimden kişisel gelişime kadar geniş bir yelpazede etkilerini gözlemlemek mümkündür. Özellikle disiplinli bir şekilde yazıldığında ve düzenli tekrar edildiğinde, hem zihinsel hem de duygusal dünyamızda önemli değişimler yaratır.

Odaklanma Gücü Artar

Mantra yazanların geri bildirimleri, bu pratiğin kariyer üzerinde ciddi etkiler yarattığını gösteriyor. Kişi, düzenli yazma alışkanlığı kazandığında disiplin geliştiriyor, aynı zamanda kendi düşünce ve hedeflerini daha net görmeye başlıyor. Zihin, mantralar aracılığıyla gün içinde defalarca programlanıyor ve bu da kişinin odaklanma gücünü artırıyor.

Öğrenciler açısından bakıldığında, mantraların derslere konsantre olmayı kolaylaştırdığı görülüyor. Gençlerin aklı genellikle dağınık olur, bu yüzden derslere ve sınavlara odaklanmakta zorlanabilirler. Mantralar, anda kalmayı sağladığı için öğrenilen bilgilerin daha iyi anlaşılmasına ve hafızada kalmasına yardımcı olur. Bu sayede sınavlarda veya herhangi bir bilgi ölçümünde çok daha başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Kariyer yolculuğuna yeni başlayanlar için de mantraların katkısı büyüktür. Bugün lise veya üniversitede alınan kararlar, gelecekte oturulacak evi, yapılacak mesleği, sahip olunacak çevreyi ve hatta seçilecek eşi bile etkileyebilir. Bu yüzden eğitim döneminde kazanılan bilgi ve disiplin büyük önem taşır. Mantralar da bu süreçte kişinin hedeflerine odaklanmasını kolaylaştırır ve motivasyonu artırır.

Çalışma Hayatında Mantra

İş hayatına atılan kişiler için mantraların sağladığı en önemli avantaj, fark yaratmaktır. Düzenli olarak mantra yazan biri, zihnini sürekli hedeflerine odaklı tutar. Yazılan her cümle, bilinçaltında defalarca tekrar edilir ve bu da kişinin davranışlarına, kararlarına ve performansına yansır. Böylece kişi iş ortamında daha disiplinli, üretken ve motive olur. Bu fark da zamanla kariyer yolunda ciddi avantajlar getirir.

Özetle, mantralar yalnızca bir tekrar cümlesi değil; kariyerimizi, eğitimimizi ve iş hayatımızı şekillendiren güçlü bir zihinsel araçtır. Düzenli uygulandığında, kişinin hem odaklanmasını hem de hedeflerine ulaşma gücünü artırır. Kariyerinizde ilerlemek veya iş hayatında fark yaratmak istiyorsanız, mantra pratiğini günlük hayatınıza katmak büyük bir destek sağlayabilir.

Read More
turhan-guldas-Zenginligi-Yaratan-Zihin
Genel
Eylül 22, 2025by turhanguldas

Zenginliği Yaratan Zihin

Zenginliği Yaratan Zihin

Para ve bolluk, dışarıda aradığımız bir şey gibi görünse de, gerçek yaratım gücü zihnimizdedir. Düşüncelerimiz para enerjisini şekillendirir ve hayatımıza yansır.

Her düşünce bir enerji frekansıdır; olumsuz ve sınırlayıcı düşünceler para blokajları yaratırken, olumlu ve destekleyici düşünceler bolluk bilincini güçlendirir.

Zihin ve Para Arasındaki Bağlantı

Bilinçaltı programlama, hayatımızdaki sonuçları doğrudan etkiler. Zihninizdeki kalıplar, sizin gerçekliğinizi oluşturur:

  • “Para zor kazanılır” kalıbı para akışını yavaşlatır.
  • “Bolluk benim hakkım değil” kalıbı içsel bolluk deneyimini sınırlanır.
  • “Zenginlik sadece şanslı olanlara gelir” kalıbı da fırsatların gözden kaçmasına sebep olur.

Oysa zenginlik yaratmak, bu zihinsel kalıpları fark etmek ve dönüştürmekle başlar.

Düşünceleri Gerçekliğe Dönüştürmek

  1. Farkındalık: Her düşüncenizi gözlemleyin. Para ile ilgili hangi düşünceler sizi sınırlandırıyor?
  2. Sorgulama: Bu düşünceler gerçekten bana mı ait, yoksa öğretilmiş bir kalıp mı?
  3. Yeniden Programlama: Olumsuz düşüncenin yerine destekleyici bir cümle koyun.

Örnekler:

  • “Para benim için zor” yerine “Para bana kolayca ve doğal olarak akar.”
  • “Bolluk benim için mümkün değil” yerine “Bolluk benim doğal halimdir ve hayatıma akıyor.”

Bu süreç, zihni içsel bolluk ve bolluk bilinci ile uyumlandırır.

Günlük Pratik: Zihninizi Eğitmek

Her sabah veya akşam 5–10 dakika ayırarak:

  • Zihninizdeki sınırlayıcı düşünceleri yazın.
  • Her birine destekleyici bir para mantrası yerleştirin.
  • Mantrayı tekrarlarken, paranın ve bolluğun hayatınıza aktığını hayal edin.

Bu pratik, bilinçaltı programlama yoluyla zenginlik yaratmak için güçlü bir araçtır.

Zenginliği Yaratmanın Gücü Sizin Elinizde

Zihnimizi bilinçli şekilde yönlendirdiğimizde, para enerjisi serbest kalır ve hayatımıza akar. Bolluk bilinci geliştirildiğinde, zenginlik sadece bir hedef değil, yaşamın doğal bir parçası hâline gelir.

Unutmayın, düşünceleriniz gerçekliğinizin tasarımcılarıdır. Zihninizi doğru programlayın, bolluk hayatınıza kolaylıkla akacaktır.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog (1)
Genel
Eylül 15, 2025by turhanguldas

Bilinçaltına Mesaj Göndermenin Sırrı

Bilinçaltına Mesaj Göndermenin Sırrı

Beynimiz, düşündüğümüzden çok daha farklı bir dil kullanır. Günlük hayatta kurduğumuz mantıklı ve düz cümlelerin ötesinde, beynin kendine özgü bir iletişim biçimi vardır. Bu dil, kelimelerden çok daha güçlüdür. Çünkü bilinçaltı, sözcüklerden ziyade hislerle, imgelerle ve tekrarlarla hareket eder.

Birçok insan hayatında neden aynı döngülerin tekrarlandığını merak eder. Oysa cevap oldukça basittir: Beyin, hangi mesajı sık sık alıyorsa onu gerçek kabul eder ve o yönde davranmaya başlar. Biz bilinç düzeyinde farklı şeyler düşünsek bile, bilinçaltı kendi aldığı mesajları uygular. İşte bu yüzden beynin diliyle konuşmayı öğrenmek, hayatımızı dönüştürmenin en etkili yoludur.

Sık ve Güçlü Tekrarlar

Beynin dili; görseller, semboller, duygular ve tekrarlarla çalışır. Siz bir kelimeyi yalnızca düşüncede bıraktığınızda, beyniniz bunu kısa süreli bir veri olarak algılar ve hızla unutur. Ama aynı kelimeyi, güçlü bir duygu ve canlı bir imgeyle desteklediğinizde, beyniniz için bu bir “gerçeklik” haline gelir. Örneğin, “ben başarılıyım” cümlesi zihinde sıradan bir söz gibi kalabilir. Fakat kendinizi sahnede alkış alırken ya da hedefinize ulaşmışken canlandırdığınızda, beyniniz bu sahneyi gerçekmiş gibi kaydeder.

İşte bilinçaltına mesaj göndermenin en etkili yolu budur: Kelimeleri tekrar tekrar kullanmak, onları hislerle güçlendirmek ve mümkünse görselle desteklemek. Çünkü beyin, tekrar edilen mesajları birer gerçeklik kodu gibi algılar. Ne kadar sık ve güçlü tekrar yaparsanız, bilinçaltınız o mesajı o kadar hızlı kabul eder.

Mesajlarınız Net Olsun

Burada önemli olan bir diğer nokta da mesajın netliğidir. Belirsiz, kararsız ya da olumsuz ifadeler beynin dilinde etkili değildir. “Başarısız olmak istemiyorum” dediğinizde bilinçaltınız aslında yalnızca “başarısız olmak” kısmını algılar. Çünkü onun dili “olumsuzluk eklerini” ayırt etmez. O yüzden mesajınızı her zaman pozitif, kısa ve güçlü kurmalısınız.

Sonuç olarak, bilinçaltına mesaj göndermenin sırrı; doğru kelimeleri seçmek, onları duyguyla beslemek ve sabırla tekrarlamaktır. Beyniniz, bu mesajı gerçek kabul ettiğinde tüm davranışlarınız, alışkanlıklarınız ve hatta beden kimyanız bu yeni inanç doğrultusunda şekillenmeye başlar.

Unutmayın, beyniniz sizin kurduğunuz günlük dili değil, kendi özel dilini anlar. Siz onunla kendi dilinde konuşmaya başladığınızda, yaşamınızda mucizevi dönüşümlere tanık olabilirsiniz. Çünkü hayat, bilinçaltına yazdığınız kodların bir yansımasından başka bir şey değildir.

Read More
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • …
  • 7
Bu bağlantılardan Dr. Turhan Gülaş hakkında daha fazlasını keşfedin ve bizimle iletişime geçin. Düzenli güncellemeler için hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın.

Hızlı Erişim

Dr. Turhan Güldaş Hakkında
Kişisel Gelişim
TV Media
Basında

Bizi Takip Edin

Instagram
Facebook
YouTube

Copyright © 2025 Dr. Turhan GÜLDAŞ. All Rights Reserved

Yaşam Sihirbazı

back to top
@dr.turhanguldas
18.04.2026 günün mantrası. 18.04.2026 günün mantrası.
17.04.2026 günün mantrası. 17.04.2026 günün mantrası.
Bazı kitaplar okunur, bazıları ise gerçekten bakış Bazı kitaplar okunur, bazıları ise gerçekten bakış açısını değiştirir.

Parayı Sen Yaratırsın, sadece para hakkında değil;
cesaret, düşünce ve harekete geçme üzerine güçlü bir rehber.

Turhan Güldaş, sade ama etkileyici anlatımıyla insanı “Artık yapmalıyım” noktasına getiriyor.
Hayatta bazı şeyleri tekrar tekrar hatırlamak gere Hayatta bazı şeyleri tekrar tekrar hatırlamak gerekir.
Belki bugün bu cümlelerden biri sana iyi gelir.

Kaydetmeyi unutma.
Küçük bir farkındalık her şeyi değiştirebilir. Vi Küçük bir farkındalık her şeyi değiştirebilir.

Videonun sonundaki cümle tam olarak bununla ilgili.
Sonuna kadar izle, ne demek istediğimi anlayacaksın.
Mantra mucizelerinden sadece birkaç tanesi 😊 Mantra mucizelerinden sadece birkaç tanesi 😊
İnsanların %90’ı mutluluğu yanlış sırayla arıyor. İnsanların %90’ı mutluluğu yanlış sırayla arıyor.

Önce hayatın değişmesini bekliyorlar.
Oysa gerçek dönüşüm zihinde başlar.

Zihin değişir → Hayat değişir.

Bunu fark edenlerden misin?

👇 “Fark ettim” yaz.
Canlı yayını kaçıranlar için… 👀 Kaydı bıraktık. En Canlı yayını kaçıranlar için… 👀 Kaydı bıraktık.
En çok hangi kısmı sevdiniz?🎈
Her şeyi planlamaya çalıştıkça anı kaçırıyoruz. Bı Her şeyi planlamaya çalıştıkça anı kaçırıyoruz.
Bırak biraz da hayat seni götürsün.

✨ Her şeyin kontrolü sende olmak zorunda değil.
Bazen bir kitap karşınıza çıkar ve tek bir sayfası Bazen bir kitap karşınıza çıkar ve tek bir sayfası bile uzun zamandır ihtiyacınız olan şeyi söyler…

“Bana Farketmez” tam olarak böyle bir kitap.
Hayatı neden bu kadar ciddiye aldığımızı, başkalarının düşüncelerinin bizi neden bu kadar etkilediğini ve geçmişte yaşadıklarımızın bugünümüzü nasıl şekillendirdiğini düşündüren cümlelerle dolu.

Okurken kendinize şu soruyu soruyorsunuz:
Gerçekten bu kadar yük taşımak zorunda mıyım?

Bazı kitaplar sadece okunur.
Bazıları ise insanın zihninde küçük bir kapı açar.

Bu kitap ikinci türden olabilir…
Herkes görünmeyen bir savaş veriyor. Nazik ol. Çün Herkes görünmeyen bir savaş veriyor.
Nazik ol.
Çünkü herkes bir şeylerle mücadele ediyor.
Geçmişte yaşamak zihni yorar. Gelecekte yaşamak ka Geçmişte yaşamak zihni yorar.
Gelecekte yaşamak kaygı yaratır.

Huzur çoğu zaman başka bir yerde değil,
tam şu anın içinde saklıdır.

Bazen sadece durup nefes almak gerekir.
Ve kendine hatırlatmak:

Mantrayla anda kalabilirsin
Instagram'da takip et