logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
YouTube
logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
YouTube
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
Genel

Kategori: Genel

turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog (3)
Genel
Kasım 3, 2025by turhanguldas

Yaşamınızda Sihirler Yaratın

Yaşamınızda Sihirler Yaratın

Daha güzel bir yaşam mümkün. Yeter ki yaşamınızın direksiyonuna kendiniz geçin. Değişim ve gelişim isteğinize yönelik en yalın uygulamaları kolaylıkla yapabilir ve siz de yaşamınızda sihirler yaratabilirsiniz.

Sabırla, pes etmeden, kendi iradenizle uyguladığınız yöntemlerin her zaman sonuç alacağını unutmayın. Yaşamınızda sihirler yaratabildiğinizi gördükçe sizin de inancınız daha çok artacak. Motivasyonunuz çevrenizi de etkileyecek düzeyde yükselecek. Tabii ki burada en önemli şeylerden biri devamlılıktır.

Daha Güzel Bir Hayat İçin…

Meditasyon önemlidir, fakat en önemlisi mantra, yani içsel konuşmalardır. İnsanlar her zaman kendi kendilerine konuşurlar. Bu aslında çok iyi bir şeydir, asla kötü bir şey değildir. Ama bu içsel konuşmaları kontrol altına alıp bilinçaltınıza ne yüklediğinizin farkında olduğunuz ve doğru soruları sorduğunuz zaman hayatınızın direksiyonuna geçmiş olursunuz. Böylelikle daha güzel bir hayat yaşarsınız.

Mantrayı, olumlu kelimelerden oluşmuş basit cümlelerle, kendinizin “kısa metraj filmini” hazırlamak diye düşünebilirsiniz. Mantra, kişisel gelişimin ve olumlu düşüncenin olmazsa olmazıdır. Mantralar, düşüncelerimizi değiştirme gücüne sahiptir.  Mantra bizi ilerlememiz için programlayan en önemli araçtır.  Mantranın gücünü fark edebilmek, amaçlarımız doğrultusunda kullanabilmek çok önemlidir.

Gücünüzün Farkına Varın

İçinizdeki gücün farkına varın ve onu mantranın gücüyle çalıştırın. Unutmayın herkeste aynı güç var. Kimse seçilmiş ya da kutsal değil. Kimileri biraz fazla okuyor, kimileri biraz daha fazla araştırıyor…

İşte bunları yapan kişiler evrene dair bazı şifreleri bulup fark yaratıyorlar. Bu güç istediğiniz her şeyi size çekecektir. Hiç kimseden medet ummanıza gerek yok. Sadece size bir şey anlatmaya çalışan beyninizle olumlu ve amaçlarınıza yönelik etkili bir iletişim kurun. Gerisi size evren tarafından gelecektir.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog (2)
Genel
Ekim 27, 2025by turhanguldas

Müziğin Çocuk Gelişimindeki Rolü ve Özgüven

Müziğin Çocuk Gelişimindeki Rolü ve Özgüven

Çocuk gelişiminde müziğin önemi, hamilelik döneminde başlar. Son 10 hafta, klasik müzik çocukların beyin gelişimini artırır ve nöron sayısını çoğaltır. Araştırmalar, müzik dinleyen çocukların yaratıcılıklarının ve duygusal gelişimlerinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Müzik, çocuğun ruhunun gıdasıdır; akıllı ve sağlıklı bireyler yetiştirmek için müzikle kurulan iletişim çok önemlidir.

Müzik ve enstrüman eğitimi, çocuğun özgüvenini geliştiren önemli araçlardır. Mümkünse çocuk bir enstrüman çalmaya yönlendirilmelidir. Gitar veya keman, çocukların hem özgüvenini artırır hem de sosyal becerilerini destekler. Keman, özellikle dikkat ve sabır gerektiren bir enstrümandır. Einstein gibi bilim insanlarının çocuklukta müzikle iç içe büyüdükleri bilinmektedir; bu nedenle müzik, zihinsel ve duygusal gelişim üzerinde derin etkiler bırakır.

Başarı Hissi Pekişir

Herhangi bir enstrümanı öğrenmek, çocuğun koordinasyon, dikkat ve problem çözme becerilerini artırır. Öğrenme süreci zorludur; ama bu süreçte çocuk, küçük başarılarla özgüven kazanır. Özgüven, deneme yanılma yoluyla gelişir. Örneğin, küçük bir çocuk pantolonunu kendi başına giydiğinde veya yemek yediğinde “ben yapabiliyorum” duygusunu yaşar. Aynı şekilde, bir enstrümanı çalabilmek, çocuğun başarı hissini pekiştirir ve özgüvenini güçlendirir.

Önemli olan, çocuğun hevesine göre yönlendirme yapmaktır. Zorlamamak ve müzik eğitimini oyunla karıştırmak, çocuğun sürece ilgisini artırır. Müzik dersleri, oyunla birleştirildiğinde çocuk, öğrenmeyi eğlenceli bir deneyim olarak algılar ve motivasyonu yükselir. Bu yaklaşım, çocuğun hem bireysel hem de sosyal gelişimini destekler.

Kendi Yeteneklerini Keşfeder

Müziğin yaratıcılığa etkisi de büyüktür. Yaratıcı düşünme ve hayal kurma becerileri, çocukların kendilerini ifade etmelerini sağlar. Çocuk, yaptığı her deneyimle kendi yeteneklerini keşfeder ve özgüven kazanır. Özgüvenli bir çocuk, sosyal ilişkilerinde daha başarılıdır, iletişim becerileri gelişmiştir ve kendi kararlarını alma yetisini deneyimlemiş olur.

Müzik ve deneyim yoluyla öğrenme, çocukların hayal gücünü destekler ve bireysel gelişimlerini güçlendirir. Çocuk, hem okulda hem sosyal yaşamda kendine güvenle hareket eder. Deneyim yoluyla kazanılan başarı hissi, özgüveni beslerken, doğru yönlendirme ve sevgiyle desteklenen süreç, çocuğun kişisel gelişimini pekiştirir.

Sonuç olarak, müzik ve enstrüman çalmak, çocukların beyin gelişimini destekler, yaratıcılıklarını artırır ve özgüven kazanmalarına katkı sağlar. Deneyim yoluyla öğrenme, başarı hissi ve motivasyon, çocuğun kendine güvenini besler. Doğru yönlendirme ve destekle, müziğin hayatına dokunduğu çocuklar hem sosyal hem akademik hayatta özgüvenle ilerler ve yaratıcı bireyler olarak gelişir.

Read More
turhan-guldas-durust-olmak
Genel
Ekim 20, 2025by turhanguldas

Her Zaman Dürüst Olun

Her Zaman Dürüst Olun

Çocuk her zaman anne babasını örnek alır. Bunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmamanız gerekir. Eğer biz dürüst değilsek, eğer biz yalan konuşuyorsak, eğer biz insanların arkasından konuşuyorsak, eğer biz hile yapıyorsak çocukların da bizi örnek alıp bunları yapması gayet normal. Dolayısıyla eğer çocuğunuzun başarılı, topluma faydalı bir birey olarak yetişmesini istiyorsanız öncelikle sizin ona iyi örnek olmanız gerekir.

Dürüstlük çocuk yetiştirmede en önemli faktördür. Çocuklara karşı dürüst olun. Eğer çocuğunuza dürüst olmazsanız, söylediklerinizin ve verdiğiniz sözlerin arkasında durmazsanız çocuğunuz size inanmaz. İnançsızlık, size olan güveninin sarsılmasına neden olur. Dahası sizden yalan söylemeyi, sözünde durmamayı, dürüst olmamayı gördükçe kendisine kopyalar. Bu nedenle davranışlarınızda asla çelişmeyin. Şayet siz sigara içiyorsanız, çocuğunuza “sigara içme” diyemezsiniz. Konuşurken argo konuşuyorsanız, çocuklarınız da aynı şekilde davranacaktır.

Tutamayacağınız Sözler Vermeyin

Çocuklar, anne-babanın yansımasıdır. Çocukta ne görüyorsanız, o davranış sizde de vardır. Sağlıklı çocuk gelişimi için önce anne-babanın kendisini yetiştirmesi gerekir.

Çocuğunuzu her zaman doğru konuşmaya yönlendirin. Bunu sağlamak için siz de ilişkilerinizde, sohbet ve konuşmalarınızda dürüst olun. Yalan söylemeyin, hiçbir zaman tutamayacağınız sözler vermeyin.

Çocuğunuzu motive edici ödüller verin. Rüşvet gibi algılamayacağı, motivasyonunu ve hevesini artırıcı teşvikler kullanabilirsiniz. Çocuğunuzu her zaman motive edin, pozitif konuşun, onu yükseltin, yüceltin. Yaptığı hareketi eleştirin, kendisini değil. ‘Sen aptalsın sen salaksın, sen bunu hep yapıyorsun’ diyeceğinize, ‘bence sen bunu, şu nedenle yanlış yaptın, bardağı iyi tutmadığın için kırdın’ deyin. Onun kişiliğine kapasitesine, beyin yapısına bağlamayın… Çünkü çocuklar özellikle ebeveynlerinden duydukları aşağılayıcı ithamlardan olumsuz olarak etkilenir ve sonucunda bilinçaltında travmalar oluşturur.

Ne Yazarsanız, Onu Okursunuz!

Ebeveynler tartışmalarını, kavgalarını çocuklar önünde yapmamaya çok dikkat etmelidirler. Çünkü bu tür tartışmalar çocukların genç dimağlarında çok büyük travmalar yaratır. Kötü söz kullanmak, küfürlü konuşmak, birbirine saygısız davranmak, çocuğun da ileride öyle bir birey olmasına neden olur. Çocuğumuzun ne yapmasını istemiyorsak, bizim de onları yapmamamız gerekir. Sonuçta çocuklar bizi örnek alıyor.

Anne-baba çocuk için örnektir. Çocuk, sizi kopyalar. Çocukta kötü alışkanlıklar varsa sebebi sizsinizdir. Unutmayın çocuklar boş bir sayfa gibidir; siz ne yazarsanız ileride çocuğunuzda da onu okursunuz.

Read More
turhan-guldas-ertelenme-aliskanligindan-kurtulun
Genel
Ekim 13, 2025by turhanguldas

Erteleme Alışkanlığından Kurtulun

Erteleme Alışkanlığından Kurtulun

Ertelemek, korku sonucunda ortaya çıkar. İnsanlar gözlerinde büyüttüğü, yapamayacağından endişe duyduğu, zor olduğunu düşündüğü şeyleri yapmayı sürekli ertelerler. Ertelemekten kurtulmak için karar vermek gereklidir. Bir atasözü der ki; “En kötü karar, kararsızlıktan iyidir.” Bu oldukça haklı bir düşünce biçimidir. İnsan ruhunu, beynini ve kalbini dinleyerek karar vermelidir. Kendi iç sesini duyan insan, kendisi için doğru olana karar verecektir.

Ertelemek insanların enerjisini tüketir. Ertelemek arkanızda dağların birikmesine sebep olur. Bir şeyi ertelemek onu yok etmez. Yapılması ertelenen her şey arka planda varlığını rahatsız edici bir şekilde sürdürmeye devam eder. Ertelemekten vazgeçip, yapmak için bir adım atılmazsa biriken işler kişinin yaşam enerjisinden çalmaya başlar. Cep telefonlarında arka planda gereksiz yere çalışan ama kapatılmayan uygulamalar telefonun bataryasını gereksiz yere tüketir. Bu yüzden telefon üreticileri kullanma talimatlarında bataryayı verimli kullanmak için gereksiz programlarının silinmesini ya da kapatılmasını tavsiye derler. Ertelediğimiz işler de aynı şekilde beyimizin arka planında suçluluk duygusu, korku, endişe gibi olumsuz programları çalıştırarak enerjimizi tüketir.

Kendinize Yalan Söylemeyin

Uzaya giden araçlar kalkış anında yakıtlarının yarısını kullanır. Geriye kalan yakıt 2-3 yıl boyunca aracın hedefini tamamlaması için yeterlidir. Bu durumda başlamanın önemini bir kez daha anlamış oluyoruz. Ertelenen her şey için bu mantığı oturtabilmek önemlidir. Başladım ve bu işin yarısını bitirdim, yarın tekrar başlayacağım ve kalan yarısını da bitireceğim diyerek erteleme alışkanlığından kurtulmak mümkündür. Bu sayede yıllardır biriktiği için sorun haline gelmiş işler bile kısa sürede çözüme kavuşacaktır.

İnsanların erteleme süreçlerinde en çok başvurdukları yöntem kendilerine yalan söylemeleridir. Başlayacağım, yapacağım, şu diziden sonra kalkacağım gibi yalanlar insan ruhuna zarar verir. Kendimize güvenimiz zedelenir, özgüvenimiz azalır. Bunlar insanı başarısızlığa doğru sürükleyen şeylerdir. Yapılması gereken şeyi yapmak, ertelememek, hızlı bir şekilde karar vermek önemlidir. Bunları yaparken planlı olmayı unutmamak gerekir. Yapacağınız şeye karar verin ve yapın. Beklemek kimseye bir şey kazandırmaz.

Bugün ya da yarın yapılması gereken bir işi ertelemek mevcut zamanın kalitesini düşürür. Bugün yapacağınız bir iş sayesinde yarın farklı bir şey yapabilirsiniz. Bugün ertelediğiniz bir iş yarın bir fırsat kaçırmanıza neden olur. “Bugünün işini yarına bırakma” atasözü çok doğrudur, eğer bırakırsan işler birikir. Her yeni gün, daha yoğun bir gün haline gelir ve insanı daha çok boğar.

Seçim Yapmayı Öğrenin

İnsan şimdide yaşamayı, sorunları anında çözmeyi öğrenirse, gelecekte yapması gereken şeyler gözünde büyümez. Bilmediğiniz konular hakkında yardım isteyin. Herkes her şeyi mükemmel seviyede bilmek zorunda değildir. Herkesin kendine özgü yeteneği ve bilgi birikimi vardır. İnternet kavramı ile bilgiye ve insanlara ulaşmak çok daha kolaydır. Her sorunun cevabının olduğu bir yer vardır. Araştırmak ve istekli olmak, gerektiğinde yardım istemek ertelemenin önüne geçer. İnsanlar sevdikleri işi yaparlarsa başarılı olabilirler ancak insanın sevdiği işi bulması da uzun zaman alır. Bu yüzden mevcut işin sevilmesi ve sahiplenilmesi başarıyı artırır. Kişinin başarı potansiyelini yükseltir.

Seçim yapmamak insanı ertelemeye sürükler. Ertelemeyi seçmek ise yapılmış gerçek bir seçim değildir. Hareket ettiğinizde önünüze bir hedef gelir, ertelemeyi seçtiğinizde ise hiçbir şey… Bilgiye ulaşabilirsiniz, kendinizi inandırabilirsiniz, motive olabilirsiniz bunların hepsine sahip olan fark yaratan tek bir şey vardır: Yapmak! İnsanlar bazen sırf enerjileri olmadığı için erteleyebilirler. Bunun temelinde önceden ertelenen ve insanı yoran işler vardır. Bu kişinin uyku düzenine, beslenme düzenine etki eder ve fiziksel olarak da sorun yaşamasına yol açar. Eğer erteleme alışkanlığından kurtulursak, yapacaklarımızı anında “şimdi” yaparsak hem enerjimiz yükselir hem de sağlıklı oluruz.

Read More
turhan-guldas-Asiri-Koruma-Zarar-Verir
Genel
Ekim 6, 2025by turhanguldas

Aşırı Koruma Zarar Verir

Aşırı Koruma Zarar Verir

Kişisel gelişimin temeli çocuklukta atılır. Problemleri, psikolojik problemleri olan insanların geçmişine baktığımızda, bu temel eksikliklerin çoğunun çocuklukta başladığını görürüz. Çocuklukta yaşanan deneyimler, bireyin ileriki yaşamında nasıl bir yol izleyeceğini belirler.

Mutlu olmak için kendimizi başkalarıyla kıyaslamak, özgüven yetersizliği ve aşağılık kompleksi gibi durumların temelini oluşturur. Bu kıyaslama alışkanlığı çocuklukta başlar; özellikle anne babaların çocukları kıyaslaması, ileride yetişkin bireyde özgüven sorunlarına yol açar. Eğer özgüveni yüksek, mutlu ve başarılı bireyler yetiştirmek istiyorsak, önce işin temelini sağlam tutmalıyız; çünkü temel sağlam değilse, üzerine inşa edilen kişilik dengesi sarsılır.

Gerçek Hayata Hazırlayın!

Aileler, çocuğu ne kadar korurlarsa o kadar iyi yetişir diye düşünebilir. Ancak aşırı koruma, çocukları gerçek hayata hazırlamaz. Örneğin, yıllarca akvaryumda yetişmiş bir balığı okyanusa bırakmak onu kısa sürede öldürür. Çocuk da aynı şekilde, korunaklı bir ortamda büyüyorsa, dış dünyaya çıktığında mutsuz olur. Bu nedenle, çocukları gerçek yaşama uygun bireyler olarak yetiştirmek gerekir. Onu birey olarak görmek, kişiliğini, isteklerini, duygularını ve genetik yapısını kabul etmek çok önemlidir.

Çocukları aşırı korumak, onların kendi becerilerini deneme ve hata yapma fırsatlarını sınırlar. Altın kafeste yetiştirilen çocuk, gerçek hayata çıktığında özgüvenini kaybeder. Küçük zorluklarla başa çıkmayı öğrenemeyen bir çocuk, ileride uyum ve sosyal beceri sorunları yaşayabilir. Bu nedenle çocuk, kendi başına yapabildikçe desteklenmeli; basit görevlerde bile “Ben yapabiliyorum” duygusunu deneyimlemesine izin verilmelidir.

Kendini Değerli Hissetmeli

Anne babanın görevi, çocuğun kendinden ayrı bir birey olduğunu fark etmek ve ona bu alanı tanımaktır. Çocuğa yapmadığımız bir şeyi, örneğin eşimize veya arkadaşımıza yapmadığımız bir davranışı, ona da yapmamak gerekir. Sınırsız sevgi ve saygı göstermek, onun kendini güvende hissetmesini sağlar. Çocuk, kendini değerli hissettiğinde ve birey olarak kabul edildiğinde, özgüveni de doğal olarak gelişir.

Sonuç olarak, kişisel gelişimin temeli çocuklukta atılır ve bu temel, aile tutumları, özgüven ve gerçek yaşama hazırlıkla şekillenir. Çocuklukta verilen sevgi, ilgi ve farkındalık, bireyin gelecekteki başarısı ve mutluluğu için en önemli yatırımdır. Sağlam atılan temeller, güçlü ve dengeli bireyler yetiştirir; eksik veya yanlış temeller ise ileride telafisi zor boşluklara dönüşebilir. Çocukluk dönemi, kişisel gelişimin en kritik aşamasıdır ve doğru yönlendirme, onu güvenli, mutlu ve özgüvenli bir birey olarak yetiştirmenin anahtarıdır.

Read More
turhan-guldas-mantra-yazmak
Genel
Eylül 29, 2025by turhanguldas

Mantra Yazmak Kariyerinizi Nasıl Değiştirir?

Mantra Yazmak Kariyerinizi Nasıl Değiştirir?

Mantralar, hayatımızın birçok alanında fark yaratabilecek güçlü bir araçtır. Kariyerden ikili ilişkilere, eğitimden kişisel gelişime kadar geniş bir yelpazede etkilerini gözlemlemek mümkündür. Özellikle disiplinli bir şekilde yazıldığında ve düzenli tekrar edildiğinde, hem zihinsel hem de duygusal dünyamızda önemli değişimler yaratır.

Odaklanma Gücü Artar

Mantra yazanların geri bildirimleri, bu pratiğin kariyer üzerinde ciddi etkiler yarattığını gösteriyor. Kişi, düzenli yazma alışkanlığı kazandığında disiplin geliştiriyor, aynı zamanda kendi düşünce ve hedeflerini daha net görmeye başlıyor. Zihin, mantralar aracılığıyla gün içinde defalarca programlanıyor ve bu da kişinin odaklanma gücünü artırıyor.

Öğrenciler açısından bakıldığında, mantraların derslere konsantre olmayı kolaylaştırdığı görülüyor. Gençlerin aklı genellikle dağınık olur, bu yüzden derslere ve sınavlara odaklanmakta zorlanabilirler. Mantralar, anda kalmayı sağladığı için öğrenilen bilgilerin daha iyi anlaşılmasına ve hafızada kalmasına yardımcı olur. Bu sayede sınavlarda veya herhangi bir bilgi ölçümünde çok daha başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Kariyer yolculuğuna yeni başlayanlar için de mantraların katkısı büyüktür. Bugün lise veya üniversitede alınan kararlar, gelecekte oturulacak evi, yapılacak mesleği, sahip olunacak çevreyi ve hatta seçilecek eşi bile etkileyebilir. Bu yüzden eğitim döneminde kazanılan bilgi ve disiplin büyük önem taşır. Mantralar da bu süreçte kişinin hedeflerine odaklanmasını kolaylaştırır ve motivasyonu artırır.

Çalışma Hayatında Mantra

İş hayatına atılan kişiler için mantraların sağladığı en önemli avantaj, fark yaratmaktır. Düzenli olarak mantra yazan biri, zihnini sürekli hedeflerine odaklı tutar. Yazılan her cümle, bilinçaltında defalarca tekrar edilir ve bu da kişinin davranışlarına, kararlarına ve performansına yansır. Böylece kişi iş ortamında daha disiplinli, üretken ve motive olur. Bu fark da zamanla kariyer yolunda ciddi avantajlar getirir.

Özetle, mantralar yalnızca bir tekrar cümlesi değil; kariyerimizi, eğitimimizi ve iş hayatımızı şekillendiren güçlü bir zihinsel araçtır. Düzenli uygulandığında, kişinin hem odaklanmasını hem de hedeflerine ulaşma gücünü artırır. Kariyerinizde ilerlemek veya iş hayatında fark yaratmak istiyorsanız, mantra pratiğini günlük hayatınıza katmak büyük bir destek sağlayabilir.

Read More
turhan-guldas-Zenginligi-Yaratan-Zihin
Genel
Eylül 22, 2025by turhanguldas

Zenginliği Yaratan Zihin

Zenginliği Yaratan Zihin

Para ve bolluk, dışarıda aradığımız bir şey gibi görünse de, gerçek yaratım gücü zihnimizdedir. Düşüncelerimiz para enerjisini şekillendirir ve hayatımıza yansır.

Her düşünce bir enerji frekansıdır; olumsuz ve sınırlayıcı düşünceler para blokajları yaratırken, olumlu ve destekleyici düşünceler bolluk bilincini güçlendirir.

Zihin ve Para Arasındaki Bağlantı

Bilinçaltı programlama, hayatımızdaki sonuçları doğrudan etkiler. Zihninizdeki kalıplar, sizin gerçekliğinizi oluşturur:

  • “Para zor kazanılır” kalıbı para akışını yavaşlatır.
  • “Bolluk benim hakkım değil” kalıbı içsel bolluk deneyimini sınırlanır.
  • “Zenginlik sadece şanslı olanlara gelir” kalıbı da fırsatların gözden kaçmasına sebep olur.

Oysa zenginlik yaratmak, bu zihinsel kalıpları fark etmek ve dönüştürmekle başlar.

Düşünceleri Gerçekliğe Dönüştürmek

  1. Farkındalık: Her düşüncenizi gözlemleyin. Para ile ilgili hangi düşünceler sizi sınırlandırıyor?
  2. Sorgulama: Bu düşünceler gerçekten bana mı ait, yoksa öğretilmiş bir kalıp mı?
  3. Yeniden Programlama: Olumsuz düşüncenin yerine destekleyici bir cümle koyun.

Örnekler:

  • “Para benim için zor” yerine “Para bana kolayca ve doğal olarak akar.”
  • “Bolluk benim için mümkün değil” yerine “Bolluk benim doğal halimdir ve hayatıma akıyor.”

Bu süreç, zihni içsel bolluk ve bolluk bilinci ile uyumlandırır.

Günlük Pratik: Zihninizi Eğitmek

Her sabah veya akşam 5–10 dakika ayırarak:

  • Zihninizdeki sınırlayıcı düşünceleri yazın.
  • Her birine destekleyici bir para mantrası yerleştirin.
  • Mantrayı tekrarlarken, paranın ve bolluğun hayatınıza aktığını hayal edin.

Bu pratik, bilinçaltı programlama yoluyla zenginlik yaratmak için güçlü bir araçtır.

Zenginliği Yaratmanın Gücü Sizin Elinizde

Zihnimizi bilinçli şekilde yönlendirdiğimizde, para enerjisi serbest kalır ve hayatımıza akar. Bolluk bilinci geliştirildiğinde, zenginlik sadece bir hedef değil, yaşamın doğal bir parçası hâline gelir.

Unutmayın, düşünceleriniz gerçekliğinizin tasarımcılarıdır. Zihninizi doğru programlayın, bolluk hayatınıza kolaylıkla akacaktır.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog (1)
Genel
Eylül 15, 2025by turhanguldas

Bilinçaltına Mesaj Göndermenin Sırrı

Bilinçaltına Mesaj Göndermenin Sırrı

Beynimiz, düşündüğümüzden çok daha farklı bir dil kullanır. Günlük hayatta kurduğumuz mantıklı ve düz cümlelerin ötesinde, beynin kendine özgü bir iletişim biçimi vardır. Bu dil, kelimelerden çok daha güçlüdür. Çünkü bilinçaltı, sözcüklerden ziyade hislerle, imgelerle ve tekrarlarla hareket eder.

Birçok insan hayatında neden aynı döngülerin tekrarlandığını merak eder. Oysa cevap oldukça basittir: Beyin, hangi mesajı sık sık alıyorsa onu gerçek kabul eder ve o yönde davranmaya başlar. Biz bilinç düzeyinde farklı şeyler düşünsek bile, bilinçaltı kendi aldığı mesajları uygular. İşte bu yüzden beynin diliyle konuşmayı öğrenmek, hayatımızı dönüştürmenin en etkili yoludur.

Sık ve Güçlü Tekrarlar

Beynin dili; görseller, semboller, duygular ve tekrarlarla çalışır. Siz bir kelimeyi yalnızca düşüncede bıraktığınızda, beyniniz bunu kısa süreli bir veri olarak algılar ve hızla unutur. Ama aynı kelimeyi, güçlü bir duygu ve canlı bir imgeyle desteklediğinizde, beyniniz için bu bir “gerçeklik” haline gelir. Örneğin, “ben başarılıyım” cümlesi zihinde sıradan bir söz gibi kalabilir. Fakat kendinizi sahnede alkış alırken ya da hedefinize ulaşmışken canlandırdığınızda, beyniniz bu sahneyi gerçekmiş gibi kaydeder.

İşte bilinçaltına mesaj göndermenin en etkili yolu budur: Kelimeleri tekrar tekrar kullanmak, onları hislerle güçlendirmek ve mümkünse görselle desteklemek. Çünkü beyin, tekrar edilen mesajları birer gerçeklik kodu gibi algılar. Ne kadar sık ve güçlü tekrar yaparsanız, bilinçaltınız o mesajı o kadar hızlı kabul eder.

Mesajlarınız Net Olsun

Burada önemli olan bir diğer nokta da mesajın netliğidir. Belirsiz, kararsız ya da olumsuz ifadeler beynin dilinde etkili değildir. “Başarısız olmak istemiyorum” dediğinizde bilinçaltınız aslında yalnızca “başarısız olmak” kısmını algılar. Çünkü onun dili “olumsuzluk eklerini” ayırt etmez. O yüzden mesajınızı her zaman pozitif, kısa ve güçlü kurmalısınız.

Sonuç olarak, bilinçaltına mesaj göndermenin sırrı; doğru kelimeleri seçmek, onları duyguyla beslemek ve sabırla tekrarlamaktır. Beyniniz, bu mesajı gerçek kabul ettiğinde tüm davranışlarınız, alışkanlıklarınız ve hatta beden kimyanız bu yeni inanç doğrultusunda şekillenmeye başlar.

Unutmayın, beyniniz sizin kurduğunuz günlük dili değil, kendi özel dilini anlar. Siz onunla kendi dilinde konuşmaya başladığınızda, yaşamınızda mucizevi dönüşümlere tanık olabilirsiniz. Çünkü hayat, bilinçaltına yazdığınız kodların bir yansımasından başka bir şey değildir.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog
Genel
Eylül 8, 2025by turhanguldas

Az Düşün Çabuk Yaz

Az Düşün Çabuk Yaz

Mantra yazma konusunda ne kadar az düşünürseniz, o kadar çabuk yazarsınız, o zaman bu metot daha etkili bir sonuç verir.

Düşünmeden yazın. Bu doğru mudur diye düşünmeyin. Aynı anda sevdiğiniz müzikleri dinleyerek bilinçaltınızın derinlerine inerseniz daha etkili olabilir.

Mantra yazma konusunda küçük bir tüyo vereyim. Diyelim ki kendi kendinize “mükemmelim” diyorsunuz. Ama iç sesiniz, yani bilinciniz “Sen mükemmel değilsin, fazla kiloların var, burnun düzgün değil, doğru dürüst bir işin yok…” gibi olumsuz karşılıklarla önünüze bir sürü engel koymaya çalışıyor.

Bilinç, Gardiyan Gibidir

Bilinç, kapıdaki gardiyan gibi içeri giren düşünceleri önce süzgeçten geçirir ve çoğu zaman da dirençli yorumlarla geri çevirir. Bu tip yorumlarla karşımızda bir bariyer oluşturan bilincimizle mücadele etmek için birtakım yollar deneyerek başarıya ulaşabiliriz. Örneğin mantra yazarken kulaklığımızı takalım ve sevdiğimiz müzikleri dinleyelim. Bu yöntemle bilinci oyaladığımız için düşüncelerimizi yan kapıdan içeri sokarız. “Ben muhteşemim, İngilizceyi çok iyi konuşuyorum, mükemmel bedenimi yaratıyorum.” gibi mantraları söylediğiniz zaman bilinciniz direnç gösteriyorsa onu oyalamanın en keyifli taktiği budur.

Müzik, bilincinizi meşgul ederken, bilinçaltınıza ulaşmanız daha kolay olur. Düşünmeden yazdığınız zaman bilinçaltına rahatlıkla girebilirsiniz. Bilinçaltı çocuk gibi olduğu için söylediğimiz her şeyi kabul etmeye, inanmaya yatkındır. Söylediğimiz şeyleri yorumlamadan, analiz etmeden olduğu gibi kabul eder.

İnsanın İçi Yalan Söylemez

Auranızla yaydığınız mesajları düşünün. İnsanlarla karşılaştığınızda, güzel bir insan olduğunuza dair bir enerji yayarsanız onlar da öyle düşünür. Çünkü bir insanın içi yalan söylemez; o öyle diyorsa doğrudur. Bir de tersini düşünün. Kendinize güveniniz yoksa, siz içinizdeki o özgüven eksikliğini, kafanızdaki soru işaretlerini auranız aracılığıyla dışarı yansıtırsınız.

“Ben güzel değilim, ben akıllı değilim, ben aptalım.” gibi içinizden kendi kendinize yaptığınız yorumlar ve benzetmeler, olduğu gibi dışarı yansır ve insanlar siz kendinizi nasıl görüyorsanız öyle görürler. Düşüncelerinizin yansımasını çevrenizdeki insanlardan her zaman alırsınız; olumlu ya da olumsuz!

Read More
ideal-bir-gun-yasamak
Genel
Eylül 1, 2025by turhanguldas

İdeal Bir Gün Yaşamak

İdeal Bir Gün Yaşamak

Her sabah yeniden doğuyoruz. Her yeni gün, yeni bir doğuştur. Önyargılardan, geçmişin olumsuz birikimlerinden arınmış olarak ve o günü sanki “ömrünüz sadece bir günmüş” gibi yaşayın. Ne demek bu; sevginizi dile getirin, duygularınızı dile getirin, yapmak istediklerinizi yapın, ertelemeyin, yaşamak istediklerinizi, görmek istediklerinizi görün ve o günün her saniyesini mükemmel kullanın.

Uyuduğunuzda, “Ben bugün çok güzel bir gün geçirdim” deyin. Hayat amacımızın püf noktası gelişimdir. Amacımız her gün kendimizi bir tık daha yukarı taşımak, mental olarak, maddi olarak, duygusal olarak geliştirmek olmalıdır. Her konuda kendimizi geliştirmek için, çıtamızı yukarı çekmek için potansiyelimizi kullanmalıyız.

Video İzler Gibi

Aslında başarının sırrı çok basit. Diyelim ki günü yaşadık, akşam oldu, yatağa girdik ve meditasyon yapıyoruz. Uzanıyoruz ve günü gözden geçiriyoruz. Yapılması gereken şey günü sabahtan itibaren her saatini, her dakikasını, her saniyesini bir video izliyor gibi kafamızda izlemektir. Ondan sonra idealde nasıl olması gerekiyordu diye düşünüp videoyu geri saralım.

Şöyle düşünebiliriz: Aslında idealde saat sekizde uyanmamız gerekiyordu? Biz dokuzda kalktık. Neyi kaçırdık? Spor yapmayı kaçırdık, tamam. Peki, şimdi videoyu geriye sarıp şöyle düşünelim: Sabah sekizde kalktık, spor yaptık, sağlıklı, zinde bir şekilde güne başladık, güzel bir kahvaltı yaptık, yemememiz gereken besinler varsa onları yemedik. Ve ideal günü kafamızdaki ideal şekliyle yazdık. O günü yaşadık, onu öyle canlandırdık ve evrene o haliyle gönderdik.

Eksiklerimizi Görebilmeliyiz

Bir gün sonrayı da planlarken yapacaklarımızı bu şekilde planlamalıyız. Akşam olduğunda bir gün öncesinin muhasebesini yapmalıyız. O gün birileriyle tartıştıysak, onları affedip, olumsuz senaryoları zihnimizden atmalıyız. Sorunları kronik bir hale getirmemek için beynimizde tutmayıp, henüz tazeyken sistem dışına, çöpe atmalıyız. Ve olması gerektiği gibi, hayalimizdeki, idealimizdeki gibi canlandırıp yaşayarak beyne ideal senaryoyu vermeliyiz. Yani evrene ideal senaryoyu göndermeliyiz. Böylece her gün bir tık daha artırarak “ideal ben olmaya” yaklaşırız. Eksiklerimizi görerek onları tamamlamaya yöneliriz.

Başarı böyle bir şeydir, her gün küçük adımlar ile gerçekleşebilen bir olgudur. Hiçbir zaman bir insan bir günde başarılı olamaz. Eğer başarılı olursa da bir temeli olmadığı için, o bina kısa zaman içinde çöker. Kalıcı bir başarı için her gün üzerine biraz daha koymak gerekir.

Daha iyisini yapmak için daha çok çalışmak lazım, diğerlerinden öne geçmek için daha çok ve daha çok… Başarı fedakarlık ister. Bizim kendi planımız olacak, kendi planımızın ve hayallerimizin peşinden koşacağız ama evrenin bizim için yapmış olduğu planlara da saygı duyacağız. Onları almaya da her zaman açık olacağız.

Read More
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • …
  • 6
Bu bağlantılardan Dr. Turhan Gülaş hakkında daha fazlasını keşfedin ve bizimle iletişime geçin. Düzenli güncellemeler için hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın.

Hızlı Erişim

Dr. Turhan Güldaş Hakkında
Kişisel Gelişim
TV Media
Basında

Bizi Takip Edin

Instagram
Facebook
YouTube

Copyright © 2025 Dr. Turhan GÜLDAŞ. All Rights Reserved

Yaşam Sihirbazı

back to top
@dr.turhanguldas
13.01.2026 günün mantrası. #mantra #kişiselge 13.01.2026 günün mantrası.

#mantra #kişiselgelişim #pozitifdüşünce 
#bugündahamükemmelbiziyaratıyoruz
12.01.2026 günün mantrası. #mantra #kişiselge 12.01.2026 günün mantrası.

#mantra #kişiselgelişim #pozitifdüşünce 
#bugündahamükemmelbiziyaratıyoruz
“Parayı Sen Yaratırsın” kitabını okudukta “Parayı Sen Yaratırsın” kitabını okuduktan sonra para benden kaçmıyor, ben kendimden kaçıyormuşum diyeceksiniz!

#parayısenyaratırsın
Bir tane de sen ekle💃😊 Bir tane de sen ekle💃😊
Mantra ne kadar sürede etkisini gösterir diye so Mantra ne kadar sürede etkisini gösterir diye soranlar burada mı? 🙋‍♀️👋
Aşırı düşünmeyi bırakmak kontrol etmekle ol Aşırı düşünmeyi bırakmak
kontrol etmekle olmaz.
Cevap vermemekle olur.
🎧 Videonun sonunda hissedeceksin.

#overthinking
Merhabalar, hepinize iyi yıllar diliyorum herşey Merhabalar, hepinize iyi yıllar diliyorum herşey gönlünüzce olsun 🌸
Mantra yazmaya başlamadan önce nasıldın, başladıktan sonra sende ne değişti?
Deneyimlerinizi bizimle yorumlarda paylaşır mısınız?
Yazacaklarınız hem bana, hem size hem de yeni başlayanlara motivasyon kaynağı olacak.
Her yeni gün, yeni bir başlangıç☀️ Bugün Her yeni gün, yeni bir başlangıç☀️
Bugün daha mükemmel bizi yaratıyoruz.
Yeni bir yıl, yeni umutlar… 2026 hepimize sağl Yeni bir yıl, yeni umutlar…
2026 hepimize sağlık, huzur ve güzel başlangıçlar getirsin.
İyi ki varsınız 🤍✨
Yeni yılın herkese güzellikler getirmesi dileğ Yeni yılın herkese güzellikler getirmesi dileğiyle! 

2026’dan bir dileğin varsa, yoruma bırak 👇

#2026 #yeniyıl
Alarm çaldı.
Bahane mi, rutin mi?
Turhan Güldaş rutiniyle güne 1–0 önde başla. ⏰

#motivasyon
2026’da seni ne bekliyor? Ekranı durdur, çıka 2026’da seni ne bekliyor?
Ekranı durdur, çıkan kelimeyi yorumda bizimle paylaş😎

#2026
Instagram'da takip et