logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
YouTube
logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
YouTube
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
Genel

Kategori: Genel

turhan-guldas-kisisel-gelisim-heskes-hata-yapar
Genel
Temmuz 6, 2026by turhanguldas

Herkes Hata Yapar

İnsan zihni pek çok şeyin farkında olan, ancak kendi­sini kolayca manipüle eden bir yapıya sahiptir. Örneğin spor yaparken veya hareket ederken zorlanmanın sebebi nefes darlığıdır. Nefes darlığına sigara neden olur. Bu du­rumda sigarayı bırakmak gerekir. İnsan bunu akıl edebilir ama harekete geçemez. İnsanın en büyük problemi, yap­ması gerekeni bildiği halde yapmamasıdır. Hayatı değiş­tirmek aslında bir şeyler yapmak anlamına gelir.

Hayatı değiştirmek mümkündür. İnsanlar bunun gizemli olduğunu düşünerek gözlerinde büyütür.  Oysa ki tüm cevaplar beynimizde gizlidir.

Evrenin Sesini Duymalıyız

Hata olarak görülen şeylerin yeniden tekrarlanmama­sı, değişimin bir işaretidir. Herkes hata yapar ama önemli olan hatalardan ders almaktır. Ama biz hatalarımızdan ders almayıp, değişmeye direndiğimiz sürece evren bize hep aynı sorunları göndermeye devam eder. Kendimize “Neden ben?” diye sormaya devam ederiz. “Çünkü sınavı bir türlü geçemiyorsun! O dersi başarıyla veremiyorsun. Farkında değilsin… Bu yüzden aynı şeyler kısır döngü halinde karşına çıkmaya devam ediyor ve edecek…” diye cevap veren evrenin sesini duymamız ve değişim için ha­talarımızdan ders almamız gerekir.

Hayatı değiştirmek için düşünce biçimini değiştirmek gerekir. Bunun anlamı bugün sahip olunan hayatın her anında, bugüne kadar alınan kararların etkisinin olduğu­dur. Bugün alacağınız kararları değiştirmeniz, yarın ya­şayacağınız hayatı etkileyecektir. Daha iyi, daha rahat ve daha az problemli bir hayat için düşünce şeklini değiş­tirmek gerekir. Sabırlı olmak ve beklemek değişim için önemlidir. Şu an sahip olunan hayatın arkasında yıllar var­ken, yarın yaşanacak hayat birkaç günde değişmez.

Zaman ve İnanç!

Değişim için zamana ve inanca ihtiyaç vardır. Her gün atılan bir adım, yeni hayata bir adım daha yaklaştırır. Bu süreçte insan gerçekçi olmalı, problemleri yeniden göz­den geçirmeli, hataları tespit etmeli ve sorunu net bir şe­kilde bulmalıdır. Teşhis yaptıktan sonra tedavinin doğru olması daha kolaydır. Teşhis yanlış olursa tedavi de hatalı olur ve başarıya ulaşılmaz.

Bir ilaç piyasaya çıkmadan önce yıllar süren deneysel süreçlerden geçer. Nasıl ve hangi dozlarda kullanılması gerektiği, etki mekanizmaları gibi her detay gözlenir ve net bir şekilde saptanıp belirlenir. Hayatınızda sihirler yaratmak için teşhis yeterli olmaz. Tedavi için harekete geçmeniz gerekir.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-huzurlu-bir-gebelik-mumkun
Genel
Haziran 29, 2026by turhanguldas

Huzurlu Bir Gebelik Mümkün

Çocuğun beyin gelişiminin anne karnında başladığını biliyorsunuz. Ancak yine de stres ve kaygılardan uzak duramıyorsanız; zihninizi ve bedeninizi dengeleyecek bütünsel yöntemlerle bu süreci çok daha sakin geçirebilirsiniz.

Beyindeki nöronlar ve sinirlerin gelişimi çocuğun beyin yapısını etkilemektedir. Stres, çocuğun beyin gelişiminde çok önemli bir faktör olarak göze çarpar. Annedeki stres çocuğu etkiler, hem de olumsuz yönde… Bu da dolayısıyla çocuğun psikolojisine ve gelişimine yansır.

Pozitif Düşünmeliyiz

Bazen de annelerde, “Benim çocuğumda acaba anoma­li gözlenecek mi? Down sendromu gibi fiziksel ve mental sapmalar olabilir mi?” gibi kaygılar oluşur. Burada unutul­maması gereken, biz ne düşünürsek onu hayatımıza çekeriz. Bu nedenle ilk olarak pozitif düşünmeliyiz. Her şeyin iyisini düşünüp evrenden iyisini çekeceğiz. Başına bir şey gelme­dikten sonra olabilecekler üzerinde düşünmek yapılan en büyük hatalardan biridir. Negatif şeyler düşünüp, o stresi vücudumuza salgılıyoruz. Ne gerek var?

On binde bir, milyonda bir başa gelen şeylerle karşılaştı­ğınız zaman, o şartlara göre oturup plan yapmak en sağlıklı davranış biçimidir. Ama başınıza gelmemiş bir şeyin düşük olasılıklarını olabilir diye düşünüp hayatınıza çekmenin bir anlamı yoktur. Bu doğmamış çocuğa don biçmeye benzer.

Anne adaylarında hamilelikle birlikte hormonal dengeler değiştiği için ister istemez kaygılı duygular gözlemlenebiliyor. Anne adayları ayrıca depresif, kaygılı ve sinirli olabiliyor.  Bebek sahibi olacağı için mutlu olurken, diğer yandan kendini anne olmaya henüz hazır hissetmediğinden “İyi bir anne olabilecek miyim?” ya da “Bebeğime iyi bakabilecek miyim?” endişesi de anne adayını strese sokabiliyor.

Mutlu Anne, Sakin Bebek

Burada en önemli nokta, eşlerin anne ve baba olmaya birlikte karar vermeleri ve hamilelik sürecinde ve sonrasında birbirlerine olan desteği eksik etmemeleridir. Unutulmamalıdır ki kadı­nın bu süreçte eşinin desteğine her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. Eşlerinden bu desteği alan anne adayları çok büyük şan­sa sahiplerdir. Çünkü bu sayede kendilerinde birçok sorunu aşma gücünü hissederler.

Elbette annelerde hamilelikle birlikte hormonal dengeler değiştiği için ister istemez kaygılı duygular gözlemlenebi­liyor. Anneler depresif, kaygılı ve sinirli olabiliyorlar. Ha­mile kadınların kendilerini stresli, kaygı dolu veya gergin hissettikleri bu süreçte meditasyon uygulamalarını tavsiye ediyorum. Meditasyon sayesinde çocuğun daha rahat, daha stressiz daha sakin bir ortamda büyümesi sağlanabilir. Pozi­tif mantralar da anne adayını pozitif düşüncelere yöneltecek ve rahatlamayı sağlayacaktır.

Anne mental ve psikolojik olarak ne kadar rahat olursa, çocuk da o kadar rahat olur. Ve bu süreç daha sağlıklı atlatı­lır.

Read More
1_turhan-guldas-Nasil-Basarili- Oluruz
Genel
Haziran 22, 2026by turhanguldas

Nasıl Başarılı Oluruz?

Nasıl Başarılı Oluruz?

Başarılı olmak için ilk şart, başarılı olmayı gerçekten istemektir.  Kişinin, başkaları için başarılı olmayı istemesiyle, başarıyı içten gelen bir duygu ile kendisi için istemesi arasında fark vardır.” Anne, baba, arkadaşlar, öğretmenler ya da iş arkadaşlarının fikirleri ya da dayatmaları doğrultusunda hedef belirlemek başarısızlığa atılan adımdır.

“Neyi başarmak istiyorum? Kim için başarmak istiyorum?” diye kendimize sorarak, amaçlarımızın farkında olarak hedeflerimizi belirlemeliyiz. Başarmayı gönülden istememek ya da bir başkasını tatmin etmek için başarılı olmaya çalışmak, hedeflere ulaşmak için gerçek sonuçlar almaya engeldir. Kişi, potansiyel yetenekleriyle ve arzularıyla örtüşecek konularda başarı gösterebilir. Ne istediğimizin ve yeteneklerimizin farkında olmak başarı için önemlidir.

Güzergahı Belirle

Başarı için hayal etmek gerekir. Bir bina aniden ortaya çıkmaz. Mimar binayı önce hayal eder, daha sonra zihnin­de tasarlar ve tasarladıklarını kağıda döker. Bu süreçten sonra binanın yapılması için fiziki şartlar sağlanır ve bi­nanın tamamlanması bir süre alır. Seyahat etmek isteyen birisi, önce nereye gideceğine karar verir, sonra hangi ula­şım aracı ile gideceğine… Yola çıkmadan önce güzergâh belirlenir ve yolculuk planlanmış olur. Bu yüzden ilk şart her zaman hayal etmektir. Hayal kurmadan, hedeflerimizi belirleyemeyiz, ne başarabileceğimizi ve ortaya nasıl so­nuçlar çıkacağını bilemeyiz. Amaç, plan ve strateji bizi başarıya doğru götüren yoldur.

Günün her anında doğru olanı yapmayı seçmek, doğ­ru kararlar almak başarmayı hedeflediğimiz konularda olumlu düşünmek kendimize olan inancımızın artmasını sağlar. Planlı olmak, hedefleri aksatmamak, düzgün karar vermenin sonucunda ortaya çıkar. Doğru karar vermek, insana her zaman kendini iyi hissettirir. İdeal kilomuza ulaşmak için hareket etmek gerektiğini biliriz. Bunun için asansörden vazgeçmek bir adımdır ya da televizyon kar­şısında spor yapmak… Hedefimizle doğru orantıda davra­nışlar bir araya geldiğinde başarıyı getirir.

Başarının her adımında o anki adıma odaklanmak yük­sek verimlilik sağlar. Yani kendimizin, etrafımızın ve ev­renin farkında olup şimdide yaşayacağız. Eğer yemek yer­ken farklı şeyler düşünürsek ne kadar yediğimizin farkına varamayız ve doyma hissimize odaklanamayız. Normal­den fazla besin tüketerek ideal kilomuza ulaşmak konu­sunda başarısız bir adım atmış oluruz. Bu, gün içerisinde alınmış yanlış bir karar, atılmış yanlış bir adım olur.

Engeller Derstir

Birkaç günde başarı elde edeceğini düşünen insanlar hayal kırıklığı ve başarısızlık elde ederler. Çünkü acele et­mek başarının en büyük düşmanıdır. Adımlarımızı ufak ufak atsak da varacağımız nokta, yani hedeflimiz yüksekte olmalıdır. İnsanın hedefleri, motive edici olmalıdır. Kişi, bu motivasyonla her sabah yüksek bir enerji ile güne baş­lamalı ve günün her anında başarıya odaklı hareket etme­lidir. Elmas her ne kadar doğada nadir bulunan değerli bir taş olsa da, işlemden geçip üzerinde çalışıldıktan sonra parlamaya başlar ve bizim gördüğümüz elmas haline ge­lir. Demek ki bir insanın da başarılı olabilmesi için, içinde bir cevherin olması yeterli değildir, kendi üzerinde çalış­ması, kendisini parlatması gerekir…

Kişi, başarı yolunda karşısına çıkan ve aşılması elzem engeller karşısında yıkılmamalıdır. Her engel bir derstir ve dersler başarının olmazsa olmazıdır. Hayat, evren ve Tan­rı’nın gönderdiği engeller insanın kendisini geliştirmesi için verilen derslerdir. Bu dersleri öğrenip iyi bir şekilde çıkarımlar yapmak, olumlu açıdan değerlendirmek insanın başarı yolunda daha güçlü bir şekilde devam etmesini sağlar.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-kendimi-seviyorum
Genel
Haziran 15, 2026by turhanguldas

Kendimi Sevemiyorum!

 
Kendimi Sevemiyorum!

“Kendimi sevmem önemli bir şey mi?” veya “Kendimle ilgili problemlerim var” gibi sorular oldukça sık karşılaşılan konular arasındadır. Bu durumu açıklamak için önce bir noktaya değinmek gerekir. Her insanın bir aurası ve bir enerjisi vardır. Aslında auralarımız karşıdaki insanlarla, herkesle konuşuyor. Yani hani derler ya; “Modu şöyle, ruh hali böyle, bugün enerjisi iyi değil.” Aslında biz etrafımızdaki herkesin düşüncelerini okuyabiliyoruz. Çünkü bizim auralarımız, enerjilerimiz konuşuyor. Beynimiz aslında kendi arasında konuşuyor, biz aslında her şeyin farkındayız ama bunu bilinçli yapmıyoruz.

Bu noktadan sonra asıl soruya dönelim. Bir insan sürekli olarak “Ben kendimi sevmiyorum” diyorsa, daha önce bahsedilen enerji ve aura iletişimini de göz önünde bulundurmak gerekir. İnsanlar, kişinin kendisini sevmediğini hisseder. Çünkü bilinçaltları konuşur, enerjiler konuşur, auralar konuşur. Dolayısıyla karşıdaki kişi, bizim kendimizi sevmediğimizi fark eder. Peki biz kendimizi sevmiyorsak insanlar bizi niye sevsin? Yani kendimizi değersiz görüyoruz, sevecek bir yönümüz yok. Biz kendimizi sevmezsek bizi hiç kimse sevmez. Onun için sizin için en değerlisi sizsiniz.

Dolayısıyla kendinizi sevmek zorundasınız. Eksikleriniz olabilir, hiç kimse mükemmel değildir. Hatalar yapmış olabilirsiniz, olabilir. Gelecek kaygısı taşıyor olabilirsiniz ama her gün yeniden başlamak için bir şanstır. Bazen insanların dezavantajları da avantaja dönüşebilir. Daha önce yaptığınız hatalar size tecrübe olarak geri dönebilir. Dolayısıyla kendinizi sevin, kendi hatalarınızla barışın, kendi yaptıklarınızla barışın. Onları kafanızda tutarak, kendinizi suçlayarak, o kısır döngüde kalarak ilerleyemezsiniz. Kendinizi sevmiyorsanız ilerleyemezsiniz, mutlu olamazsınız, başarılı olamazsınız. Başarının birinci şartı kendini sevmektir.

Herkesin Kusurları Vardır

Özgüven kavramı da aslında bununla yakından ilişkilidir. Özgüveni yüksek olarak tanımlanan insanlar genellikle kendilerini seven insanlardır. Bu durum çevreleri tarafından hissedilir. İnsanların “karizması yüksek” olarak tanımladığı şeyin altında da çoğu zaman kişinin kendisiyle barışık olması yatar. Tabii abartı her zaman kötüdür, bunu da biliyoruz, farkındayız. Ama kendinizi minimum sevin arkadaşlar, ne var yani? Zaten siz kendi kendinize lazımsınız. Siz kendi kendinize sahip çıkmazsanız, siz kendi kendinizi sevmezseniz, siz kendi kendinize değer vermezseniz hiç kimse size değer vermez. Hayatınız boyunca siz kendi kendinizle, yani ruhunuzla bedeniniz bir arada yaşamak durumundadır. Bunlardan biri olmadığı zaman hayat da yok.

Dolayısıyla barışacağız, kendimizi seveceğiz. Kusurlarımız olabilir; ne kusurlu insanlar var ve o kusurlarını avantaja çevirmişlerdir. Ne kusurlu insanlar var çok meşhur olmuşlardır, ne kusurlu insanlar var çok mutlu olmuşlardır. Belki de sizin çoğu zaman kendinizde eksiklik gördüğünüz, kusur gördüğünüz şeyler belki kusur da değildir, o sizin görüşünüz de olabilir. Dolayısıyla kendimizi sevelim en çok. Ondan sonra çünkü biz olmasak, kendimizi sevmesek başkalarını da sevemeyiz. Dolayısıyla sevgi çok önemlidir, kendini sevmek hepsinden önemlidir.

 

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog (3)
Genel
Haziran 8, 2026by turhanguldas

Yaşamınızda Sihirler Yaratın

Yaşamınızda Sihirler Yaratın


Değişim ve gelişim isteğinize yönelik en yalın uygulamaları kolaylıkla yapabilir ve yaşamınızda sihirler yaratabilirsiniz. Daha güzel bir yaşam her zaman mümkün.  Yeter ki yaşamınızın direksiyonuna kendiniz geçin.
Sabırla, pes etmeden, kendi iradenizle uyguladığınız yöntemlerin her zaman sonuç alacağını unutmayın. Yaşa¬mınızda sihirler yaratabildiğinizi gördükçe sizin de inan¬cınız daha çok artacak. Motivasyonunuz çevrenizi de et¬kileyecek düzeyde yükselecek. Tabii ki burada en önemli şeylerden biri devamlılıktır. 
Meditasyon önemlidir, fakat en önemlisi mantra, yani içsel konuşmalardır. İnsanlar her zaman kendi kendile¬rine konuşurlar. Bu aslında çok iyi bir şeydir, asla kötü bir şey değildir. Ama bu içsel konuşmaları kontrol altına alıp bilinçaltınıza ne yüklediğinizin farkında olduğunuz ve doğru soruları sorduğunuz zaman hayatınızın direksi¬yonuna geçmiş olursunuz. Böylelikle daha güzel bir hayat yaşarsınız. 


Hiç Kimse Seçilmiş Değil


Mantrayı, olumlu kelimelerden oluşmuş basit cüm¬lelerle, kendinizin “kısa metraj filmini” hazırlamak diye düşünebilirsiniz. Mantra, kişisel gelişimin ve olumlu düşüncenin olmazsa olmazıdır. Mantra bizi ilerlememiz için programlayan en önemli araçtır. Mantranın gücünü fark edebilmek amaçlarımız doğrultusunda kullanabilmek çok önemlidir. Bu yüzden kitabın bu bölümünde mantra konusuna geniş yer vereceğim. 
İçinizdeki gücün farkına varın ve onu mantranın gücüyle çalıştırın.  Unutmayın herkeste aynı güç var. Kimse seçilmiş ya da kutsal değil. Kimileri biraz fazla okuyor, kimileri biraz daha fazla araştırıyor… İşte bunları yapan kişiler evrene dair bazı şifreleri bulup fark yaratıyorlar. 
Bu güç istediği¬niz her şeyi size çekecektir. Hiç kimseden medet umma¬nıza gerek yok. Sadece size bir şey anlatmaya çalışan bey¬ninizle olumlu ve amaçlarınıza yönelik etkili bir iletişim kurun. Gerisi size evren tarafından gelecektir.

 

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog (2)
Genel
Haziran 1, 2026by turhanguldas

Bilinçaltımıza Ne Yüklüyoruz!

Bilinçaltımıza Ne Yüklüyoruz!

Bilinç, tüm verileri bilinçaltından alır. Bu yüzden bütün hayatımızı yönlendiren vizyon, bilinçaltımızdan gelir. Bilinçaltı; beynimizin, biz farkında olmadan bilincimiz dışı çalışan, bedenimizin istemsiz kaslarını yöneten, gece uyurken dahi vücut fonksiyonlarımızın çalışmasını sağla­yan, beş duyumuzla algıladığımız her şeyi anbean kayde­den ve gerektiğinde kullanılmak üzere bilincin emrine ve­ren bir parçasıdır. Bilinç ise insanın kendisini, çevresini ve olup biteni tanıma, algılama, kavrama, fark etme yetisidir.

Bir Buzdağı Gibi

Bir buzdağı düşünelim; suyun üzerinde görünen yüz­de 10’luk kısmına bilinç, suyun altında kalan yüzde 90’lık kısma ise bilinçaltı diyelim. Bilinci; analiz yaptığımız, ka­rar verdiğimiz, her olayı detaylandırdığımız bölüm olarak düşününsek de bilinçaltı esas güçtür. Verilerin depolandı­ğı, bilgilerin bulunduğu, alışkanlıkların, önyargıların de­polandığı yerdir.

Doğduğumuz andan itibaren, beş duyumuzla algıladı­ğımız verileri bilinçaltımızda depoluyoruz. Bunların sonu­cunda bizim düşünce yapımız oluşuyor. Bir olay olduğu zaman, o ana kadar bilinçaltı depomuzda biriktirdiğimiz verileri sentezleyerek, çözüm ya da cevap olacak tepkileri veriyoruz. Bu yüzden bilinçaltımıza ne yüklediğimizin far­kında olmamız gerekir.

Düşüncelerimizi Kontrol Edebiliriz

Hiçbir program yüklenmemiş bir bilgisayar düşüne­lim. Kullanmamız için programlara ihtiyacımız olur. Ay­rıca mesleğimize, hobilerimize, özel ilgi alanlarımıza uy­gun başka programlar da gerekecektir. Aksi takdirde bu bilgisayarı kullanmamız mümkün olmayacaktır. Beynimiz de böyledir. Biz, bilinçaltımızı farkındalığımızla program­layabilirsek, beynimizi hayatımızı istediğimiz şekilde yön­lendirebilmek üzere çalıştırabiliriz.

Bilinçaltının gücünü anlatmak için bir örnek vereyim: Şu anda çevrenizde ve bu dünya üzerinde gördüğünüz her şey daha önce bir zihinde belirmiş, düşünülmüş, plan­lanmış ondan sonra yaratılmıştır. Örneğin içinde yaşadı­ğımız evlerimiz bile önceden tasarlanmış, hayal edilmiş; sonra planları kağıda dökülmüş ve ortaya çıkmıştır. Onu tamamlayan ne varsa, mesela camı sonradan yapılmış… Demek ki yaratılan her şey, ilk önce düşünceden geçiyor.

Düşüncelerimizi kontrol edebilir, programlayabilir ve bilinçli bir şekilde beynimize yükleyebilirsek, istediğimiz hayatı yaratabiliriz.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog (1)
Genel
Mayıs 25, 2026by turhanguldas

Her Günü Bayram Tadında Yaşayın

Her Günü Bayram Tadında Yaşayın

Yaşam hızla akıp gidiyor. Yoğun çalışma temposu, teknolojinin hızıyla birleşince giderek yalnızlaşan bireyler haline geliyoruz. Sevdiklerimize vefa gösterip onlarla sık sık görüşmeyi bırakın, özel günleri ve bayramları bile es geçiyoruz. Bir kutlama mesajıyla bayramlaşıyor, uzun ta­tillerin rehavetiyle büyüklerimizi unutuyoruz.

Yalnızlaşan bir toplum olmaktan kurtulmamız gereki­yor. İnsanlar arasında iletişimin yeniden önem kazanma­sı lazım. Sevginizi ve enerjinizi paylaşmayı, hiçbir zaman arka plana atmayın. Bireyler içine kapanıp teknolojiyle iç içe yaşadığı zaman, dış iletişimleri kayboluyor. Doğal ile­tişim bozuluyor. Yüz yüze görüşmelerin verdiği enerjinin yerini “bir telefonla geçiştirmek” alıyor. Halbuki görüş­tüğümüz kişilere, enerjimizi veriyoruz ve o kişilerden de enerji alıyoruz.

İLGİMİZİ ESİRGEMEYELİM

İnsanlar ile iletişimdeki en önemli sırlardan biri, dinlemesini bilmektir. Eğer iyi dinlersek o zaman öncelikle o kişinin sempa­tisini kazanırız. Daha sonra anlatmak istediği şeyi daha iyi anlarız. Ve en önemlisi o kişiye ve kendimize daha etkili bir şekilde yardımcı oluruz. Ama çoğu zaman karşımız­daki konuşurken onu dinlemek yerine konuşacağımız ko­nuya konsantre oluyoruz. Yapacağımız konuşmaya, kul­lanacağımız kelimelere yoğunlaşarak karşımızdaki insanın ilgisini kaybediyoruz. İlgi görmek istiyorsak karşımızdaki kişiden ilgimizi esirgemeyeceğiz. Hiç kimse evrendeki her şeye sahip değildir. Toplumsal yaşamın içerisinde payla­şım vardır.

VEFA GÖSTERELİM

Özverili olun ve vefa gösterin. Bir araya gelelim, gelemiyorsak da en azından sev­diklerimizi arayalım, büyüklerimize vefa gösterelim, ses­lerini duyalım. Çünkü onlar bir arada olmaya, yüz yüze konuşmaya alışmışlar. Eski günleri özlüyorlar. Ve sizden de bunu bekliyorlar. Paylaştıkça daha fazlası gelecektir. Verdikçe gelir. Egoizmden uzaklaşmak için göstereceği­miz çaba sevdiklerimizle ilişkilerimizi en ideal seviyelere çıkaracaktır. Enerjinizi paylaşmanın yanı sıra problemle­ri de paylaşın. Bir arkadaşınızın problemini paylaşırsanız onun sıkıntısını azaltmış olursunuz. Unutmayın ki, sizin de ileride, bir sıkıntınızı paylaşmanız gerekeceği zaman gelebilir.

Her gününüzü bayram tadında yaşayın. Bir insanın enerjisi, büyüyerek çoğalır, bütün toplu­ma yayılır. İnsanı insan yapan en önemli şey, paylaşımdır. Sevgiyi, mutluluğu, huzuru ve parayı paylaşın. Unutmayın hiçbir şeyi beraberimizde götürmeyeceğiz.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog
Genel
Mayıs 18, 2026by turhanguldas

Değişmek İstiyoruz muyuz?

Değişmek İstiyoruz muyuz?

Değişim­le ilgili bir adım atmadan önce cevaplanması gereken sorular vardır. Değişmek istiyor muyuz? Hayatımızı de­ğiştirmek istiyor muyuz? Bu soruların cevabından emin olmadan değişimle ilgili bir adım atmak doğru olmaz. Kişi kendi kararını, özgür iradesi ve arzusu ile vermediği sürece değişim olmaz. Ancak kişi gerçekten değişiklik is­tiyorsa ve kararlı ise yapılacak şeyler oldukça basittir.

Bu süreçte başkalarının verdiği fikirler, oldukça öznel fikirler olacağından, uzun vadede kalıcı sonuçlar vermez. Tabii ki herkesi dinleyeceğiz ve bu fikirleri beynimizdeki süzgeçten geçirip son kararı kendimiz belirleyeceğiz.

Sorular Sağlıklı Olmalı

Değişim sürecinde yapılması gereken şey, nasıl bir değişim istediğine kişinin kendisinin karar vermesidir. Kişi, bir problemi ya da eksiği olduğunu kabul ettikten sonra, değişim süreci başlar. Sonrasında ise bu değişimle ilgili sorular sormak ve cevaplar bulmak değişim sürecin­de büyük bir adım atmayı sağlayacaktır.

Değişim sürecinde sorunları “beyin fırtınası”yla ortaya dökmek ve bu sorunları yazılı bir şekilde kağıda aktarmak önemlidir. Yazılı olan çalışmalar insan zihnini her zaman daha net bir şekilde etkilemektedir. Soruları ve sorunları aktarırken gerçekten merak edilen her soru sorulmalıdır. “Kendimde veya hayatımda değiştirmek istediğim şeyler nelerdir?” sorusu bu noktada iyi bir başlangıç olabilir.

Yol Haritası

Düşünmeden, akla gelen cevapları arka arkaya sıralamak bize bir yol haritası verecektir. “Erken kalkmalıyım, dü­zenli olmalıyım, zorluklar karşısında yılmamalıyım” gibi bir anda dökülen cevaplar gerçek ihtiyaçlarımızın net bir şekilde ortaya çıkmasını sağlayacaktır.

Hayatımızı değiştirmek için radikal kararlar alabilmek gerekir. Eğer radikal kararlar almak yerine alıyormuş gibi yapılırsa sonuç hüsran olacaktır. Bir yaranın iyileşmesi için pansumandan daha fazlasına ihtiyaç vardır. Gerekirse cerrahi müdahalede bulunulmalıdır. Hatta sorun, insana zarar verecek düzeydeyse örneğin kangren olmuşsa, ke­silip atılmalıdır. Bu kararları almaya ve uygulamaya hazır olmak değişimin temelinde yer alır.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-is-hayati-basari
Genel
Mayıs 11, 2026by turhanguldas

Kendi Değerinizi Gösterin

Kendi Değerinizi Gösterin

İş hayatında kendine güvenen, yapabileceklerinden emin olan insan her zaman kazanır. Kendisini bir değer olarak gören insanlar, değer görürler. Mesleğinizde kariyer adımlarını tırmanmak isteyebilirsiniz. Bu, hedefleriniz olduğunu gösterir. Hedefi olan insan, hedefi olmayan insana göre her zaman daha değerlidir. Hedefi olan insan hep daha fazla çaba gösterir. Hedefi olmayan insan ilerlemez. Salla başını al maaşını deyip hiçbir çaba göstermez.

Kariyerinizde ilerlemek ve istediğiniz karşılığı almak istiyorsanız emin adımlar atmanız gerekir. Yeteneklerinize, kapasitenize güvenerek işinize, mesleğinize özen gösteren tutumlar sergilemelisiniz. Siz yetenekleriniz ve tecrübelerinizle bünyesinde çalıştığınız yere katkı sağlayacak bir çalışan olduğunuzu bilerek hareket ettiğiniz takdirde güçlü bir duruş sergileyerek değerinizin karşılığını bulursunuz.

Diyelim ki çalıştığınız işyerinde birisi üst kademeye çıkacak. Bana çok fark eder diyen, bunun için yanıp tutuşan bunu fark ettiren, o işi çok isteyen o terfiyi alamaz. Çünkü o kendini küçültmüştür. Bu tarz davranışlar zayıflık ve zaaf olarak nitelendirilir. Artı olarak bir şeyi çok istediğiniz zaman isteğinizle aranızda bir bariyer oluşturursunuz. O zaman çok daha fazla çaba sarf etmeniz gerekir.

Gizemli İnsanlar Tercih Edilir

İş hayatında kendine güvenen, yapabileceklerinden emin olan insan her zaman kazanır. Kendisini bir değer olarak gören insanlar, değer görürler. Ama kendine değer vermeyen, o terfiyi alıp alamayacağından bile emin olmadan, çaresizce kendini yıpratan insan asla istediği değeri bulamaz. Terfi olamazsa dünya başına yıkılacakmış gibi davranmak, her fırsatta olduğu mevkiden yakınmak sadece zayıflıktır. Bu zayıflığınızı belli ettiğiniz zaman kolay elde edilebilir, en amiyane tarifiyle “cepte” olarak değerlendirilirsiniz.

Kimse kolay elde edilen birini istemez. Herkes zor elde edilen, daha dolu, gizemli, fark yaratan, soğukkanlı insanları tercih eder. Cam ve pırlanta arasındaki farkı düşünün. Cam ne kadar kullanışlı, hayatımızın içinde olsa da pırlanta kadar değerli değildir. Herkes kendinden emin, yeteneklerinin farkında olana değer verir.

Kendi değerinizi bildiğinizde “Bana fark etmez, ben her türlü değerimin karşılığını bulurum.” diyebilirsiniz. Eğer siz pırlanta olduğunuzun farkında olursanız, herkes de sizin pırlanta olduğunuzu düşünür. Az bulunan, kaliteli, gösterişli olun.

Kendinizi yetiştirin

Hangi mesleği yapıyor olursak olalım kendimizi yetiştirmeyi, geliştirmeyi birinci vazifemiz hâline getirirsek, her gün bir önceki günün üzerine koymak için çaba sarf edersek o zaman biz zaten işimizde mükemmel oluruz.

Bu durumda tabii ki biz birinci sırada oluruz. Kendimizi geliştirdikçe, kendimize yatırım yaptıkça duruşumuz, tutumlarımız değişir. Daha özgüvenli oluruz. Bilmenin gücü işimize yansır. Üstlerimiz, müşterilerimiz, iş yaptığımız herkes özgüvenimizi fark eder.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog-herkes-zengin-olabilir
Genel
Mayıs 4, 2026by turhanguldas

Para Sizi Yönetmesin

Para Sizi Yönetmesin

Paranın kulu kölesi olmayın. Sizi yönetmesine izin vermeyin. “Parayı ben yönetirim, onunla ne yapacağıma ben karar veririm. Çok param olsun istiyorum ama ben paranın kulu kölesi değilim. Onsuz da yaşayabilirim” dediğinizde, yani para bana fark etmez dediğinizde, para size gelir.

Para ile ilgili kötü duygular beslemeyin. “Para elimin kiridir”, “Para kötü bir şeydir” gibi olumsuz düşünceler parayı sizden uzaklaştırır. Siz parayı kendinize onu severek çekebilirsiniz. Parayı seven insanlara genelde paragöz ya da açgözlü denir. Bu şekilde bir sevgiden bahsetmiyorum.

Emek Vermek Gerek

Paragöz olmakla parayı sevmek arasında fark var. Parayı sevmek paraya karşı olumlu duygular beslemektir. Paragöz olmak ise parayı her şeyden ve herkesten çok sevmektir. Paragöz olun demiyorum, paraya karşı olumlu duygular hissedin diyorum. Nasıl ki “Ayşe kötü, adamı bozar, Ayşe’nin olduğu ortam kötüdür” dediğinizde Ayşe’ye karşı sempati duyamayacağınız gibi, Ayşe de size karşı sempati duyamaz. İki durum da aynıdır. Paranın varlığına hayatımızdaki önemine değer verip saygı duyarsak para bize gelir.

Para bazen gökten gelir. Lotodan, piyangodan, uzak bir akrabadan… Böyle para sahibi olmuş insanlar çalışıp çabalamadan, emek vermeden para kazandıkları için haydan gelen huya gider düşüncesiyle gelen paranın hayrını göremezler. Evet, zengin olmak için emek vermek gerekir. Ama bazen para başka yollarla da gelebilir.

Düşünsel olarak yeterli altyapınız varsa yani bilinçaltınızda çabalamadan kazanacağız parayla ilgili olumlu programlar varsa haydan da gelse hayrını görürsünüz. Ama yoksa, o para sizden gider.

Hazmedemezsiniz!

Bu şekilde para sahibi olmuş insanlara dikkat edin. Çoğu ya mutsuzdur ya o parayla ne yapacağını bilemeyerek yanlış adım atmışlardır ya da çevresi tarafından dolandırılmışlardır. Tek katlı bir ev için temel atıp üzerine rezidans çıkarsanız bina çöker. Bu durum da aynıdır. Çöktüğü zaman elinizdeki tek kattan da olmuş olursunuz.

Paraya, zengin olmaya hazır olun. Yoksa paranın varlığını hazmedemezsiniz. Aynı şey sonradan görmeler için de geçerlidir. Bir anda parayı bulan insanlar, para sayesinde edindikleri imkânları, sosyal konumları hazmedemezler. Yükseldikleri çevreye göre sakil kalırlar. Emek sarf etmeden para kazandıysanız bunun bilincinde olup, bu durumu nasıl hazmedeceğinizin farkında olmalısınız. Size gelen paranın her zaman iyi bir sebeple geldiğini düşünüp daha paylaşımcı olun. Paranın kazandırdığı gücü hazmederken çevrenizi de güçlendirin. Paylaştıkça size daha çok geleceği gibi paylaştıkça parayla ilgili algılarınız da değişecektir.

Read More
  • 1
  • 2
  • 3
  • …
  • 8
Bu bağlantılardan Dr. Turhan Gülaş hakkında daha fazlasını keşfedin ve bizimle iletişime geçin. Düzenli güncellemeler için hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın.

Hızlı Erişim

Dr. Turhan Güldaş Hakkında
Kişisel Gelişim
TV Media
Basında

Bizi Takip Edin

Instagram
Facebook
YouTube

Copyright © 2025 Dr. Turhan GÜLDAŞ. All Rights Reserved

Yaşam Sihirbazı

back to top
@dr.turhanguldas
10.07.2026 günün mantrası. 10.07.2026 günün mantrası.
Kendini eleştirmek seni büyütmez. Kendine şefkat g Kendini eleştirmek seni büyütmez.Kendine şefkat göstermek ise yeniden filizlenmen için alan açar. 🌱
09.07.2026 günün mantrası. 09.07.2026 günün mantrası.
Bugün olduğun kişi, bir zamanlar sadece anlaşılmak Bugün olduğun kişi, bir zamanlar sadece anlaşılmak isteyen bir çocuktu.🤍Belki de en çok ihtiyacın olan şey;kendine şefkatle bakabilmek.Sence çocukluğundaki sen, bugünkü seninle gurur duyar mı?“Evet” ya da “Henüz değil” diye yorum yaz.#çocukluğum
Bu cümle hangi kitabımızda geçiyor, tahmin edebili Bu cümle hangi kitabımızda geçiyor, tahmin edebilir misin?“Unutmayın, acı çekmeden yenilenme olmuyor.”💬 Cevabını yorumlara yaz.Henüz okumadıysan, belki de sıradaki kitabın odur. 🤍#kitapönerisi #kitapalıntıları
Kırıldık. Ama pes etmedik. Güçlendik. Çünkü her z Kırıldık.Ama pes etmedik.Güçlendik.Çünkü her zorluk bize yeni bir şey öğretti.Devam ettik.Çünkü hayat, vazgeçmeyenleri dönüştürür.✨ Bugün daha mükemmel bizi yaratıyoruz.❤️ Bu cümle sana iyi geldiyse kaydet.
Kaygı sana “Yapamazsın.” der. Sen ona inanırsın. S Kaygı sana “Yapamazsın.” der.Sen ona inanırsın.Sonra hayallerin sessizce ertelenmeye başlar…Belki bugün, kaygını değil kendini dinleme günüdür.
✨ Bugün ruhunun en çok neye ihtiyacı var? 1️⃣ Neş ✨ Bugün ruhunun en çok neye ihtiyacı var?1️⃣ Neşe2️⃣ Huzur3️⃣ Özdeğer4️⃣ Şükran5️⃣ İlhamHiç düşünmeden ilk hissettiğin sayıyı yorumlara yaz.
Bunu yapmaya başladığımda ilişkilerim, enerjim ve Bunu yapmaya başladığımda ilişkilerim, enerjim ve bakış açım değişti.En ilginç tarafı?Çoğu insan bunu gereksiz bulduğu için hiç denemiyor.Ne olduğunu öğrenmek istiyorsan yoruma “MANTRA” yaz ya da bize mesaj gönder. 🤍
🤍 Bu cümleyi duymaya ihtiyacı olan birine gönder. 🤍 Bu cümleyi duymaya ihtiyacı olan birine gönder.Sonra kendin için de kaydet.😊
Zihnim yorulduğunda hep aynı kapıyı çalıyorum: man Zihnim yorulduğunda hep aynı kapıyı çalıyorum: mantra🤍
Peki senin burcun ne? ♈♉♊♋♌♍♎♏♐♑♒♓ Yorumlara burc Peki senin burcun ne? ♈♉♊♋♌♍♎♏♐♑♒♓Yorumlara burcunu bırak, bakalım en çok hangi burç burada buluşacak! 👇💫
Instagram'da takip et