Çocuğun beyin gelişiminin anne karnında başladığını biliyorsunuz. Ancak yine de stres ve kaygılardan uzak duramıyorsanız; zihninizi ve bedeninizi dengeleyecek bütünsel yöntemlerle bu süreci çok daha sakin geçirebilirsiniz.
Beyindeki nöronlar ve sinirlerin gelişimi çocuğun beyin yapısını etkilemektedir. Stres, çocuğun beyin gelişiminde çok önemli bir faktör olarak göze çarpar. Annedeki stres çocuğu etkiler, hem de olumsuz yönde… Bu da dolayısıyla çocuğun psikolojisine ve gelişimine yansır.
Pozitif Düşünmeliyiz
Bazen de annelerde, “Benim çocuğumda acaba anomali gözlenecek mi? Down sendromu gibi fiziksel ve mental sapmalar olabilir mi?” gibi kaygılar oluşur. Burada unutulmaması gereken, biz ne düşünürsek onu hayatımıza çekeriz. Bu nedenle ilk olarak pozitif düşünmeliyiz. Her şeyin iyisini düşünüp evrenden iyisini çekeceğiz. Başına bir şey gelmedikten sonra olabilecekler üzerinde düşünmek yapılan en büyük hatalardan biridir. Negatif şeyler düşünüp, o stresi vücudumuza salgılıyoruz. Ne gerek var?
On binde bir, milyonda bir başa gelen şeylerle karşılaştığınız zaman, o şartlara göre oturup plan yapmak en sağlıklı davranış biçimidir. Ama başınıza gelmemiş bir şeyin düşük olasılıklarını olabilir diye düşünüp hayatınıza çekmenin bir anlamı yoktur. Bu doğmamış çocuğa don biçmeye benzer.
Anne adaylarında hamilelikle birlikte hormonal dengeler değiştiği için ister istemez kaygılı duygular gözlemlenebiliyor. Anne adayları ayrıca depresif, kaygılı ve sinirli olabiliyor. Bebek sahibi olacağı için mutlu olurken, diğer yandan kendini anne olmaya henüz hazır hissetmediğinden “İyi bir anne olabilecek miyim?” ya da “Bebeğime iyi bakabilecek miyim?” endişesi de anne adayını strese sokabiliyor.
Mutlu Anne, Sakin Bebek
Burada en önemli nokta, eşlerin anne ve baba olmaya birlikte karar vermeleri ve hamilelik sürecinde ve sonrasında birbirlerine olan desteği eksik etmemeleridir. Unutulmamalıdır ki kadının bu süreçte eşinin desteğine her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. Eşlerinden bu desteği alan anne adayları çok büyük şansa sahiplerdir. Çünkü bu sayede kendilerinde birçok sorunu aşma gücünü hissederler.
Elbette annelerde hamilelikle birlikte hormonal dengeler değiştiği için ister istemez kaygılı duygular gözlemlenebiliyor. Anneler depresif, kaygılı ve sinirli olabiliyorlar. Hamile kadınların kendilerini stresli, kaygı dolu veya gergin hissettikleri bu süreçte meditasyon uygulamalarını tavsiye ediyorum. Meditasyon sayesinde çocuğun daha rahat, daha stressiz daha sakin bir ortamda büyümesi sağlanabilir. Pozitif mantralar da anne adayını pozitif düşüncelere yöneltecek ve rahatlamayı sağlayacaktır.
Anne mental ve psikolojik olarak ne kadar rahat olursa, çocuk da o kadar rahat olur. Ve bu süreç daha sağlıklı atlatılır.
