logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
YouTube
logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
YouTube
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
Author: turhanguldas
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog-herkes-zengin-olabilir
Genel
Mayıs 4, 2026by turhanguldas

Para Sizi Yönetmesin

Para Sizi Yönetmesin

Paranın kulu kölesi olmayın. Sizi yönetmesine izin vermeyin. “Parayı ben yönetirim, onunla ne yapacağıma ben karar veririm. Çok param olsun istiyorum ama ben paranın kulu kölesi değilim. Onsuz da yaşayabilirim” dediğinizde, yani para bana fark etmez dediğinizde, para size gelir.

Para ile ilgili kötü duygular beslemeyin. “Para elimin kiridir”, “Para kötü bir şeydir” gibi olumsuz düşünceler parayı sizden uzaklaştırır. Siz parayı kendinize onu severek çekebilirsiniz. Parayı seven insanlara genelde paragöz ya da açgözlü denir. Bu şekilde bir sevgiden bahsetmiyorum.

Emek Vermek Gerek

Paragöz olmakla parayı sevmek arasında fark var. Parayı sevmek paraya karşı olumlu duygular beslemektir. Paragöz olmak ise parayı her şeyden ve herkesten çok sevmektir. Paragöz olun demiyorum, paraya karşı olumlu duygular hissedin diyorum. Nasıl ki “Ayşe kötü, adamı bozar, Ayşe’nin olduğu ortam kötüdür” dediğinizde Ayşe’ye karşı sempati duyamayacağınız gibi, Ayşe de size karşı sempati duyamaz. İki durum da aynıdır. Paranın varlığına hayatımızdaki önemine değer verip saygı duyarsak para bize gelir.

Para bazen gökten gelir. Lotodan, piyangodan, uzak bir akrabadan… Böyle para sahibi olmuş insanlar çalışıp çabalamadan, emek vermeden para kazandıkları için haydan gelen huya gider düşüncesiyle gelen paranın hayrını göremezler. Evet, zengin olmak için emek vermek gerekir. Ama bazen para başka yollarla da gelebilir.

Düşünsel olarak yeterli altyapınız varsa yani bilinçaltınızda çabalamadan kazanacağız parayla ilgili olumlu programlar varsa haydan da gelse hayrını görürsünüz. Ama yoksa, o para sizden gider.

Hazmedemezsiniz!

Bu şekilde para sahibi olmuş insanlara dikkat edin. Çoğu ya mutsuzdur ya o parayla ne yapacağını bilemeyerek yanlış adım atmışlardır ya da çevresi tarafından dolandırılmışlardır. Tek katlı bir ev için temel atıp üzerine rezidans çıkarsanız bina çöker. Bu durum da aynıdır. Çöktüğü zaman elinizdeki tek kattan da olmuş olursunuz.

Paraya, zengin olmaya hazır olun. Yoksa paranın varlığını hazmedemezsiniz. Aynı şey sonradan görmeler için de geçerlidir. Bir anda parayı bulan insanlar, para sayesinde edindikleri imkânları, sosyal konumları hazmedemezler. Yükseldikleri çevreye göre sakil kalırlar. Emek sarf etmeden para kazandıysanız bunun bilincinde olup, bu durumu nasıl hazmedeceğinizin farkında olmalısınız. Size gelen paranın her zaman iyi bir sebeple geldiğini düşünüp daha paylaşımcı olun. Paranın kazandırdığı gücü hazmederken çevrenizi de güçlendirin. Paylaştıkça size daha çok geleceği gibi paylaştıkça parayla ilgili algılarınız da değişecektir.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-sorun-var
Genel
Nisan 27, 2026by turhanguldas

Sorun Varsa Çözüm de Vardır

Sorun Varsa Çözüm de Vardır

Sorun varsa çözümü de vardır. Çözümsüz sorun yoktur. Sorunları kafanıza taktığınız zaman ne kazanıyorsunuz? Hiçbir şey. Çözüme odaklanın ve çözümü bulabileceğinizden emin olun. Buradaki püf noktası, sakin olmaktır. İnsanın sakin olduğu zaman şunu demesi lazım: “Ben buna benzer olaylar yaşadım mı hayatta? Yaşadım. Üstesinden geldim mi? Geldim. Yine gelirim.” Bu, çok basit bir bakış açısıdır. Geçmişe baktığımızda sorun olarak gördüğümüz birçok şeyin belli bir zaman zarfında, belli bir süreçte kesinlikle ya kendi kendine ya bizim ya da evrenin çabası ile olsun çözümlendiğini görürüz.

“Ben dünyanın sahibi değilim, elimden gelenin maksimumunu yapacağım, ama her şeyi de kafama takmayacağım” diye düşünürseniz mutlu olmanın kapısını açarsınız.

Panik durumlarında gözümüzün önündeki çözüm yollarını bile göremeyiz. Çözümün nerede olduğunu, hangi yolu izlememiz gerektiğini bilemeyiz. Hani derler ya, “Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır” diye, işte püf noktası da budur.

Hemen Kuruntu Yapmayın

Bir sorunla karşılaştığınızda hemen aklınıza olumsuz düşünceler getirmeyin. Kuruntu yapmayın. Sakin olun ve geçmişte sorunlarınızı nasıl çözdüğünüzü düşünün. “Ben bunu daha önce yaptım, daha önce benim önüme çeşitli engeller çıktı, hepsini çözdüm” deyin ve gözünüzde bunu canlandırın. Neler başardığınızı görürseniz o zaman motivasyon kaynağınız hazır demektir. Ve siz başkalarının örneklerini değil, kendi yaşanmışlığınızdan örnekleri alın. Başkası değil, siz yaptınız. Yine yaparsınız.

Sorunlar her zaman çıkabilir. Önemli olan o sırada sükûnetinizi koruyabilmektir. Rahat ve kendinden emin olmak, takmamak, kaygılanmamak, ben çözerim demek. “Bana fark etmez, ben bunun çözümünü bulurum. Ben yaparım bunu.” İşte budur ‘bana fark etmez’ modu.

Önemli püf noktalarından birisi de kişinin bakış açısıdır. ‘Bana fark etmez’ diyen, pozitif olan, rahat olan kişi optimisttir. En başarısız insan bile hayatında muhakkak bir şeyler başarmıştır. Ama fark şu: Pesimist insan sadece başaramadıklarını görür. Kötümser olduğu için eksik olan ne varsa onu görür. Aklı da sadece olmayandadır. Bir sorunla karşılaştığında ilk olarak “yine mi” serzenişinde bulunur. Böyle kötü olacak, şöyle kötü gelişecek diye olumsuz senaryolar kurmaya başlar. Pesimist bakış açısının senaryosu da pesimist olur. “Sorunlar hep bana geliyor, hep beni buluyor. Neden ben?” sorularıyla çözüm bulmak yerine soruna odaklanır. Ama optimist bakış açısına sahip olan birisi, “Tamam, ben bunu yaparım, çözerim. Daha önce de bunlara benzer şeyler yaşadım” diyerek soruna değil çözüme odaklanır. Daha önce başına gelmiş sorunları nasıl çözdüğünü düşünür.

Sakince Bekleyin

Her sorunu illaki kendi imkânlarımızla çözemeyiz. Bazen de zamanla kendiliğinden çözüldüğünü görürüz. “Zaman her şeyin ilacıdır” diye boşuna söylemezler. Bazen zamana bırakmak en iyisidir. Kendi kendinize çözemeyeceğiniz sorunlarınız için panik olmadan sakince bekleyin. Sorunları çözmek için enerjinizin rahat olması gerekir. Siz enerjinizi rahatlattığınızda, tam bir güven duygusuyla relaks olduğunuzda çözümler beklediğinizden de kısa zamanda önünüzde belirir. Hatta bazı sorunlar kendiliğinden çözülür. Siz bile nasıl çözüldüğünü anlamazsınız.

Bir sorunla karşılaştığınızda panik yapmadan sakince düşünün. Bu sorun benim çözebileceğim bir sorun mu diye sorgulayın. Eğer sizin çözebileceğiniz bir sorunsa harekete geçin. Örneğin, iş yaptığınız sektörde birtakım ekonomik sorunlar var ve bu sorunlar genel olarak herkesi etkiliyor. Sadece sizin şirketinizi değil… Bütçeler açılmıyor olabilir, genel olarak sektöre bir kısıtlama gelmiş olabilir… Bu sırada gelir gelmediği için şirket giderleriniz sorun olmaya başlamış olabilir. Sakince düşündüğünüzde sektörün genelindeki soruna tek başınıza sizin müdahale edemeyeceğinizi, bir çözüm üretemeyeceğinizi anlarsınız. Panik yapmadan giderlerinizi karşılamak için nasıl başka yollar bulacağınızı düşünürsünüz. Genel sorunu çözemezsiniz belki ama kendi özel sorununuzu çözerek sorunlu bir dönemi atlatabilirsiniz. Giderlerinizi azaltabilirsiniz, yatırımlarınızı nakde çevirebilirsiniz, yan bir sektörden işler yaratabilirsiniz, kaynaklarınızı önceliklerinize göre düzenleyebilirsiniz… Bir süre sonra sektörün genelindeki sorun çözüldüğü an kaldığınız yerden çalışmalarınıza devam edersiniz.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-biz-liderlik
Genel
Nisan 20, 2026by turhanguldas

‘Biz’ Diyebilen Lider Olur

‘Biz’ Diyebilen Lider Olur

Lider ‘biz’ diyebilen insandır. Hayatından ‘ben’ kelimesini çıkarır. Biz kelimesini kullanan insan toplumun da bireylerin de desteğini almakta zorlanmaz. Ve birlikten kuvvet doğar. Lider bunun bilincinde olan insandır. Kendi gücünün, yeteneğinin, kalitesinin farkındadır ama ben diye değil, her zaman biz diye yola çıkar.

Biz diye yola çıkan liderler de geleceğin liderleridir. Biz, kelimesini hayatının merkezine oturtmuş olan liderler, geleceğin lider profilini çizmektedirler. Eski tip klasik lider profili, ben, ben bilirim, ben yaparım, ben her şeyim, dünyadaki en akıllı insanım, ben çözerim düşüncesine sahip bakış açısıyla liderlik ömürlerini tamamlamaktalar. Önümüzdeki yıllarda sadece biz diyen insanların lider olduğu aşamalara geçeceğiz. Dünyadaki bazı liderlerde bunun yansımalarını hissediyoruz. Ben diyen liderlerin zamanla toplum üzerindeki etkileri zayıflıyor. Biz diyen liderler gün geçtikçe parlıyor.

Klasik Düşünceler Demode Oluyor

Biz diyen, paylaşım diyen, değişim diyen liderlerin seçimleri kazandığını ve görevlerinde başarılı olduklarını görüyoruz. Siyasi partilere değil halka güvenerek yola çıkanların, yeni neslin, pozitif düşünen akıllı insanların toplumda artık liderlik yapabileceklerini görmekteyiz. Bu örnekler gelecek için birer başlangıçtır. Buna direnen toplumlar gün geçtikçe zamanla değişecek. Özgüveni yüksek, çağdaş insanlar geliyor. Bazı klasik düşünceler demode olurken yeni artı yönleri olan güvenilebilecek gençler parlamaya başlıyor. Bu gençlerin liderleri tabii ki kendi içlerinden çıkacak.

Liderlik, her şeyi toplum için yapmak demektir. İlk plana biz kelimesini yerleştirmiş insan lider olur. Biz dediğin zaman her şey bitmiş, çözümlenmiş demektir zaten. Toplumun daha rahat yaşama ulaşmasının şifresi ‘biz’ diyen lidere sahip olmaktır. Biz kavramı, başarının, paylaşımın, verimliliğin, farkındalığın, geleceğin kavramıdır. Bu yüzden biz diyebilmek çok önemlidir.

Nesillerce Hatırlanacaklar

İnsanların en büyük problemi elde ettikleri yeri kaybetme korkusudur. Geldiği noktadan düşmemek için her şeyi yapan insanlar var. Ama hayat felsefesi olarak ‘bana fark etmez’ diyen insanlar her zaman doğruları yapar. Koltuğunu yeni fikirlere, yeni liderlere bırakması toplum için daha faydalı olacaksa, hiç çekinmeden bırakır. Toplumun menfaati kendi menfaatinden önde gelir.

Lider, çevresini sürükleyen, onlara önderlik eden onların hayat felsefesini benimsemiş ve onların her zaman daha yukarılara çıkmasını sağlamaya çalışan, çaba gösteren bir karakterdir. Toplumdan ne alabilirim diye düşünmez. Topluma ne kazandırabilirim, onlara ne verebilirim diye düşünerek, lideri olduğu toplumu en üst seviyeye çıkarmak ister. İşte böyle liderler ölümsüz olurlar. Öldükleri zaman bile nesillerce hatırlanırlar.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-degisimin-gerisinde-kalmayin
Genel
Nisan 13, 2026by turhanguldas

Değişimin Gerisinde Kalmayın

Değişimin Gerisinde Kalmayın

Güncel olmak, gelişmeleri takip etmek, diğer insanlardan farklı düşünmek başarıya ulaşmak için olmazsa olmazlardır. Siz ortaya değişik bir bakış açısıyla çıktığınız zaman ve kendinizde değişimin bütün faktörlerini tamamladığınız zaman, yani güncel, çağdaş olduğunuz zaman, öne çıkarsınız. Değişimin gerektirdiği sorumlulukları hayata geçirmek ve üstesinden gelebilmek için ruh hâlinizin, kafa yapınızın, karakterinizin güçlü olması gerekir. ‘Bana fark etmez’ modunda olduğunuz zaman özgüveniniz sayesinde değişime karşı her zaman 1-0 önde olursunuz. Özgüvenin verdiği rahatlıka kaygılardan, kuşkulardan uzak olursunuz. Endişe taşımazsınız. Stresten uzak tavırlarınızla gelişmeleri daha rahat takip edebilirsiniz. Çünkü ‘bana fark etmez’ modunda olduğunuzda rahat olursunuz. Kaygı, tasa sizden uzak olunca ilerlemeyi düşünebilirsiniz sadece.

Kendini yenilemeyen işletmeler de insanlar gibi geri kalmaya, hatta batmaya mahkumdur. Bunun aksi bir örneği yoktur. Eğer kalıcı olmak istiyorsanız hangi meslek grubunda olduğunuz önemli olmadan gelişmeleri takip etmek zorundasınız. Örneğin diş hekimisiniz, 20 yıl önce üniversiteden mezun olmuşsunuz. Eğer 20 yıl önce öğrendiğiniz bilgilerle kalırsanız, çok geride kalmışsınız demektir. Her gün yeni teknolojik gelişmeler yaşanıyor, yeni ilaçlar çıkıyor. Yeni yöntemler, yeni tedavi şekilleri oluşuyor. Bunları uygular hatta bunlara öncülük ederseniz, bunları tedavi bekleyen hastalarına sunarsanız değişimi yakalamış olursunuz.

Toplum Her Şeyi Biliyor

Değişimin gerisinde kalmamakla fark yaratmak arasında büyük bir bağ vardır. Değişime direnmeyip kendinizi güncellediğiniz zaman hem fark yaratırsınız hem de başarılı olursunuz. Toplum her şeyi biliyor, her şeyi anlıyor, araştırıyor. Eğer siz güncel değilseniz, eğer gelişime ayak diriyor, mesleğinize yeteri kadar saygı göstermiyorsanız, kendinizi geliştirmeniz gerektiğini düşünmüyorsanız toplum tarafından hemen fark edilirsiniz. Artık her şey ortada, her bilgiye ulaşmak kolay… İnsanlar artık sizden her şeyin en iyisini bekliyorlar. Örneğin diş hekimine gelen hastalar implant ve dolgu hakkında her şeyi öğrenmişlerdir. Ve bunun diş hekimi tarafından en güncel teknolojilerle yapılmasını beklerler.

‘Bana fark etmez’ modunda olduğunuzda değişim sizin için kaçınılmazdır. Gelişmeleri takip etmek, değişerek ilerlemek, güncel olmak relaks moddaki bir zihin için olmazsa olmazdır.

Eskisine göre başarı daha da zorlaştı. Ama siz rahat, özgüveniniz yüksek ve güncelseniz, bunlarla beraber kendinizi sürekli geliştiriyorsanız zoru başarmak sorun olmayacaktır.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-zamanin-kontrolu-elimizde
Genel
Nisan 6, 2026by turhanguldas

Zamanın Kontrolü Elinizde

Zamanın Kontrolü Elinizde

Zamanı kontrol edebilmek için önce kendinizi kontrol etmeniz gerekiyor. Zamanı kontrol etmek için zamanınızı iyi değerlendirmenin yanı sıra olabilecek muhtemel aksiliklere karşı da kendini kontrol edebilen bir yapınız olmalıdır.

Her şeyi siz kontrol edemezsiniz. Örneğin, siz bir işi yetiştirmek için gece gündüz çalışırken, çok değer verdiğiniz bir arkadaşınızın size ihtiyacı olur ve hayır diyemezsiniz. ‘Bana fark etmez’ modunda olduğunuzda ne arkadaşınıza sırtınızı dönersiniz ne de işinizi geciktirirsiniz. Hemen diğer planlarınıza göz atarsınız ve önemsiz olan planlarınızı iptal eder ve işinizi o zamana kaydırıp arkadaşınıza destek olabilirsiniz. Yani zaman yaratabilirsiniz. Daha az uyursunuz ya da çok sevdiğiniz dizinizin yeni bölümünü daha sonra izlersiniz. ‘Bana fark etmez’ modunda olduğunuzda planlarınızı bozan başka işler için illaki zaman yaratabilirsiniz. Zamanın kontrolü böylelikle sizin elinizde olur. Sadece olumlu ve berrak bir zihinle düşünmeniz yeterlidir.

Panik olduğunuz zaman, kontrolünüzü de kaybedersiniz. Arkadaşınıza surat asarsınız ya da iş yetişmeyecek diye evham yaparak vaktinizi iyi değerlendiremezsiniz. Soğukkanlı olamadığınız için plansız olayları da kabul edemezsiniz.

“Kontrolüm dışında gelişebilecek durumlara karşı da her zaman hazırlıklıyım, bana fark etmez.”

“Zamanı kontrol etmek benim elimdedir.”

“Ben istediğim her şey için vakit yaratabiliyorum.”

Özgüveni yüksek insan gün içinde yapacaklarını bilir, zamanını iyi değerlendirir. Yapmak istediğiniz şeyleri öncelik sırasına göre belirlemeniz zamanı iyi değerlendirmeniz için çok iyi bir yöntemdir. Zamanınızı iyi değerlendirdiğiniz zaman, yapacağınız işlere de gerekli önemi verecek kadar vaktiniz olur. İşi yetiştirmek kadar, etkili ve değerli işler yapabilmek de önemlidir.

Zamanı iyi değerlendirmek, her anını efektif geçirmektir. Boş yere zaman öldürmemektir. Geniş vakitlerde dar şeyler yapmamaktır. ‘Bana fark etmez’ modundaki insan zamanın değerini bilir ve zamanını anlamlı işler yapabileceği şekilde değerlendirir. Gelişigüzel işler yapmaz.

“Zamanımın değerini biliyorum ve asla boşa zaman geçirmiyorum. Bu yüzden her işim için özen gösterebiliyorum.”

“Her işim özenlidir, özen göstermek için zamanımı iyi değerlendiriyorum.”

BOŞ BARDAK

Bence zamanımızı çalan en önemli faktörlerden biri de ‘boş bardak’ diye tabir ettiğim insanlardır. Dikkat ederseniz çevrenizde vaktinizi ve enerjinizi çalan çok boş insan olduğunu görürsünüz. Arkadaşınızın biri boş gezenin boş kalfası. Sizi arıyor, boş konularla sizi meşgul ediyor. Siz ‘bana fark etmez’ modunda değilseniz ona uyup zamanınızı birlikte boşa harcarsınız.

Siz ‘bana fark etmez’ modunda olduğunuzda zaten zamanınızın değerini bildiğiniz için sizi boş yere oyalamak isteyen ‘boş bardak’ların da farkında olursunuz. Kimsenin boş yere sizin vaktinizi çalmasına izin vermezsiniz. Kendiniz de ‘boş bardak’ olmazsınız. Herkesin zamanına saygı duyup kimseyi boş yere meşgul etmezsiniz.

“Ben zamanın değerini biliyorum ve zamanımı değecek insanlarla geçiriyorum.”

“Ben arkadaşlıklarımı dolu dolu yaşıyorum.”

“Çevremde faydalı ve dolu insanlar vardır.”

 

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-mantranin-gücü
Genel
Mart 30, 2026by turhanguldas

Mantranın Psikolojik Etkileri

Mantranın Psikolojik Etkileri

Bugünkü yazıda “Bugün Daha Mükemmel Bizi Yaratıyoruz” mantrasının insanlar üzerindeki psikolojik etkilerinden söz edeceğim. Bu mantranın zihnimizde ve psikolojimizde nasıl bir koruma kalkanı oluşturduğunu anlamak oldukça önemlidir.

Öncelikle mantranın ilk kelimesine bakalım: “Bugün.”

İnsanların psikolojisini bozan en önemli şeylerden biri geçmişte yaşanan olaylardır. Geçmişte yaşanan olumsuz deneyimler çoğu zaman zihnimizde takıntı haline gelir ve insanlar bu düşünceleri zihninden atmakta zorlanır. Bunun yanında bir de gelecek kaygısı vardır. Günümüzde birçok insan yarın ne olacağını bilemediği için sürekli bir endişe içinde yaşamaktadır.

Mantranın içinde sürekli “bugün” kelimesini kullanmamızın nedeni tam da budur. “Bugün Daha Mükemmel Bizi Yaratıyoruz” dediğimiz zaman zihnimizi bugüne getiririz. Bu yaklaşım hem geçmişte yaşanan olaylara takılıp kalmamızı engeller hem de gelecekle ilgili gereksiz kaygıları azaltır.

Çünkü aslında iyi bir yarının temeli bugündür. Bugün iyi olduğunda yarın da iyi olur. Bu nedenle mantradaki “bugün” kelimesi insanı geçmişin yükünden ve geleceğin kaygısından koruyan güçlü bir zihinsel mekanizma oluşturur.

Daha Mükemmel Bir Versiyona Doğru

Mantranın ikinci önemli kısmı ise “daha mükemmel” ifadesidir.

Burada amaç, insanın her gün psikolojik olarak daha güçlü, daha dirençli ve daha özgüvenli bir versiyonuna doğru ilerlemesidir. “Daha mükemmel” demek, bugünün şartlarına daha iyi uyum sağlayabilen bir kişi olmak anlamına gelir.

Hayat sürekli değişiyor. Zaman zaman hastalıklar ortaya çıkabilir, ekonomik problemler yaşanabilir, sosyal koşullar değişebilir. Bu tür durumlarda önemli olan, insanın değişen şartlara hızlı şekilde adapte olabilmesidir.

“Daha mükemmel bizi yaratıyoruz” dediğimizde aslında şu niyeti ortaya koymuş oluruz:
Bugünün şartlarına uyum sağlayabilen, sorunlara daha hızlı çözüm bulabilen ve zorluklar karşısında güçlü kalabilen bir versiyonumuzu ortaya çıkarıyoruz.

Fiziksel Boyutu

Bu mantranın yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda fiziksel bir boyutu da vardır.

İnsan vücudunda yaklaşık 100 trilyon hücre bulunur. Bu hücrelerin her biri sürekli bir yenilenme süreci içindedir. İnsan bedeni belirli bir süre içinde kendini büyük ölçüde yenileyebilen canlı bir sistemdir.

Mantrayı yazarken aslında yalnızca zihnimize değil, vücudumuzdaki bütün hücrelere de bir mesaj göndeririz. “Bugün daha mükemmel bizi yaratıyoruz” dediğimizde, bu mesaj bilinçaltına ulaşır ve oradan bütün bedene yayılır.

Bu nedenle mantranın içinde geçen “biz” kelimesi son derece önemlidir. Çünkü “biz” dediğimizde yalnızca zihnimizi değil, kalbimizi, ruhumuzu ve bedenimizi de kapsayan bir bütünlükten söz ederiz.

 

İçimizdeki Büyük Ordu

Bunu şöyle düşünebiliriz: Vücudumuzda bulunan trilyonlarca hücrenin her biri bizim için çalışır. Adeta büyük bir ordu gibi bizi korur. Mantra yazarken bu büyük orduyu harekete geçirdiğimizi düşünebiliriz. Zihnimizde oluşan olumlu düşünceler bedenimizin her hücresine ulaşır. Böylece hem zihinsel hem de fiziksel olarak bir koruma kalkanı oluşur.

Bu koruma kalkanı sayesinde insan kendini daha güçlü hisseder. Zorluklar karşısında daha dirençli olur. Çünkü artık yalnızca zihinsel olarak değil, bedensel olarak da kendini destekleyen bir sistem kurmuş olur.

Birlik ve Bütünlük Hissi

Mantrada kullanılan “biz” kelimesi aynı zamanda birlik duygusunu da temsil eder. Bu kelimeyle birlikte beynimiz, kalbimiz, ruhumuz ve bedenimiz arasında bir iletişim oluşur. Her hücreye adeta şu mesajı veririz: “Biz bir bütünüz. Birlikte çalışıyoruz. Birlikte güçlüyüz.”

Kalbimizin ve beynimizin yaydığı titreşimler sayesinde bu iletişim bütün bedenimizde hissedilir. Böylece insan hem zihinsel hem de duygusal olarak daha dengeli bir hale gelir.

Psikolojik Bir Koruma Kalkanı

Bu nedenle düzenli olarak mantra yazan kişiler zamanla kendilerini daha güçlü hissetmeye başlarlar. Zihinsel olarak daha sakin, daha dengeli ve daha dirençli bir hale gelirler. Mantra aslında insanın kendi içinde bir psikolojik koruma kalkanı oluşturmasına yardımcı olur.

Çünkü insanın içinde onu destekleyen çok büyük bir güç vardır. Bu güç hem zihninde hem kalbinde hem de bedenindeki her hücrede bulunur. Ve bu güç her gün şu cümleyle yeniden hatırlatılır: “Bugün daha mükemmel bizi yaratıyoruz.”

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-hayatin-degisimi
Genel
Mart 23, 2026by turhanguldas

Hayatınızı Değiştirecek Sır

Hayatınızı Değiştirecek Sır

Hayatınızda büyük bir değişim yaratmak için bazen düşündüğünüz kadar karmaşık yöntemlere ihtiyaç yoktur. Aslında yalnızca küçük ama düzenli bir uygulama bile hayatınızda güçlü bir dönüşüm başlatabilir. Size bu yazıda hayatınızı değiştirebilecek çok basit bir yöntemden söz edeceğim.

Üstelik bunun için hiçbir şey satın almanıza gerek yok. Özel bir eğitim almanız da gerekmiyor. Sadece her gün ayıracağınız kısa bir zaman dilimi yeterli. Günde yaklaşık 15 dakika ayırarak istediğiniz kişiliğe ulaşmanız, istediğiniz hayatı yaşamanız, istediğiniz çevreyi ve ilişkileri yaratmanız mümkün olabilir. Bunun için kullanacağımız yöntem ise kişisel gelişim alanında çok önemli bir araç olan mantra ve afirmasyon çalışmalarıdır.

Yeni Programlar Yazın

Mantra ve afirmasyonlar, bilinçaltındaki eski programları değiştirmeye ve yeni programlar yazmaya yardımcı olur. Bilinçaltına düzenli olarak gönderilen mesajlar zamanla düşünce yapımızı ve davranışlarımızı dönüştürmeye başlar.

Bu yazıda paylaşacağım mantra son derece basittir. Yapmanız gereken şey, sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez bir A4 kağıda bu mantrayı yazmaktır. Kağıdın arkalı önlü olacak şekilde doldurulması yeterlidir.

Yazmanız gereken cümle ise şudur:

“Bugün Daha Mükemmel Bizi Yaratıyoruz.”

Bu cümleyi kağıda tekrar tekrar yazmanız yeterlidir. Sabah bir sayfa, akşam bir sayfa. Bu uygulamayı düzenli olarak yaptığınızda hayatınızdaki değişimleri gözlemlemeye başlayabilirsiniz. Hatta çoğu zaman siz fark etmeden önce çevrenizdeki insanlar bu değişimi fark eder. İnsanlar size “Sana ne oldu?” diye sormaya başlayabilir.

Hayatınızı Sizden Başka Kimse Değiştiremez

Bu uygulamanın amacı, kişinin kendi ideal versiyonunu yaratmasına yardımcı olmaktır. İnsan, bilinçaltına verdiği mesajlar doğrultusunda kendi gerçekliğini inşa etmeye başlar. Bu nedenle düzenli tekrar edilen bir mantra, kişinin düşünce sistemini ve davranışlarını zaman içinde dönüştürebilir.

Burada önemli olan nokta şudur: Kimse sizin hayatınızı değiştiremez. Bu değişimi ancak siz gerçekleştirebilirsiniz. Çünkü hayatınızda neyin değişmesi gerektiğini en iyi siz bilirsiniz.

Bu yöntem aslında çok basittir. Bir sayfayı arkalı önlü doldurmak yaklaşık 15 dakika sürer. Günde iki kez uyguladığınızda toplamda 20–30 dakikalık bir zaman ayırmış olursunuz. Bunun dışında yapmanız gereken başka bir şey yoktur.

Bu çalışmayı uygulayan birçok kişi hayatında önemli değişimler yaşadığını fark etmektedir. Bu nedenle bu yöntemi paylaşmak ve daha fazla kişinin denemesini sağlamak istiyorum. Çünkü bilgi paylaşıldıkça büyür. Deneyin, uygulayın ve hayatınızdaki değişimleri gözlemleyin.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-hamilelikte-mutluluk
Genel
Mart 16, 2026by turhanguldas

Hamilelik Öncesi Mutlu İlişki

Hamilelik Öncesi Mutlu İlişki

Siz önce mutlu bir ilişkiye sahip olacaksınız ki mutluluğunuzun meyvesi olarak çocuğunuz dünyaya gelsin. Stres ve kaygı üreme fonksiyonlarını bozar. Sadece kadınlarda değil erkeklerde de birtakım fonksiyonel bozukluklara sebebiyet verir. İlişkinizde ya da bireysel olarak kendinizde gözlemlediğiniz stres yaratan, kaygı bozukluklarına yol açan durumları fark etmeniz gerekir. Sadece hamilelik öncesi dönem için değil hamilelikte de annenin psikolojik durumunun bebeği nasıl etkilediğini biliyoruz. Hamilelik sürecinde, bebeğinizin de sağlığı için hamilelik öncesi dönemde psikolojik durumunuzun farkında olup iyileştirmeniz gereken durumlar için harekete geçmeniz önemlidir.

İyi planlanmış hamileliklerde, eşler üreme yeterlilikleriyle ilgili bilgi edinmiş olurlar. Hamilelik öncesi testlerini ve muayenesini yaptırmış bir kadın ve erkek, gebelik için zayıf ve güçlü yönlerinin farkına varabilir. Örneğin, baba adayının sperm sayısı düşükse ve bu yüzden döllenme olmuyorsa, hamilelik öncesi kontrollerde önlemi alınarak gerekli müdahaleler yapılır ve çiftin çocuk sahibi olması sağlanır. Yeterliliklerinizi bilmek ve onlarla yüzleşmek zor olsa da sizi sonuç vermeyecek çabalardan kurtarır ve nafile denemelerle vakit kaybedip strese girmeyerek çözüme odaklanmanızı sağlar.

Destekleyici Çevre

Çocuk sahibi olma isteğinizle ilgili çevrenizdeki insanlardan aldığınız tepkilere dikkat edin. Motive edici ve destekleyici kişilerle vakit geçirin. Bazen insanlar düşüncesiz söylemlerde bulunabilir. “Bu yaşa kadar çocuk sahibi olmadıysan bu saatten sonra hiç yapma”, “Bu zayıflıkla sen çocuk doğuramazsın” gibi hem anne adayını hem de baba adayını rencide eden, utandıran ya da aklını karıştıran insanlar, tavsiye verdiklerini zannetseler de aslında onları hiç ilgilendirmeyen bir konuda yorum yaptıklarını fark edemez. Hamilelik öncesi dönemde bu tarz insanları hayatınızdan eleyin. Sizi destekleyecek, motive edecek insanlarla çocuk isteğinizi paylaşın.

Eşler, çocuk sahibi olmaya çalışırken karşılaştıkları olumsuz sonuçlarda birbirlerine destek olmalıdır. Stres ve kaygı doğurganlık seviyesini düşürür. Çocuk sahibi olmayı çok isteyebilirsiniz ama çocuktan önce eşinize sahip olduğunuzu unutmayın. Çocuğunuzu, sizden bir parçayı dünyaya getirebilmek için eşinize ihtiyacınız var. Bu yüzden eşinizle yapıcı ve sevgi dolu iletişim kurmaya özen gösterin. Hamile kalma sürecinde eşler zaman zaman karamsarlığa kapılıp sürecin getirdiği üzüntüyle birbirlerinden uzaklaşabilirler. Böyle durumlarda uzman desteği almaktan sakın kaçınmayın. Eşlerden herhangi birinde hamile kalmayı zorlaştıran bir durum varsa birbirinizi suçlamayın. Suçluluk duygusunun yarattığı stres, aşılabilecek sağlık sorunlarının bile önüne geçerek, durumu daha imkansız hale getirir. Eşlerin bu süreçte birbirlerine uyumu ve desteği önemlidir. Eşinizle bağınız güçlü olmalıdır. Çocuk, sevginizin meyvesi, ailenizin ışığı olabilir ama eşiniz olmadan sahip olabileceğiniz bir şey değildir. Bu yüzden suçlamadan ve yargılamadan, gerekli çözümler ve tedaviler üzerine yoğunlaşıp eşinize her zaman yanında olacağınızı hissettirmeniz gerekir.

Bilinçaltı ve Profesyonel Destek

Tüm kontrolleri yaptırmanıza ve bütün sonuçların olumlu çıkmasına rağmen hala beklediğiniz gebelik gerçekleşmiyorsa altında yatan psikolojik sebepleri araştırın. Bazen istediğimiz şeyle ilgili, zihnimizde arka planda dirençler oluşturan düşüncelerimiz ve duygularımız olur. Dirençlerimiz, her ne kadar istesek de bizi arzularımıza ulaşmaktan alıkoyar. Bilincinizin derinlerinde, bilinçaltınızda yatan dirençlerinizi fark etmek, korkularınızla yüzleşmek, sorunun kaynağına inmek atılabilecek en doğru adımdır. Belki eşinizle ya da ilişkinizle ilgili gelecek kaygılarınızdan dolayı arzularınıza ket vuruyorsunuzdur. Bunu en iyi siz analiz edebilirsiniz. Kendinize yardım edemediğiniz durumlarda ise profesyonel destek alabilirsiniz.

Hamilelik öncesi dönemde koşullar ne olursa olsun, eşinizle birlikte güven bağı kurarak hareket etmeniz önemlidir. Eşler arasındaki güven, çocuk sahibi olurken bütün süreçleri yapıcı yollarla aşmayı sağlar. İster normal yollarla hamile kalmaya çalışın ister tüp bebek tedavisiyle, her ikisinden de olumlu sonuç alabilmeniz için ilişkinizin sağlam olduğundan emin olun. Çocuk bir amaçtır ama mutluluğunuzun aracı değildir. Siz önce mutlu bir ilişkiye sahip olacaksınız ki mutluluğunuzun meyvesi olarak çocuğunuz dünyaya gelsin.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-hedefinizi-belirleyin (1)
Genel
Mart 9, 2026by turhanguldas

Hedefinizi İyi Belirleyin

Hedefinizi İyi Belirleyin

İnsanın hedefine ulaşabilmesi için hedefi iyi belirlemesi gerekir. Gerçekçi olmayan hedefler sadece hayal kırıklığı yaratır. Gerçekten istenilen şey belirlendikten sonra hedefin adını net bir şekilde koymak gerekir. Kişi ne istediğine, hangi noktaya gelmek istediğine, hedefine karar vermeli­dir. Hedefini bu kriterler doğrultusunda ortaya koyan bi­risi için ilerlemek daha kolay olacaktır. Nasıl ki teknoloji sayesinde navigasyon aletlerimizle yolumuzu daha kolay buluyoruz… Aynı şekilde beynimizin navigasyonuna, he­deflerimizi net bir şekilde belirleyip yazdığımızda, açık ve uyanık bir farkındalıkla beynimizden gelen direktiflere konsantre olup gözümüzü yoldan ayırmadan ilerlersek, rotamıza ulaşabiliriz.

Hedef belirlendikten sonra hayal kurulmalıdır. Başa­rı elde etmek için hayal etmek ve zihinde canlandırmak önemlidir. Hiçbir başarı hayal edilmeden gerçekleşme­miştir. Başarılar tesadüfi ya da sıradan durumlar değildir. Televizyonu icat eden kişi televizyonun işlevlerini gerçek­leştirecek bir cihaz hayal etmiştir. Sonrasında bu işlevlerin nasıl gerçekleşeceği üzerine çalışmaya başlamıştır. Hayal olmadan motivasyon ve ilerleme olmaz. Hayal kurmak başarının ve motivasyonun benzinidir. Hayallerin gerçek­çiliği, enerjisi hedefe giden yolda hız kazanmayı sağlar. Hayaller ne kadar canlı olursa o kadar motive edici olur.

Hayaller İhtiyacımız Olan Enerjiyi Verir

Hayal etmenin de yöntemleri vardır. Bu yöntemler ile hayalleri doğru yönlendirmek mümkündür. Meditasyon yaparken yaratıcı imgelemeler ve hayaller yaratılabilir. Kişi medite halindeyken alfa frekansında ve gevşemiş du­rumdadır. Bu anda hayal kurmaya başlamak gerekir. Ne istiyoruz? Bir araba istiyoruz. Eğer bir araba istiyorsak bu araba ne renk olacak, hangi marka ve modelde olacak. Arabayı hayal ederken ona dokunmak, araba ile gidilecek yolları düşünmek, arabaya binecek yolcuları hayal etmek meditasyon esnasında mümkündür. Bu hayal ne kadar canlı olursa o kadar motive edici olur. Hayaller, kişiye ih­tiyacı olan enerjiyi getirir. Doğru bir şekilde hayal ettiğiniz şeyleri, evren size geri gönderir. Evren hayali kurulmayan bir şeyi vermez. Bu durum insanlık tarihi boyunca hep böyle olmuştur. 

İnsanlar hayallerini ve hedeflerini net bir şekilde belirlemezse evrenin gönderebileceği net bir şey olmaz. Net olmayan bir hedefe ulaşmak da mümkün olmaz.

Hedeflerin ve hayallerin zihinde detaylı olarak be­lirlenmesi, görülmesi ve yaşanması gerekir. Günde iki uzun meditasyon seansı hedefe ulaşmak için gereken enerjiyi sağlar. Sabah uyanınca ve akşam yatmadan önce yapılan meditasyon ile enerji dolmak mümkündür. Gün içerisinde ortaya çıkan boşluklarda meditasyon esnasında kurulan hayalleri yeniden canlandırmak motive edicidir. Kişi yorulduğunda, sıkıldığında ya da pes etmeyi düşündüğünde meditasyon esnasında kurduğu hayallerden küçük fragmanlar izlemelidir. Kişi hedeflerini net bir şekilde belirlemelidir ki evren de net fırsatlar gön­dersin!

Tabii ki burada çok önemli bir ayrıntı var: Sadece hayal ederek hiçbir yere varamayız. Ancak beynimize, kurdu­ğumuz hayallerden nasıl bir sonuç istediğimizi belirterek, onun yol göstermesiyle ve mantraların itici gücüyle hede­fimize ulaşabiliriz. Yani sadece hayal kurmak değil, yap­mak, yapmak, yine yapmak gerekir… Fark budur.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-enverimli-saatler
Genel
Mart 2, 2026by turhanguldas

En Verimli Saatler

En Verimli Saatler

Mantra yazma konusunda en etkili yöntem bilinçaltı programlarını değiştirmekten geçer. Bilinçaltımızla iletişim kurmanın en iyi ve en kestirme yolu da yazmaktır. Sözlü tekrarlama, yazmanın sadece onda biri kadar etki yapar. Mantra için en verimli saatler uykuya dalmadan önceki ve uyandıktan sonraki anlardır.

Bu iki zaman diliminde de beyin, bilinçaltına en rahat ulaşabileceğimiz alfa frekansına yakındır. Düşünce gücünün neler yapabildiğini denemek istiyorsanız, yatmadan önce “Ben yarın sabah 5’te uyanacağım” diye kendinizi hem sözlü hem de yazılı telkin edin ve alarmınızı kurun. Bu telkini uykuya dalana kadar tekrarlamaya devam edin. Saat 5 olmadan ve henüz alarm çalmadan uyanacağınızı görürsünüz. Bunu başarabiliyorsak bu teknik bizi daha büyük amaçlarımıza da ulaştırabilir. İçinizdeki cin ile iletişim kurmayı öğrendiğinizde, her arzunuzu yerine getirir.

Beynimiz Uyumaz

Uyumadan önce mantra yazmanın en avantajlı noktalarından biri, bilincimizin yavaş yavaş devre dışı kalmasına rağmen beynimizin uyumuyor olmasıdır. Yarım saat boyunca “Ben mükemmelim, ben mükemmelim…” diye mantra yazıp uykuya daldığımızda, yazmayı bırakmamıza rağmen beynimizin içinde bu cümleler yankılanmaya devam eder.

Uyuduğumuz için bilinç devre dışı kalır ve bilinçaltı bu düşünceleri daha kolay ve daha yoğun olarak kaydeder. Çünkü bilinç bu saatlerde hiçbir bariyer koyamaz. Biz uyurken zaten beynimiz ve bilinçaltımız çalışmaya devam eder. Beynimiz solunum, sindirim, dolaşım, kısacası yaşamımızı sürdürmek için gereken her şeyi otomatik olarak yapar.

“Her Gün Daha İyiye Gidiyorum”

Bilinçaltımız da gönderdiğimiz o mesajları, resimleri, sözleri çok daha etkili olarak işler ve yeni mantralarımızla eski programları silerek yeni programlar yaratır. Uyandığımızda da kendimizi daha enerjik ve güçlü hissederiz. Ve her gün mükemmel olmak için yol alırız. Eczacı Emile Coué mantra yöntemini hastalarına uygulamıştır. “İlaçlarınızı kullanırken düzenli olarak da mantraları tekrar edin” demiştir. Reçetelerinin altına “Her gün yaşamın her noktasında daha iyiye gidiyorum, tabii ki gidiyorum tabii ki gideceğim…” diye yazmıştır.

Hastaların iyileşme sürecinde mantralar etkili olunca Coué bu yöntemi sisteme dönüştürerek ünlenmiştir. “Her gün, yaşamın her noktasında daha iyiye gidiyorum” dediğimiz zaman bu genel bir mantra olur ve gelişimimize genel bir bütünlükte yardım eder.

Read More
  • 1
  • 2
  • 3
  • …
  • 8
Bu bağlantılardan Dr. Turhan Gülaş hakkında daha fazlasını keşfedin ve bizimle iletişime geçin. Düzenli güncellemeler için hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın.

Hızlı Erişim

Dr. Turhan Güldaş Hakkında
Kişisel Gelişim
TV Media
Basında

Bizi Takip Edin

Instagram
Facebook
YouTube

Copyright © 2025 Dr. Turhan GÜLDAŞ. All Rights Reserved

Yaşam Sihirbazı

back to top
@dr.turhanguldas
09.05.2026 günün mantrası. 09.05.2026 günün mantrası.
08.05.2026 günün mantrası. 08.05.2026 günün mantrası.
Bir cümleyle: Şu an neyi geride bırakmaya çalışıyo Bir cümleyle: Şu an neyi geride bırakmaya çalışıyorsun?
Herkes değişmek istiyor ama kimse gerçekten başlam Herkes değişmek istiyor ama kimse gerçekten başlamıyor.Belki de ihtiyacın olan ilk adım bu kitaptır.
Mantra sonrası gelen mesajlar kalbime dokunuyor. P Mantra sonrası gelen mesajlar kalbime dokunuyor.Paylaşan herkese teşekkür ederim 🤍
Sadece 2 tanesini seçmek zorunda olsan… hangileri Sadece 2 tanesini seçmek zorunda olsan… hangileri olurdu? 👇
‘Yaşam Sihirbazı’ son zamanlarda bu kadar konuşulu ‘Yaşam Sihirbazı’ son zamanlarda bu kadar konuşuluyorsa bir sebebi var.Çünkü sadece motive etmiyor, düşündürüyor.Eğer gerçekten değişmek istiyorsan…başlamak için kötü bir yer değil.#kitapönerisi
Sen bu sayfaya ne yazmak isterdin? Sen bu sayfaya ne yazmak isterdin?
Dışarıda gürültü var. İçimde bir cümle… Ve o cümle Dışarıda gürültü var.İçimde bir cümle…Ve o cümle beni dengede tutuyor
Hava yağmurluysa yapılacaklar listem; Mantra eşliğ Hava yağmurluysa yapılacaklar listem;Mantra eşliğinde kahve ☕️Siz bugün mantranızı yazdınız mı? 😊
Çünkü zihin tekrar eden düşünceyi zamanla gerçek k Çünkü zihin tekrar eden düşünceyizamanla gerçek kabul eder.Bu yüzden kendine söylediğin cümlelerfarkında olmadan hayatının yönünü belirler.İşte bu yüzden mantramız güçlüdür.Çünkü zihin tekrar edilen olumlu cümleleri dezamanla gerçekliğinin parçası yapar.“Bugün daha mükemmel bizi yaratıyoruz.”Bu cümleyi tekrar ettikçezihnin eski düşünce kalıplarını bırakırve yeni bir benlik inşa etmeye başlar.
Bazı kitaplar okunur, bazıları ise gerçekten bakış Bazı kitaplar okunur, bazıları ise gerçekten bakış açısını değiştirir.Parayı Sen Yaratırsın, sadece para hakkında değil;cesaret, düşünce ve harekete geçme üzerine güçlü bir rehber.Turhan Güldaş, sade ama etkileyici anlatımıyla insanı “Artık yapmalıyım” noktasına getiriyor.
Instagram'da takip et