‘An’da Yaşamak
‘An’da Yaşamak
Anın içinde olmak, anda yaşamak aslında şöyle tanımlanabilir: Kendinin farkında olmak, diğer insanların farkında olmak, çevrenin, olayların farkında olmak, her şeyin farkında olmak… Farkında olmanın tek yolu; herkes yürürken, hayat devam ederken, her şey akarken durup analiz etmektir.
Yarını kim yapıyor? Biz yapıyoruz. Ne zaman yapıyoruz? Şimdi yapıyoruz. Seçimlerimiz, düşüncelerimiz, karakterimiz her an geleceğimizi inşa ediyor. O yüzden anda yaşamak, mutluluğun ve başarının anahtarıdır.
Geçmişe takılmış bir insan sürekli yaşadığı negatif şeyleri düşünür. Bu düşünceler de onun ayağında gün geçtikçe bir prangaya dönüşür. Veya sadece gelecekte yaşayan bir insanı düşünelim. Şunu yapacağım, bunu yapacağım diyerek her şeyi erteler. Şimdi gerekli olanları yapmazsan, gerekli yolu almaya çalışmazsan oraya varamazsın ki. Sen şimdi burada olacaksın, yarın için gerekli olan adımları atacaksın ki o yarına varabilesin. Yerinde durarak ilerleyemezsin, yarına varamazsın.
AKLINIZDA DERSLER KALMALI
Başarının, iyi bir yaşam sürmenin, insanlarla daha iyi iletişim kurmanın, mutlu olmanın sırrı anda yaşamaktır. Geçmişte yaşayanlar çoğu zaman mutsuzdur. Çünkü geçmişte yaşadığı olayları özellikle olumsuzları, devamlı kafasında kurup, hayalinde tekrar tekrar canlandırıp bugünü kaçırıyordur. Geçmişteki bir olayı tekrar tekrar zihnimizde canlandırdığımız zaman, beyin sadece olayı hatırlatmakla kalmaz, o andaki duyguları da hissettirir. Hissettiğiniz olumsuz duyguların etkisinde bedene aynı hormonları salgılar. Siz geçmişte korktuğunuz bir olayı hatırladığınız zaman kalp atışınız hızlanır, vücudunuzda adrenalin yükselir. Tekrar tekrar aynı etkileri bedeninize de yaşatmış olursunuz. Hücrelerinize kadar aynı olaylar tekrarlanmış olur. Hem mental olarak hem de fiziken defalarca mutsuz olursunuz. Geçmişte yaşadığınız olumlu bir olayı devamlı hatırlamak bazen iyidir, bazen de değildir. Eskiden çok zengindim ama şimdi değilim ya da eskiden çok mutlu bir ilişkim vardı ama şimdi yalnızım diye düşünmeniz de hiçbir işe yaramayacak ve sizi mutsuz edecektir. Geçmişteki olaylardan ister olumlu olsun ister olumsuz, dersinizi alıp, gerisini öylece bırakmalısınız. Geçmişle ilgili aklınızda sadece aldığınız dersler kalmalı.
‘Bana fark etmez’ modundaki karakter geçmişteki olaylara takılmaz. Ne zaman aklına gelse relaks modda kalır. Kendi içinde tekrar tekrar yaşamadan, hatıraları sakince aklından gönderir. Her zaman aldığı dersleri hatırlar. Geçmişin, bugünü ve yarını zedelemesine, olumsuz etki etmesine izin vermez.
BUGÜNÜ HARCAYANLARDAN OLMAYIN
Geçmişle yaşayanlardan başka bir de gelecek kaygısı ile bugünü harcayanlar var. Gelecekten korkanlar, her an korkarak yaşarlar. Pesimist düşüncelerle bugün yaşananları değerlendiremeden yarın ne olacağını kafaya takarlar. Ya şöyle olursa, ya böyle olursa diye endişelenip bugünlerini mahvederler. Pesimist yapıdaki insan geleceğin belirsiz olduğunu ve hep kötü şeyler getireceğini düşünür. Bu kanısını hayatındaki her şeye projekte eder. Gelecekten asla iyi bir şey beklemez. Bir adım sonrasından kuşku duyar. Şu an ekonomi iyi ama ya ileriki günlerde kötü olursa… Şu an ilişkim iyi ama ya beni aldatırsa ve mutsuz olursam… Arkadaşımla aram çok iyi ama ya bana kazık atarsa… Bu düşünceler özgüvenini de zedeler, bugün yapması gerekenleri de yapamaz en önemlisi de bugün mutlu olamaz. Gelecek kaygısı, kimseyi bugün de mutlu etmez.
Hâlbuki ‘bana fark etmez’ modunda olan bir karakter geleceğin belirsizliğini iyi yönde yorumlar. Gelecekten hep iyi şeyler bekler. Umut doludur. Asla geleceğin getireceği güzel şeylerden kendisini mahrum etmek istemez ve fırsatlara açık olmak için her zaman uyanık ve farkında olur. Dünün yaşanmışlığı, bugünün getirdiği, geleceğin verecekleri onu her zaman heyecanlandırır ve mutlu eder. Geleceğini düşündükçe içinde hep bir neşe olur.
‘Bana fark etmez’ modundaki bir karakter geleceğiyle ilgili bir adım atması gerektiğinde ne pesimist bir tavırla yaklaşır ne de toz pembe gerçek dışı hayaller kurar. Geleceğine karşı her zaman gerçekçi tahminlerde bulunur ve ona göre hedefler koyar. Gelecekten beklentisi de objektif ve gerçekçi olur. Gelecek kaygısı olmaz çünkü kendisine güveni tamdır. “Eğer bir sorun olursa da daha önce nasıl çözdüysem yine çözerim, bana fark etmez” der.









