logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
YouTube
logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
YouTube
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
logotype
  • Ana Sayfa
  • Dr. Turhan Güldaş Kimdir?
  • Kişisel Gelişim
  • TV Media
  • Basında
  • Blog
  • İletişim
Genel

Kategori: Genel

turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog-mutluluk-endeksi
Genel
Nisan 21, 2025by turhanguldas

Mutluluk Endeksi ve Biz

Günümüzde, küresel mutluluk endekslerinde Türkiye’nin nispeten alt sıralarda yer alması, toplumumuzdaki mutsuzluğun boyutlarını gösteriyor. Bu durumun ardında yatan nedenler karmaşık ve çok boyutlu.

Mutsuzluk, modern toplumların karşılaştığı önemli sorunlardan biri. Ancak, bireysel ve toplumsal düzeyde atılacak adımlarla bu sorunla başa çıkmak mümkün. Zihinsel ve ruhsal sağlığa yatırım yapmak, olumlu düşünce alışkanlıkları geliştirmek, sosyal ilişkileri güçlendirmek ve düşünce gücümüzü doğru kullanmak, daha mutlu ve tatmin edici bir yaşam sürmemize yardımcı olacaktır.

Mutsuzluğun Kaynakları

Maddi Kaygılar ve Ekonomik Belirsizlik: Ekonomik zorluklar, artan enflasyon ve alım gücündeki düşüş, bireylerin gelecek kaygılarını artırıyor ve mutsuzluğa zemin hazırlıyor. Ancak, mutluluğun sadece maddi refahla ölçülemeyeceği unutulmamalı. Maddi imkanları iyi olan bireylerin de mutsuzluk ve psikolojik sorunlar yaşadığı sıklıkla görülüyor.

Toplumsal Yapı ve Kültürel Faktörler: İskandinav ülkeleri gibi toplumlarda, bireylerin refahı ve mutluluğu ön planda tutulurken, Türkiye gibi toplumlarda farklı kültürel ve toplumsal dinamikler etkili oluyor. Rekabetçi yaşam tarzı, toplumsal baskılar ve gelecek kaygıları, mutsuzluğun yaygınlaşmasında rol oynuyor.

Pandemi ve Yalnızlaşma: COVID-19 pandemisi, sosyal izolasyonu artırarak bireylerin yalnızlaşmasına ve psikolojik olarak etkilenmesine neden oldu. Özellikle çocuklar ve gençler, bu süreçten olumsuz etkilendi ve sosyal becerilerinde gerileme yaşandı.

Olumsuz Medya ve Bilgi Kirliliği: Medyanın olumsuz haberlere odaklanması ve sosyal medyadaki bilgi kirliliği, bireylerin kaygı düzeyini artırıyor ve mutsuzluğa katkıda bulunuyor.

Çözüm Önerileri

Zihinsel ve Ruhsal Sağlığa Yatırım: Bireylerin zihinsel ve ruhsal sağlıklarına özen göstermeleri, stres yönetimi tekniklerini öğrenmeleri ve gerektiğinde profesyonel destek almaları önemli.

Olumlu Düşünce ve Farkındalık: Olumlu düşünce alışkanlıkları geliştirmek, farkındalık pratiği yapmak ve anda kalmaya odaklanmak, mutsuzlukla başa çıkmada etkili yöntemler.

Sosyal İlişkilerin Güçlendirilmesi: Aile, arkadaş ve sosyal çevre ile sağlıklı ilişkiler kurmak, yalnızlık duygusunu azaltıyor ve mutluluğa katkıda bulunuyor.

“Mantra” Tekniği: “Bugün daha mükemmel bizi yaratıyoruz” mantrası gibi olumlamalar, bilinçaltını olumlu yönde etkileyerek farkındalığı artırıyor ve bireylerin kendileriyle daha iyi bir iletişim kurmalarını sağlıyor. Bu teknik, bireyin hem kendi iç dünyasıyla hem de çevresiyle olan ilişkilerini olumlu yönde etkiliyor.

Geçmişle Barışmak ve Affetmek: Geçmişte yaşanan olumsuz olaylara takılıp kalmak yerine, onlardan ders çıkarmak ve affetmek, bireylerin ruhsal sağlığı için önemli. Geçmişin yüklerinden kurtulmak, bugüne odaklanmayı ve daha mutlu bir gelecek inşa etmeyi kolaylaştırıyor.

Düşünce Gücünü Fark Etmek ve Kullanmak: İnsanların düşünce gücünün farkına varması ve bu gücü olumlu yönde kullanması, hedeflerine ulaşmalarını ve daha tatmin edici bir yaşam sürmelerini sağlıyor.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog-herkes-zengin-olabilir
Genel
Nisan 14, 2025by turhanguldas

Herkes Zengin Olabilir

Herkesin merak ettiği bir soru var: Zengin olmanın yolları var mı? Sihirli bir formül var mı? Yok tabii ama yöntemleri var. Herkes zengin olabilir ama doğru stratejiyle.

Zenginliğin özüne inersek, aile faktörünün ne kadar önemli olduğunu görürüz. Ailenin çocuk yetiştirirken kullandığı dil, verdiği bakış açısı, çocuğun kafasında parayla ilgili yarattığı düşünceler, parayı sevmekle sevmemek arasındaki fark, içinde büyüdüğü çevre… Bunlar çok etkili. Mesela zengin bir ailenin çocuğunun zengin olması daha olası. Başarısız olmaz demiyorum, onların da başarısız olanları var, ama genelde öyle. Fakir bir ailenin çocuğunun zengin olma ihtimali ise daha düşük. Yani oranlar tersine işliyor. Burada kader falan yok, sadece ailenin çocuğa aktardığı şeyler, örnek olma durumu önemli.

HİÇBİR ŞEY GÖKTEN ZEMBİLLE İNMEZ

Anne babanın davranışları, yaşam tarzı çocuğa örnek oluyor ve çocuk da o şekilde ilerliyor, onu doğru sanıyor. Babanın “Para kazanmak çok zor” demesi, çocuğun da öyle düşünmesine yol açıyor. Annenin “Para adamı bozar” demesi de aynı şekilde. Bu düşünceler çocuğun bilinçaltına yerleşiyor ve parayla ilgili olumsuz bir algı oluşuyor. Ama tam tersini söyleyen aileler de var ve onlar çocuklarını farklı şekilde motive ediyor.

Burada önemli nokta şu: Çocuklara para ve başarı konusunda söylenecek en iyi şey, hiçbir şeyin gökten zembille inmediği. Çalışmadan, çabalamadan hiçbir şey olmaz. İstemek yetmez, çaba göstermek lazım. Başarıyı ve zenginliği etkileyen faktörlerden biri de kişinin kendine koyduğu sınırlar. Bir kitapta okumuştum, adam zamanında “Bir milyon kazandım” diye bir mantra kullanıyormuş. O zamanlar bir milyon büyük paraymış tabii. Şimdi o para değil. Yani demem o ki, kendine sınır koymamak lazım. Belki daha fazlasını kazanacaksın.

Ama şunu da bilmek lazım: Zenginlik bir günde olacak bir şey değil. Her gün üzerine bir tuğla koyarak bir bina inşa ettiğini düşünün. Bu uzun bir süreç, bir maraton. 100 metre koşar gibi 10 saniyede zengin olmak diye bir şey yok. Bu maratonda düşmek de var, kalkmak da, sakatlanmak da, yağmur da, susuzluk da, açlık da. Yani her şeyle karşılaşabilirsiniz. Başarısızlık da bu işin doğasında var. Tecrübeli insanlar, çok başarısızlık yaşamış ve bunlardan ders çıkarmış kişilerdir.

ÖNCELİKLE DÜRÜST OLUN

Zengin olmak istiyorsanız öncelikle dürüst olun. Dürüst olmazsanız uzun vadede kaybedersiniz. İnsanlar bunu er ya da geç anlar. Belki hemen fark etmezler ama uzun süre saklayamazsınız. Mesela bir restoranınız varsa ve müşterilerinize kötü, bayat veya ucuz ürünler satıyorsanız, belki ilk başta para kazanırsınız ama sonunda işlerinizin kötüye gider ve batarsınız. Dürüstlük uzun vadede kazandırır. Hata yapsanız bile dürüst olursanız insanlar size güvenir. Mazeret üretmek yerine dürüstçe olanı söyleyin. İnsanların yerine kendinizi koyun, empati yapın. Bu ticarette çok önemli.

Ve tabii ki en önemlisi çok çalışmak. Mesela Ronaldo, Messi kadar yetenekli olmayabilir ama çok çalışarak o seviyeye geldi. Messi yetenekli ama o da sürekli çalışıyor. Yani rekabet etmek istiyorsanız, rakiplerinizden daha çok çalışmanız, daha iyi olmanız, kendinizi geliştirmeniz, güncel kalmanız, dürüst olmanız ve empati kurmanız gerekiyor. Egoist olmamanız da önemli. Bütün bunları bir araya getirdiğinizde, doğru proje, doğru seçim ve doğru yöntemlerle zengin olmak mümkün.

Read More
turhan-guldas-mantra-yazmayi-ogren-blog
Genel
Nisan 7, 2025by turhanguldas

Hemen Mantra Yazmayı Öğrenin!

Mantra yazmak, bilinçaltındaki eski ve yerleşik programları silip yerine yenilerini yerleştirmek için kullanılan hızlı ve etkili bir yöntemdir. Bu yöntemi uygulamak, özellikle zihin yapısındaki değişimleri hızla gerçekleştirmek isteyenler için büyük fayda sağlar. Beynimiz her gün 70 bin fikirle karşı karşıya gelir ve bu fikirlerin çoğu bizim kontrolümüz dışında gelişir. Ancak, bir fikri sürekli ve ısrarla düşündüğümüzde, beynimiz bunu ciddiye alır ve bu yeni düşünceyi, programı benimsemeye başlar.

Odaklanın

Mantra yazarken en önemli nokta, hedefinize dair güçlü bir odaklanma sağlamaktır. Günde en az 100 kez, maksimum 200 kez yazmak yeterli olacaktır. Beyin, bu kadar tekrarla yeni bir programı kabul eder ve eski alışkanlıkları geride bırakır. Bununla birlikte, mantra yazmanın amacı sadece hedefe ulaşmak değil, aynı zamanda bilinçaltımızı programlamaktır.

Bunun için bir defter ya da kağıt kullanmanız yeterlidir. Hangi defteri seçtiğinizin önemi yok; çizgili defter, kareli defter ya da düz bir kağıt, hepsi kullanılabilir. Kendi tarzınıza en uygun olanı seçin ve yazmaya başlayın. Yazma işlemine başladığınızda, her gün düzenli olarak bu pratiği yapmanız çok önemlidir. Çünkü bilinçaltımız her gün yenilenmeye ihtiyaç duyar. Bu yüzden, “bugün” kelimesi mantra yazarken çok kritik bir kelimedir. Beyin, her yeni günle birlikte taze bir başlangıç yapar, dolayısıyla her gün yazmak, yenilikleri sürekli hale getirir.

Mantra yazma işlemini gün içinde istediğiniz bir saatte gerçekleştirebilirsiniz. Bazı insanlar sabahları yazar, bazıları öğlen ya da akşam yazar. Hangisi size uygunsa, o zaman dilimini tercih edebilirsiniz. Özellikle sabahları ve öğle saatlerinde yazmak, günün geri kalanında zihni temizler ve olumlu bir enerjiyle devam etmenizi sağlar. Akşamları ise yatmadan önce 15-20 kez mantra yazmak, uyku sırasında bilinçaltınızın bu mesajları kabul etmesine yardımcı olabilir.

Ritüel Haline Getirin

Her insanın kendi organizması ve ritmi farklıdır. Kimisi sabahları daha verimli olabilirken, kimisi akşamları daha yaratıcıdır. Bu nedenle, hangi saatte yazacağınızı, yaşadığınız deneyimlere göre kendiniz belirleyebilirsiniz. Önemli olan, günlük bir ritüel haline getirmenizdir. Düzenli olarak her gün yazmak, beyin ve bilinçaltı üzerinde güçlü bir etki yaratır.

Mantranızı yazarken dikkat etmeniz gereken bir diğer önemli nokta ise, yazıyı küçük harflerle mi yoksa büyük harflerle mi yazacağınız. Her iki şekilde de yazabilirsiniz, ancak küçük harflerle yazmak, beynin konsantrasyonunun artırılmasına yardımcı olur. Bu, beyninizin o düşünceye odaklanmasını sağlar ve yazıya daha fazla konsantre olmasını sağlar. Ayrıca, cümledeki anlamdan çok, yazı sürecinin kendisi beyninizin bu düşünceyi kabullenmesine yardımcı olur.

İlk Adımı Atın

Eğer yazma işlemi size zor geliyorsa veya zaman bulamıyorsanız, o zaman basitçe yazmaya başlamak en iyisidir. Hiç yazmamaktan çok daha faydalıdır. Her gün yazmaya başladığınızda, kendinizdeki değişimi fark edeceksiniz. Yazma işlemi, hayatınızı değiştirmek için atacağınız ilk adımdır ve zamanla bu değişimlerin etkisi artacaktır.

Mantra yazma pratiğini, yalnızca kişisel gelişim amacıyla değil, aynı zamanda her alanda faydalı hale getirebilirsiniz. İster iş hayatınızda, ister ilişkilerinizde, ister sağlığınızda, her alanda bu pratiği kullanarak olumlu sonuçlar elde edebilirsiniz. Beyninizi doğru şekilde programladığınızda, hayatınızdaki her şeyin daha iyiye gittiğini göreceksiniz.

Her gün mantra yazmayı ihmal etmeyin ve hayatınızı bu basit ama güçlü yöntemle dönüştürmeye başlayın!

Read More
turhan-guldas-puf-noktalar-blog
Genel
Mart 31, 2025by turhanguldas

Mucizevi Değişimlere Giden Yolda Püf Noktalar

Mantra yazmak, hem ruhsal hem de zihinsel dengeyi sağlamanın en önemli ve en güçlü yollarından biridir. Mantra yazma pratiğinden maksimum fayda sağlamanın yollarını öğrenmeyi ve bu süreçte dikkat edilmesi gereken püf noktalarını keşfetmeyi ister misiniz?

Yıllar içinde edindiğimiz deneyimler gösteriyor ki, doğru bir yaklaşımla mantra yazma pratiği hayatınızda büyük değişimlere yol açabilir. Peki, bu değişimlerin sırrı nedir? İşte mantra yazmanın püf noktaları:

Sorgulamadan Yazın

Mantra yazmanın etkili olması için kendinizi tamamen sürece bırakmanız gerekiyor. İlk etapta mantık aramak ya da sonuçları hemen görmeyi beklemek süreci baltalayabilir. Mantra yazan bir dostumuzun dediği gibi: “Sorgusuzca sadece yazın; mucizelere inanamayacaksınız!”

Bu durum, pratiğin en önemli sırrıdır. Mantranın size ne getireceğini önceden tahmin etmeye çalışmadan, sadece yazmaya devam edin.

Küçük ve İstikrarlı Adımlarla Başlayın

Mantra yazmak bir maraton gibidir, bir “kısa mesafe” değildir. Kendinizi yormadan ve zorlamadan yazmayı alışkanlık haline getirmeniz gerekiyor. Büyük hedeflerle başlamak yerine, küçük ve sürdürülebilir bir hedef belirlemek önemlidir.

Örneğin, 500 kez yazmaya çalışmak, özellikle yeni başlayanlar için göz korkutucu olabilir ve motivasyon kaybına yol açabilir. Bunun yerine, daha az sayıda ama düzenli olarak yazmak, hem motivasyonu artırır hem de uzun vadede daha etkili sonuçlar almanızı sağlar.

Anda Kalın ve Farkındalıkla Yazın

Mantra yazmak, aynı zamanda farkındalık kazanmak için harika bir araçtır. Anda olmak, geçmişin yüklerinden kurtulmak ve geleceğin belirsizliklerinden arınmak demektir. Bir başka katılımcımızın sözleri, bu noktayı çok güzel özetliyor:

“Hayatımda hızlı değişimler oldu. Geçmişi düşünmeye ya da geleceği planlamaya fırsatım yok. Sadece anı yaşıyorum.”

Farkındalık, şu anda olmaktır. Anda kalmaya başladığınızda, hem yazdığınız mantraların hem de hayatınızın etkilerini daha net görebilirsiniz.

Mantra yazmak, düzenli ve doğru bir şekilde yapıldığında hayatınızda mucizevi değişimlere yol açabilir. Bunun için süreci sorgulamadan kabul etmeli, istikrarlı bir şekilde yazmalı ve farkındalığınızı artırmalısınız.

Unutmayın, bu bir yolculuk. Kendinize güvenin ve mantralarınızla hayatınızın dönüşümüne tanıklık edin.

Read More
turhan-guldas-fiziksel-enerjinizi-yukseltin-blog
Genel
Mart 24, 2025by turhanguldas

Fiziksel Enerjinizi Yükseltin

Bir atasözümüz vardır: “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” Sağlıklı bir zihne ve sağlıklı bir beyne sahip olmak istiyorsak her şeyden önce vücudumuzun da sağlıklı olması gerek. Bunun için de yapmamız gereken şey sağlıklı beslenmek, vücuda zararlı yiyecek ve içeceklerden uzak durmak ve hareket etmektir. Çünkü insan, koşmak, atlamak, zıplamak için programlanmıştır. Ama bugün yaşadığımız dünyaya baktığımız zaman, teknoloji sayesinde her yere araba ile gidiyoruz. Teknolojinin verdiği rahatlık sayesinde az enerji tüketiyoruz.

Yüksek kalorili beslenmenin sonucunda yakamadığımız kaloriler, obezite hastalığını en yaygın sağlık problemlerinden biri olarak karşımıza çıkarıyor. Bunu aşmak için yapmamız gereken şey hareket, yani spordur. Tabii ki profesyonel sporcular gibi her gün 10-20 kilometre koşmanıza gerek yok. Sadece kalbinizi çalıştıracak hızlı ve tempolu bir yürüyüş yeterli olur. Ama bunu düzenli ve programlı şekilde yapmak gerekir. Bazen yürümek bile yeterli olabilir. Yeter ki hareket edin.

Spor Olmazsa Olmazdır

Gün içinde yediğimiz her şey kanımıza karışır. Hücrelerimiz kana karışmış bu besinlerle beslenir. Hücrelerin yeterli beslenmesi bizi ayakta tutar, zinde olmamızı sağlar. Zinde kalabilmemiz için de spor olmazsa olmazdır. Çok yüksek hedefler koymadan, bize en uygun spor türünü; koşmak, yürümek, tenis, yüzmek v.b. seçmeliyiz.

Kimi zaman insanlar bir iki egzersizden sonra yorulmaya başladıklarında beyinleri devreye girer ve olumsuz mesajlar gönderir. Ve mazeretler ardı ardına sıralanır: “Bugün geç uyandım, bugün çok işim var, bugün yorgunum, yarın yaparım!” Halbuki öncelikle spor yapma alışkanlığı kazanacağım diye başlansa bu yorgunluklar, bu mazeretler ortaya çıkmaz. Büyük hedefler belirlemeden, “Önce spor alışkanlığı kazanacağım, düzenli spora gideceğim, kendimi yormayacağım” demek başladığınız sporun devam edebilmesi için en ideal yöntemdir. Böylece spordan soğumamış, bilinçaltımızda bariyerler oluşturmamış oluruz.

Sabır, Sabır, Sabır!

Sporda her gün biraz ilerleme kaydedilir. Yaptığımız spor dalına uygun beslenip, her gün bir önceki gün yaptığımızdan daha fazla ağırlık, tekrar gibi fiziksel arttırımlar yapıp vücudumuzu geliştirebiliriz.

Olumlu düşünce devamlı olmazsa, alışkanlığa dönüşmezse hiçbir yarar sağlamaz. Sporda da durum aynen böyledir. Eğer gerçekten daha iyi, daha güzel, daha mutlu bir hayat düşünüyorsak spora, programlı bir şekilde zaman ayırmalıyız. Beden yapımıza ve gücümüze uygun olmayan ağır fiziksel antrenmanlar yapmadan, bize uygun egzersizlere yönelmeliyiz. Spor yapmayı, hareket etmeyi yaşam şekli haline getirmeliyiz. Spor yapmak beynin mutluluk hormonu olarak bilinen endorfin hormonunun salgılanmasını sağlar. Bu sayede hem sağlıklı hem de mutlu oluruz.

Sağlıklı fiziksel enerji elde etmenin en önemli unsurlarından birisi de kaliteli ve verimli uykudur. Bedenimiz gün içerisinde harcadığı enerjiyi yeniden elde etmek için uykuya ihtiyaç duyar. Uyku esnasında vücut için tamir ve şarj sistemleri devreye girer ve bizi yeni güne hazırlar. Uyku kalitesinde yatak, yastık seçimi, ortamın havalandırılması, ışıklandırılması gibi durumlar etkilidir. Uyku süremiz 6-7 saatten az olmamalıdır.

Read More
kisisel-gelisim-blog-soz-ucar-yazi-kalir
Genel
Mart 17, 2025by turhanguldas

Söz Uçar Yazı Kalır

Birçok kitapta telkinlerin ya da mantraların sözsel olarak tekrarlanması önerilir ama yazmak çok çok daha etkilidir. Bir kere yazdığımız zaman düşüncelerimizi somutlaştırdığımız için, o kağıt parçası bir delildir. Bizde yazmanın önemini çok iyi anlatan bir söz vardır: “Söz uçar, yazı kalır.”

Yazmak konuşmaktan daha yavaş gerçekleşen bir eylemdir. Harf harf yazdığımız için beynin yavaşlamasını ve daha uzun süre harfler, kelimeler ve cümleler üzerine konsantre olmasını sağlarız. Bilindiği gibi yavaşlama konsantrasyonu artırır.

BEYİNLE ELLER ARASINDA BAĞLANTI

Böylelikle mantramızı oluşturan cümlelerimiz beyne daha iyi kazınır. Mantralarımızı motamot ezberlenmiş cümleler gibi söyleyerek hızlı bir şekilde geçmeden, yazarak daha verimli sonuçlar alırız. Ellerimiz, beyin üzerinde en etkili organlarımızdandır. Beyinle eller arasında direkt bir yol, direkt bir kanal vardır.

Bildiğiniz gibi sağır ve dilsizler bu kanalı kullanarak iletişimlerini el hareketleri yardımıyla sağlarlar. Vücut dilini okumak için de en önemli faktörlerden biri ellerdir. Ellerin kapalı olması, açık olması ya da yumruk haline getirilmesi kişinin düşüncelerini okumak için çok önemli ipuçları verir.

PARMAK İZLERİ EŞSİZDİR

Hayvanları kontrol etmek istediğimiz zaman da çoğu zaman el hareketlerini kullanırız. Çünkü direkt olarak onların beyinlerine bu şekilde sinyal göndeririz. Hiçbir parmak izi birbirine benzemez, her biri eşsizdir. İmzalar taklit edilemez, taklit edilirse fark edilir. Bir insanın el yazısından onun karakterini okuyabiliriz. Yaşam kalitesini, dünya görüşünü, sağlığını vb. analiz edebiliriz.

Yazı yazarken dokunma duyumuzu yani ellerimizi kullanırız. Yazarken dokunuyoruz, bunu unutmamalıyız. Ellerle beyin arasındaki iletişim yolunu direkt kullanıyoruz. Bu iletişimi gözlerimiz de görüyor ve onların yardımıyla yazdığımız şeyi hafızamıza kaydediyoruz. Bu arada tabii ki bir de düşünüyoruz.

Ve en önemlisi, bunların hepsini aynı anda yapıyoruz. Dolayıyla da yazmanın etkisi, sözel tekrar yapmakla kıyaslandığında katbekat daha fazladır. Bu yöntem sayesinde bilinçaltına iletmek istediğimiz düşünceler en derine iner. Kısacası; yazarak hayatınızın direksiyonuna geçer, onu ellerinizin içine alır ve çok rahat bir şeklide kontrol edersiniz.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog-sukrettikce
Genel
Mart 10, 2025by turhanguldas

Şükrettikçe Şükredeceğimiz Şeyler de Artar

Kendi halinizden memnun olmazsanız mutlu olamazsınız. Elinizde olanların farkında olmazsanız mutlu olamazsınız. Birçok insan, maalesef çok doyumsuz bir karaktere dönüşmüş, bir türlü doymuyor. Tabii ki her zaman daha iyisini, daha güzelini istemek yanlış değil. Ama önce bir sakinleşip elimizdeki nimetlere bir bakalım. En önemli nimet sağlığımız. Hepimizin etrafında o kadar çok sağlığını kaybetmiş insan var ki. Mutsuzum diyen insanlar hastaneleri gezseler, ellerinde ne gibi bir nimet olduğunu çabucak kavrarlar. Şükretmeyi unuttuk. Bütün dualarda da “estağfurullah” ve “elhamdülillah” derken “özür dilerim”, “teşekkür ederim Allah’ım” deriz. Tabii bunları ezberlenmiş lakırdı gibi tekrarlarsanız anlamsızlaşır. İşte bunları papağan gibi özünü anlamadan değil de gerçekten anlamının farkında olarak tekrarlamak lazım. Tabii ki hayallerimiz yüksek olmalı, tabii ki daha iyisini isteyelim ama bununla beraber şükredelim. Şükretmiyor ve elimizdekilerle tatmin olmuyoruz artık. Yıllar boyu hayal ettiğimiz evi satın alıyor ama satın aldığımızda heyecanımızı yitiriyoruz. Her şey hemen anlamını yitiriyor.    

Tüketim çılgınlığı, insanları her geçen gün biraz daha fazla harcamaya itiyor. İnsan kendi öz duygularını kaybetmemeli. O noktayı kaybettikten sonra artık bunun geri dönüşü yok, sınırsızca istemeye başlıyoruz, doyumsuzlaşıyoruz. Freni patlamış kamyon gibi oluyoruz. Biraz sakin olmak lazım. Durmak, gözlemlemek lazım. Farkındalık burada başlar. Elimizde neler var, bunlara bakmalıyız. “Sağlıklıyım, ailem var, kariyerim iyi… Ama arkadaşımın sahip oldukları daha çok, benimkiler az!” diye düşünerek panik oluyoruz. Kendimizi, güzelliğimizi bir başka resimle, bir başka kişiyle kıyaslıyoruz. Dış görünüşümüzü, evimizi, arabamızı, taktığımız takıyı, hatta çocuklarımızı bile kıyaslıyoruz. Ancak sakinleşirsek hayatın farkına varabiliriz. Bunu hiçbir zaman unutmamak gerek. Yıllar geçip gittikten sonra neden elimdekilerin kıymetini fark edemedim dememek için bizi kontrolden çıkaran hırslarımızdan kurtulmalıyız. Sağlıklı, iyi bir aileye sahip, kariyeri yüksek, iyi okullardan mezun olmuş ama sadece bardağa boş tarafından bakarak fazla kiloları yüzünden hayatını sorun haline getiren kişilere ve benzerlerine sık rastlarız. Bardağın üst tarafında bir miktar boşluk kalmış, o kadar da olsun yani! Kimse dört dörtlük değildir. Zaten her şey nasıl dört dörtlük olabilir ki?

Uçan kuşları, hışırdayan yaprakları, sabah uyanan güneşi hissettiğimizde hayatın anlamını fark edebiliriz. Beş duyu organımızı biraz daha bilinçli kullanıp yanımızdan akıp giden hayatı fark etmeye başlayalım. Biz dünyaya sadece çalışmak, para kazanmak için gelmedik. Başarılı olmak tabii ki hoş bir şey. Ama hayatı yolculuk olarak düşüneceksiniz, o yolculuktan zevk alacaksınız. Bir otobüs yolculuğu düşünün. Siz yol boyunca gözlerinizi kapatıp son durağa geldiğinizde gözlerinizi açarsanız, bütün yol-culuk boşa gitmiş olacak. Boşuna yolculuk etmeyin, zevk alın.

Mutlu olanlarla olmayanlar arasındaki tek fark “yapmak”tan geçiyor. Kıyaslamamalı, şükretmeli, sakinleşip durabilmeli ve kendimize şöyle bir bakmalıyız. “Şu anda, şimdi hayatımda neler oluyor?” diye sorabilmeliyiz. Mutsuzluğun en büyük nedeni elimizdekilerin farkında olmamaktır. Şükretmezsek evren bize şükredeceğimiz şeyler vermez. Sen onu takdir etmiyorsan, teşekkür etmiyorsan, şükranlarını belli etmiyorsan, o da sana aynı şekilde takdir göremeyeceğin, hak ettiğini alamayacağın olaylar verir. “Evren ayna gibidir. Sen neysen, sana onu verir.”

Biz bu evrende misafiriz, buraya geldik ve bize verilen nimetlere teşekkür etmeliyiz. Bir eve gittiğimiz zaman bize bir şey ikram edildiğinde teşekkür ediyorsak, evrenin bize verdiği nimetlere de teşekkür etmeliyiz, şükretmeliyiz. Şükrettikçe şükredeceğimiz şeyler de artar!

Read More
turhan-guldas-parayi-kendinize-cekin
Genel
Mart 3, 2025by turhanguldas

Parayı Kendinize Çekin!

Para, hayatımızın önemli bir parçası ve çoğumuz onun hayatımıza nasıl gireceğini, nasıl daha fazla kazanacağımızı düşünüyoruz. Ancak, para ve zenginlik konusunda yanlış bir düşünce yapısına sahip olmak, parayı çekmek yerine ondan uzaklaşmamıza sebep olabilir. Bu makalemizde, parayı kendimize çekmenin ve ona doğru bir şekilde yaklaşmanın yollarını paylaşacağız.

Para Bir Araçtır, Amaç Değil

Öncelikle, parayı bir araç olarak görmek çok önemlidir. Birçok kişi, para bir hedef ya da amaç olarak bakar, ancak bu yaklaşım çoğu zaman ters teper. Parayı fazla istemek, onu sıkça düşünmek, aslında evrendeki dengenin bozulmasına neden olabilir. Bu tıpkı aşık olduğumuz bir kişiyi fazla istemek gibi, ne kadar çok isterseniz o kişi o kadar uzaklaşır. Aynı şey para için de geçerlidir. Evrende her şeyin bir dengesi vardır ve kurallar sabittir. Eğer parayı bir amaç olarak görmek yerine, onu hayatınızda bir araç olarak kabul ederseniz, para size doğal bir şekilde gelir.

Parayı Çekmek İçin Düşünce Yapınızı Değiştirin

Peki, para nasıl gelir? Parayı çekmek için düşünce yapınızı değiştirmek ve ona negatif enerji göndermemek gerekir. Birçok kişi, paraya odaklandığında stres yaratır, sürekli nasıl kazanacağına dair düşüncelerle meşgul olur. Ancak, bu tür düşünceler genellikle paranın sizden uzaklaşmasına yol açar. Yani parayı sürekli istemek, ona olan ihtiyacı fazla vurgulamak yerine, ona olan yaklaşımınızı değiştirmek gerekir.

İşte bu noktada mantra devreye giriyor. Bizim sürekli kullandığımız “Bugün daha mükemmel bizi yaratıyoruz” cümlesini düzenli olarak, günde en az 100 kez yazmak, düşünce yapınızı olumlu yönde değiştirir. Bu mantrayı uygulayanlar, hayatlarında pozitif değişimler yaşadıklarını belirtiyorlar. Çünkü her yazdığınız kelime, bilinçaltınızda bir değişim yaratır ve size ihtiyacınız olan ortamı sağlar.

Parayı Doğru Niyetle İsteyin

Para kazanma amacınız çok önemli. Eğer parayı yalnızca kişisel çıkarlar için istiyorsanız, o zaman bu süreç daha uzun sürebilir. Ancak parayı başkalarına faydalı şeyler için kullanma niyetindeyseniz, örneğin ailenize yardımcı olmak, topluma katkıda bulunmak, kendinizi geliştirmek gibi niyetlerle para kazanmak istiyorsanız, parayı çekme süreciniz çok daha hızlı olur. Bu, hem kişisel gelişiminize katkı sağlar hem de size finansal anlamda destek olur.

Mantrayı yazarken, parayı sadece kendi çıkarınız için değil, çevrenize faydalı olma amacıyla istediğinizde, evren size artarak gelir. Çünkü evren, sadece egoist bir şekilde istenen parayı değil, aynı zamanda başkalarına da fayda sağlayacak şekilde kazanılan parayı size gönderir.

Düzenli Uygulama ile Hızlı Sonuçlar

Bu süreci düzenli bir şekilde uyguladığınızda, hayatınızda nasıl değişiklikler olacağını şaşkınlıkla izleyebilirsiniz. Mantrayı yazmak, aslında yalnızca parayı çekmekle kalmaz, aynı zamanda hayatınızdaki diğer tüm alanlarda da pozitif değişimlere yol açar.

Örneğin, paraya olan bakış açınız değiştikçe, ona odaklanmak yerine ona rahatlıkla yaklaşabilir ve hayatınıza girmesine izin verebilirsiniz. Ve unutmayın, para sadece beklenmedik yerlerden gelmekle kalmaz, düzenli yazım ve olumlu düşünce yapısıyla artarak gelir.

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog-korkunun-ecele
Genel
Şubat 24, 2025by turhanguldas

Korkunun Ecele Faydası Yok

Bir insanın başarısını engelleyen ana faktörlerin başında korku gelir. Çok güzel bir söz vardır; “Korkunun ecele faydası yok.” Bir şey olacaksa olur, korkmamız onun olmasını engellemez. Aksine korkularımızı biz kendimize çekeriz, mıknatıs gibi… Ne ekersek, beynimize ne verirsek, onu biçeriz. Beynimiz, korkularımız nedeniyle sanki olumsuz şeyler istiyormuşuz gibi düşünür ve istediğimiz senaryoları gerçek hale getirir. Biz istemeden de olsa beynimizi, o gösterdiğimiz resimlerle, senaryolarla, küçük sahnelerle olumsuz bir şekilde yönlendirmiş oluruz. Beynimiz de şöyle düşünür; “Benim efendim demek ki benden böyle olmamı, böyle yapmamı istiyor. Biz böyle olacağız o kadar!” Ve sonrasında o senaryoları çeker, bizi o ortama götürür.

İnsanlar genellikle bir başarısızlık yaşadıkları zaman hayatın anlamını kaybederler. İş hayatı, ekonomik parametreler, kariyer, eğitim ya da romantik ilişkiler kişinin başarısız olmaktan korktuğu konulardır. Ancak başarısızlık dünyanın sonu değildir. Aksine dünyanın en başarılı insanları defalarca başarısızlığa uğramış ve hata yapmış kişilerdir. Başarısız ol, tekrar dene, başarısız ol, tekrar dene! Bu zincir bir noktada kırılır ve başarı ortaya çıkar. Başarısızlık, yeterli motivasyon elde edildiğinde başarılı olmanın habercisidir.

Başarısızlık insanın inancını kırmamalı, hayata küsme-sine neden olmamalıdır. Aksine elde edilen deneyimlerden dolayı insanın daha hırslı ve motive olmasını sağla-malıdır. Edison dünyada en fazla patenti (1903 adet) olan üçüncü kişidir. Edison bir soya fasulyesinden kauçuk üretebilmek için 10 bin başarısız deney yapmıştır. “Hiç yanılmadım, 10 bin işe yaramayan yol buldum” diyerek sentetik kauçuk üretmeyi başarmıştır.

Başarısızlık korkusu bizim gelişimimizi engelleyen, yaratıcılığımızı frenleyen çok önemli bir zehirdir. Başarısızlık korkunuzla yüzleşin, farkındalığınızın gücüyle aşamayacağınız korkunuz yoktur. Ne istediğinizi bilirseniz, her gün devamlı idealinizin yönünde daha iyisini yapmak için odaklanırsanız, beynini de verimli kullanırsanız, içinizdeki dehayı ortaya çıkarabilirsin.

İşte size çarpıcı bir örnek: Amerikalı bilim adamları bir araya gelmişler ve bir araştırma yapmışlar. “Biz insan beyninin yaptığı işi yapan bir bilgisayar yapabilir miyiz?” diye düşünmüşler, çalışmışlar, günlerce kafa yormuşlar ve ‘evet’ sonucu çıkmış. Ama iki problemle karşılaşmışlar: Birincisi bu bilgisayar çok büyük bir bilgisayar olacakmış. İngiltere toprakları kadar alan lazım… İkincisi: New York kentinin elektrik enerjisinin on katı kadar bir elektrik lazımmış ki bu bilgisayar çalışabilsin. Şimdi düşünebiliyor musunuz? Böyle bir güç sizin kafanızın içinde, siz bu gücü içinizde taşıyorsunuz. Ama kullanmasını bilmediğiniz için hayatınızı yönlendirmesine, idealinizdeki hayatı yaşamanızı sağlamasına, size yardımcı olmasına izin vermiyorsunuz. Kısacası bu muazzam şeyi kullanamıyorsunuz. Altınızda bir Ferrari var ama sizin ehliyetiniz yok ya da çok yavaş bir hızla ilerliyorsunuz… Çok acı bir durum. Sahip olduğunuz bir Ferrari. Farkında olun!

Read More
turhan-guldas-kisisel-gelisim-blog-hayal-etmek
Genel
Şubat 10, 2025by turhanguldas

Hayal Etmekle Başla!

İnsanoğlunun yarattığı her şey önce hayal edildi, sonra yaratıldı. Siz hayatınızda ne olmasını istiyorsanız önce hayal etmesini öğreneceksiniz, hayal edemediğiniz bir şeyi yaratamazsınız. Hayal bile edemiyorsanız nasıl yaratacaksınız? Hayal bile edemediğiniz evi yapamaz, hayal edemediğiniz bir arabaya sahip olamazsınız. Önce hayal edeceğiz, ardından hayal ettiğimiz şeyler somut bir şekilde hayatımızda olacak, gerçek hayatta önümüze çıkacak. Önce hayal edeceğiz, sonra onları kendimize çekeceğiz, yani biz onları yaratacağız. Örneğin insanoğlu Ay’a gitmeyi hayal etti ve bunu başardı. Aya gidebileceğimize inanmayıp nasıl gideceğimizi hayal edip planlama-saydık gitmemiz mümkün olur muydu?

Hayal gücü, her zaman çok güçlüdür. Yapılması gereken tek şey devamlı hayal etmek ve gözümüzde canlandırmak. Böylece bilincimizin her türlü blokajını kaldırır ve hayal ettiklerimizi kendimize çekeriz. Yaşadığımız mevcut hayatı biz hayal ettik. Hayatımız, bilinçaltımıza yüklediğimiz düşüncelerin sonucunda elde ettiğimiz sonuçlardır. Kötü bir hayatımız varsa, bilinçaltımıza olumsuz düşünceler ektiğimizdendir. Maydanoz ekip, nane biçemeyiz. Ne ektiysek onu biçeriz, ne hayal ettiysek onu yaşarız.

Hayallerimizin kalitesini, olumlu şekilde artırdıkça, hayatımız da olumlu yöne doğru kanalize olur. Çünkü evren bir mıknatıs gibidir. Biz, bir enerjiyiz ve evren de düşüncelerimiz doğrultusunda bizim istediklerimizi bize getirir. “Beni kimse sevmiyor, hayat beni sevmiyor, benim her işim ters gidiyor, ben hep başarısız oluyorum, ben bir şey başaramam” diye düşünüp içsel olarak devamlı tekrar ettiğimiz zaman sevgi, başarı gibi olumlu durumları hayatımıza çekmemiz mümkün olmaz.

İşin sırrı; kendimizi sevmekte, kendimize güvenmekte ve devamlı olumlu şeyleri ekmektedir. Tabii ki sadece hayal ederek hiçbir şey elde edemeyiz. Hayal edince beynimiz gideceğimiz güzergahı bize gösterir. Biz de bu yolda giderek idealimize ulaşırız. Herkes her şeyi biliyor, fark yaratanlar yapanlardır. Siz de yapanlar grubuna terfi edin!

Read More
  • 1
  • …
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
Bu bağlantılardan Dr. Turhan Gülaş hakkında daha fazlasını keşfedin ve bizimle iletişime geçin. Düzenli güncellemeler için hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın.

Hızlı Erişim

Dr. Turhan Güldaş Hakkında
Kişisel Gelişim
TV Media
Basında

Bizi Takip Edin

Instagram
Facebook
YouTube

Copyright © 2025 Dr. Turhan GÜLDAŞ. All Rights Reserved

Yaşam Sihirbazı

back to top
@dr.turhanguldas
18.04.2026 günün mantrası. 18.04.2026 günün mantrası.
17.04.2026 günün mantrası. 17.04.2026 günün mantrası.
Bazı kitaplar okunur, bazıları ise gerçekten bakış Bazı kitaplar okunur, bazıları ise gerçekten bakış açısını değiştirir.

Parayı Sen Yaratırsın, sadece para hakkında değil;
cesaret, düşünce ve harekete geçme üzerine güçlü bir rehber.

Turhan Güldaş, sade ama etkileyici anlatımıyla insanı “Artık yapmalıyım” noktasına getiriyor.
Hayatta bazı şeyleri tekrar tekrar hatırlamak gere Hayatta bazı şeyleri tekrar tekrar hatırlamak gerekir.
Belki bugün bu cümlelerden biri sana iyi gelir.

Kaydetmeyi unutma.
Küçük bir farkındalık her şeyi değiştirebilir. Vi Küçük bir farkındalık her şeyi değiştirebilir.

Videonun sonundaki cümle tam olarak bununla ilgili.
Sonuna kadar izle, ne demek istediğimi anlayacaksın.
Mantra mucizelerinden sadece birkaç tanesi 😊 Mantra mucizelerinden sadece birkaç tanesi 😊
İnsanların %90’ı mutluluğu yanlış sırayla arıyor. İnsanların %90’ı mutluluğu yanlış sırayla arıyor.

Önce hayatın değişmesini bekliyorlar.
Oysa gerçek dönüşüm zihinde başlar.

Zihin değişir → Hayat değişir.

Bunu fark edenlerden misin?

👇 “Fark ettim” yaz.
Canlı yayını kaçıranlar için… 👀 Kaydı bıraktık. En Canlı yayını kaçıranlar için… 👀 Kaydı bıraktık.
En çok hangi kısmı sevdiniz?🎈
Her şeyi planlamaya çalıştıkça anı kaçırıyoruz. Bı Her şeyi planlamaya çalıştıkça anı kaçırıyoruz.
Bırak biraz da hayat seni götürsün.

✨ Her şeyin kontrolü sende olmak zorunda değil.
Bazen bir kitap karşınıza çıkar ve tek bir sayfası Bazen bir kitap karşınıza çıkar ve tek bir sayfası bile uzun zamandır ihtiyacınız olan şeyi söyler…

“Bana Farketmez” tam olarak böyle bir kitap.
Hayatı neden bu kadar ciddiye aldığımızı, başkalarının düşüncelerinin bizi neden bu kadar etkilediğini ve geçmişte yaşadıklarımızın bugünümüzü nasıl şekillendirdiğini düşündüren cümlelerle dolu.

Okurken kendinize şu soruyu soruyorsunuz:
Gerçekten bu kadar yük taşımak zorunda mıyım?

Bazı kitaplar sadece okunur.
Bazıları ise insanın zihninde küçük bir kapı açar.

Bu kitap ikinci türden olabilir…
Herkes görünmeyen bir savaş veriyor. Nazik ol. Çün Herkes görünmeyen bir savaş veriyor.
Nazik ol.
Çünkü herkes bir şeylerle mücadele ediyor.
Geçmişte yaşamak zihni yorar. Gelecekte yaşamak ka Geçmişte yaşamak zihni yorar.
Gelecekte yaşamak kaygı yaratır.

Huzur çoğu zaman başka bir yerde değil,
tam şu anın içinde saklıdır.

Bazen sadece durup nefes almak gerekir.
Ve kendine hatırlatmak:

Mantrayla anda kalabilirsin
Instagram'da takip et