Gece gözlerini kapatıyorsun. Dünyayla bağlantın kesiliyor ve saatler boyunca başka bir bilinç durumuna geçiyorsun ve sabah gözlerini yeniden açıyorsun. Her uyku küçük bir sona, her uyanış da küçük bir yeniden doğuşa benzer. Her sabah hayat sana yeniden başlama şansı veriyor. Ama sen de sıfırdan başlamıyorsun. Dünkü tecrübelerin, önceki tecrübelerin seninle, dünkü hatıraların seninle, dün öğrendiklerin seninle, dün başladıkların da senin.
Ve bence hayatın en büyük fırsatlarından biri burada. Dünkü hayatlarını, dünkü hatalarını bugün yeniden yapmak zorunda değilsin. Diyelim ki dün bir şeyi erteledin, bugün ertelemek zorunda değilsin. Dün yanlış bir karar verdin, bugün aynı kararı vermek zorunda değilsin. Dün bir insanı kırdın, bugün aynı davranışı göstermek zorunda değilsin. Dün korktun, bugün yine korkabilirsin. Ama bu kez korkuna rağmen hareket edebilirsin. Çünkü bugünkü senin elinde, dünkü sende olmayan bir şey var; bir günlük daha tecrübe.
Gelecek, Hazır Bir Şey Değildir
İşte gelişme dediğimiz şey tam olarak budur. Bir sabah kalkıp bambaşka bir insan olmak değil. Bir önceki versiyondan öğrendiğin şeylerle bugünkü versiyonu biraz daha geliştirmek. Bizim hayatımızda ödülümüz; daha doğru kararlar, daha iyi ilişkiler, daha güçlü bir beden, daha başarılı bir iş, daha huzurlu bir zihin, daha güzel bir hayat ve sonunda daha muhteşem bir gelecek. Çünkü gelecek bir gün gelip önümüze bırakılan hazır bir şey değildir.
Bir günü bir ömür gibi yaşayın. Sabah uyandığınız an doğduğunuzu düşünün. Önünüzde yepyeni bir hayat var ve gece gözlerinizi kapatana kadar o hayatı yaşayacaksınız. Şimdi düşünün; eğer bugün sizin için küçük bir ömür olsaydı bu ömrü nasıl geçiririz? Yine saatlerinizi anlamsız şeylere harcar mıydınız? Yapmanız gereken şeyleri sürekli erteler miydiniz? Sevdiğiniz insana söylemek istediğiniz şeyi yine yarına bırakır mıydınız? Hayaliniz için atmanız gereken o küçük adımı yine başka bir güne erteler miydiniz? Bence bu bakış açısının çok büyük bir gücü var.
Günü Bilinçli Yaşamak
Çünkü insanın en büyük yanılgılarından biri önünde sonsuz zaman varmış gibi yaşamasıdır. Sonra yaparım, yarın başlarım, bir ara düzeltirim, bir ara hallederim. Ama bir günü, bir ömür günü yaşamaya başladığında sonra kelimesinin gücü azalıyor.
Bu bütün gün koşturun, hiç dinlenmeyin demek değil. Tam tersine dinleneceksen gerçekten dinlen. Çocuğunla oynuyorsan gerçekten onunla oyna. Sevdiğin insanla yemek yiyorsan gerçekten orada ol. Çalışıyorsan gerçekten çalış. Yaşıyorsan gerçekten yaşa. Çünkü mesele bir güne mümkün olduğu kadar çok şey sıkıştırmak değil. Mesele o günü bilinçli yaşamaktı. Ve o gece olduğunda kendine tek bir soru sor: Bugünkü ben sabah uyandığım benden biraz daha gelişmiş mi? Cevabın evetse o gün boşa gitmedi. Sonra uyu ve ertesi sabah yeniden doğ. Tekrar başla ama asla aynı kişi olarak başlama. Çünkü bunu bir yıl yaparsan geriye dönüp baktığında karşında bambaşka bir insan görebilirsin. Ve bunu yıllarca yaparsan yalnızca kendinin en muhteşem versiyonunu yaratmazsın; kendine en muhteşem hayatını da yaratmaya başlarsın.
