Parayla olan şu anki ilişkimiz çocukluğumuza kadar dayanır. Para kazanma becerimiz, çocukluğumuzdan gelen programlamanın rolüyle şekillenir. Düşünceler, kalıplar, sözsel telkinler, kopyalama vb. parayla olan ilişkimizde belirleyici parametreler olur. Para ile aramızdaki ilişki düşünce kalıplarımıza göre şekillenir. Genellikle zengin ailelerin çocukları, istisnalar hariç, atıldıkları işlerde ekonomik yönden başarılı olurlar. Çünkü onların ailelerinin söylemlerinde para kazanmakla ilgili hep olumlu ifadeler yer alır. Zengin bir insan, çocuğunun para kazanmasıyla ilgili olumsuz bir düşünceye sahip değildir.
Genellikle dar gelirli veya yoksul aileler, istisnalar hariç, çocuklarının para ile ilişkisi hakkında sınırlayıcı ifadeler kullanır. Kişi, ancak ailesinin kalıplarının dışına çıkabilirse ekonomik yönden başarılı olabilir. Kıtlık ve yoksunluk zihniyetindeki bir insanın düşünce kalıbı “giderlerimi karşılayayım, faturalarımı ödeyeyim, aileme bakayım, böylece mutlu olurum”dan ibarettir. Böyle düşündüğü için koyduğu sınırların üzerine çıkamaz. Oysa, zenginlik ve bolluk bilincindeki bir insan milyon dolarları düşündüğü için ona ulaşabilme imkanına sahiptir.
Rol Modeller Seçin
Para ile ilgili ana fikrimiz şu olmalıdır: Para rahat yaşamak için bir araçtır. Yani tek başına bir amaç değildir, olmamalıdır. Mutluluğu engelleyen faktörlerden birisi de ekonomik sorunlardır. Parayı, araba yakıtı gibi düşünebiliriz. Eğer arabanın yol almasını, rahatlıkla ilerlemesini istiyorsak yeterli yakıtımızın olması gerekir. Dolayısıyla biz de iyi para kazanmak için kendimize göre yöntemler bulup kendimizi geliştirmeliyiz ki rahat yaşamak için yeterli yakıtımız olsun.
Beynimizden bir gün içerisinde ortalama 60 bin düşünce geçer. Biz bunları kontrol edip farkına varırsak, hayatımızdaki diğer pek çok konuda olacağı gibi, parayla ilgili konularda da başarılı oluruz. Kıtlık ve yoksunluk bilincinden, farkındalığıyla özgürleşen kişi, kendisine dayatılan kalıplardan da özgürleşip para ile olan ilişkisini arzu ettiği gibi yönlendirebilecektir. Bunun için kişinin kendisine yeni rol modeller seçmesi gerekebilir. Ekonomik yönden başarılı, zengin, iş hayatında girişimci insanların biyografilerini okumak ve onların izledikleri yolları izlemek faydalı olacaktır. Örneğin, Donald Trump çok zengin bir ailenin çocuğuydu. Milyar dolarları vardı. Ama ailesi ekonomik olarak battı. Ama Trump her şeye rağmen çok kısa zaman içerisinde milyar dolarlara yeniden sahip oldu. Çünkü onun için normal bir şey olan zenginlik bilinci, hiç yok olmamıştı ve her zaman devredeydi. Toplumumuzun yüzde 90’ı zenginliği gökten gelecek ilahi bir mucize gibi görmeye eğilimlidir. Kısa yoldan zengin olmak çoğu kişinin hayalidir. Oysaki şu an dünya ekonomi listelerinde en üst seviyede olan insanların çoğu tırnaklarıyla kazıyarak ve çok çalışarak zengin olmuşlardır.
Bedelini Ödemelisiniz
Para ile aramızdaki ilişkiyi düzenlemenin bir diğer yolu, parayla dürüst bir iletişim kurmaktır. Kendimizi kandırmayalım, para insan hayatında önemli bir araçtır. Elbette para gereklidir. İnsanın refah düzeyinin iyi olması için para olmazsa olmaz faktörlerden biridir. Ben parayı hiç sevmem dememeliyiz. Birisine ben seni hiç sevmiyorum dediğinizde o sizi sever mi? Elbette sevmez. O zaman para da sizi sevmez, size gelmez. Paranın benim için hiç önemi yok dersen para da seni önemsemez. Bir de zenginlik kavramını kötülemek gibi bir adet vardır. Bu söylem beyne şu mesajı iletir ve beyin şöyle düşünür: Zenginlik kötü, ben de efendimi zengin etmeyeyim. Bu yüzden parayla ilgili hep olumlu düşünceleri ve kalıpları beynimize telkin etmeliyiz. Nasıl ki olumlu davranışlarla yaklaştığınızda karşınızdaki insandan da olumlu tavır alırsınız, işte para ile ilişkimiz de böyledir. İnsanlarla nasıl iletişim kuruyorsak para ile de aynı şekilde iletişim kurmalıyız. Para, kendisiyle ilgili olumsuz düşüncenin olduğu beyinleri çekmez. Olumlu olacaksınız. Para için limitleriniz yüksek olacak. Para için çalışmak gerektiğine inanacaksınız. İşiniz ne olursa olsun en mükemmel şekilde yapacaksınız. Olumlu düşüncelerle sevgiyi ve sağlığı da çektiğimiz gibi parayı da çekebiliriz. Parayı hiçbir şekilde gökten beklemeyeceksiniz. Bunun bedelini ödemelisiniz. Bu bedel de çalışmaktır. ‘Çalışıp didindik ama para bize gelmedi.’ demeyin. Unutmayın ki, her şeyin bir zamanı var. Bazı insanlar her şeyi yapmalarına rağmen refahla çok geç tanışırlar. Parayı çok geç elde ederler. Ama önünde sonunda ömürlerinin bir yerinde istediklerine kavuşabilirler. Her şeyin bir zamanı vardır. Evren bu zamanı ayarlar. Sabırla ve güvenle beklemek gerekir.
